Aranacak Kelime:
   
  
İnsanlar su üzerinde nasıl kalabiliyor?
Suyun üzerinde durabilmemiz için sudan hafif olmamız gerekir. Ama biliyoruz ki kilolu insanlar suda batmadığı halde zayıf insanlar suda batabiliyor. Peki, bu nasıl oluyor? Çünkü başta söylediğimiz kuralı yanlış yorumluyoruz. Su üzerinde durabilmemiz için sudan hafif olmamız gerekir dediğimizde kastedilen ağırlık değil yoğunluktur. Yani cisimlerin hacim olarak ağırlıklarıdır. Suyun yoğunluğu ile ağırlığı eşittir yani bir litre suyun ağırlığı l kilogramdır. İnsanların ise kemik yoğunluğu 1.80, kas yoğunluğu 1.05, vücudumuzdaki yağların yoğunluğu 0.94, ciğerlerimizdeki havanın yoğunluğu ise sıfırdır. Bu yoğunlukların vücudumuzdaki miktarlarına göre ortalaması alınınca, ortalama bir insanın vücudunun yoğunluğunun sudan biraz az olduğunu görebilirsiniz. Yani istesek bile suyun dibinde kalamayız, su bizi yukarı iter. Üstelik bu durum sadece insanlar için de geçerli değildir. Memeli hayvanların çoğu da bizim gibi suyun üstünde kalabilir. İşte bu nedenle çok kaslı ya da çok zayıf insanlar suda daha çok batar, çok yağlı insanlar da suda daha rahat hareket eder…

Bumerang nasıl geri gelebiliyor?
Avustralya yerlileri Aborjinlerin kullandığı bumerang isimli aleti hiç duydunuz mu? Kuş sürülerini avlamak için kullanılan bumerangların en büyük özellikleri, fırlatıldıktan sonra tekrar fırlatana geri dönmeleri… Çok garip değil mi? Peki, bu nasıl gerçekleşiyor? Bir kere bumerang çok hafif ve incedir. Genellikle akasya ve okaliptus gibi sert ağaçlardan yapılırlar ve kolları arasındaki açı 90 dereceden büyüktür. Toplam uzunlukları 50-75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bazıları düz olarak fırlatıldığı yönde ilerler, bazıları ise havada bir dairevi yörünge çizerek tekrar geri gelirler. Eğer bumerangı bir ucu yere çarpacak şekilde atarsanız, müthiş bir hızla dönerek yükseldiğini ve 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlayarak yeniden sizin yakınınıza düştüğünü görürsünüz. Aslında bumerangın geri dönüyor olması, bilim insanlarınca tam olarak açıklanabilmiş değil ancak çeşitli fiziksel verilerle bu hareketin tüm aşamaları izleniyor ve bilimsel olarak anlamlandırılmaya çalışılıyor.

Sirk çadırları neden daire biçimindedir?
Hiçbir sirke gittiniz mi? Egzotik hayvanları görebileceğiniz, palyaçolara gülebileceğiniz, tehlikeli ve çılgın gösterilerle hop oturup hop kalkacağınız sirkler, her zaman daire şeklinde hazırlanan çadırlarda gösterilerini gerçekleştiriyor. Sirk çadırlarının daire olmasının nedeni, ilk sirklerde yapılan gösterilerle yakından ilgili. Modern sirklerin kurucusu kabul edilen Philip Astley, 1763 yılında kurduğu sirkinde, ana gösteri olarak at binmeyi kullanıyormuş. Atlar bir daire etrafında döndüklerinde, binicilerin at üzerinde daha rahat ayakta durduklarını bilen Astley, sirk çadırını ve gösteri yerini bir daire oluşturacak şekilde düzenlemiş ve atların gösteri sırasında, daima daire biçiminde dönmelerini sağlamış.

Kutuplardaki hayvanlar nasıl yaşıyorlar?
Kış geldiğinde hepimiz kat kat giyiniyor, evlerimizde ısınmak için kalorifer ya da soba yakıyoruz. Çünkü yaşayabilmek için vücut ısımızı hep belli bir seviyede tutmamız gerekli. Bu nedenle hava çok ısındığında serinlemek için denize giriyor, hava soğuduğunda ise ısınmak için paltolarımızı giyiyoruz. Aslında benzer bir şeyi hayvanlar da yapıyor. Onlar da soğuğun etkilerinden korunmak için kürklerinin altındaki yağ tabakalarını geliştiriyorlar. Kutup bölgesinde yaşayan bir canlı, sıcak iklimlerde yaşayanlara oranla 10 kat daha fazla ısı meydana getirmek yani vücut örtüsünü ya da kürk altındaki yağ tabakasını 10 kat daha fazla artırmak zorunda.

Lavaboda akan su neden saat yönünde dönüyor?
Hadi basit bir bilimsel deney yapalım: Lavabonuzu veya küvetinizi suyla doldurun ve sonra tıkacı aniden çekin. Su düz olarak delikten boşalmayacak, döne döne bir hortum oluşturacak şekilde boşalacaktır. Bu dönüş yönü kuzey yarımkürede sağa doğru yani saat yönündeyken, güney yarımkürede ise tam tersidir. Bilim insanları buna “Coriolis Kuvveti” diyor. Bunun nedeni ise bilim insanlarınca şöyle açıklanıyor: Dünya kendi etrafında dönerken her tarafındaki hız aynı değil. Ekvatordaki biri, bir günde dünya çapı kadar yani 40 bin kilometre giderken, tam kutup noktasında duran bir insan sıfır hızla sadece kendi etrafında döner. Her iki yarımkürede kuzey - güney doğrultusunda hareket eden hava akımları ve okyanus akıntıları da bu durumdan etkilenir.

Buzlanmış yollara niçin tuz dökülüyor?
Kışın çok kar yağdığında ya da havalar çok soğuyup yollar donduğunda, ilk yapılanlardan biri de yolların tuzlanmasıdır. Bunun nedenini merak ettiniz mi? Çünkü tuz, buzun yapısını değiştirerek onun çözünmesini sağlar. Ama ondan da önemlisi tuzlu suyun donma derecesi saf suya göre daha düşüktür. Yani saf su 0 derecede donarken tuzlu su daha soğuk derecelerde bile donmadan kalabilir. Örneğin suya yüzde 10 tuz eklerseniz donma sıcaklığını -6 dereceye kadar indirebilirsiniz. Eğer yüzde 20 tuz karıştırırsanız oluşan tuzlu suyun donma derecesi -16’ya kadar ilerler.

Ata neden soldan binilir?
Hiç ata bindiniz mi? Eğer bindiyseniz fark etmişsinizdir, ata bineken hep atın sol tarafında duruluyor. Peki ama neden? Pek çok alışkanlığımızda olduğu gibi, bunun da sebebi, insanların çoğunun sağ ellerini kullanıyor olmaları. Nesiller önce daha çok sağ ellerini kullanan insanlar, kılıçlarını kolay kullanabilmek için sol taraflarına asıyorlarmış. Dolayısıyla da sol taraflarındaki kılıcın ata binmelerini engellenmemesi için, ata sol tarafından yaklaşıyor ve sol tarafından biniyorlarmış.

Sonbaharda yapraklar neden sararır?
Siz de farkındasınız değil mi, ağaçlar ilkbaharda çiçek açıyor ve yapraklanıyor, sonbaharda ise yaprakları sararıyor ve dökülüyor. Bunun nedeni, ağaçların, yaklaşan kış mevsiminde enerjilerini korumak istemeleridir. Ağaçlar yapraklarındaki enerjiyi gövdelerinde depolar ve beslenemeyen yapraklar da sarararak dökülmeye başlar. Çünkü kış mevsiminde ağaçların yaşaması için gerekli ısı ve güneş ışığı oldukça azalır. Ağaçlar da ısı ve ışıktan beslendikleri için mevcut enerjilerini, yapraklarını feda ederek korumaya çalışır.

Kediler neden hep dört ayağının üzerine düşer?
Bunu tarif etmek zor olacak… Fizik kanunlarına göre düşen bir cisme dışarıdan bir kuvvet uygulamazsanız, ona açısal bir dönme hareketi kazandıramazsınız. Ama tabii kedi cisim değildir. Hatta onun dokuz canlı bir hayvan olduğunu unutmayın. Sırtüstü düşen bir kedi, önce bacaklarını kendisine, kuyruğunu da bacaklarının arasına çekiyor. Başını ise yere bakacak şekilde döndürüyor. Belirli bir noktada da tam tersini yaparak bacaklarını ve kuyruğunu açıyor ve vücudunu tam ters yöne, yani yere doğru döndürüyor. Böylece paraşüt etkisi yaratarak, hızını da frenliyor ve inişinin yumuşak olmasını sağlıyor.

Saçlarımız neden uzuyor?
Bu sorunun yanıtını ararken, İnternette hoş bir cevapla karşılaştık: Saçlarımız uzuyor, aksi halde berberler işsiz kalırdı… Tabii ki bu bir şaka çünkü işin aslı bambaşka… Vücudumuzdaki her tüy ve kıl, aslında çok önemli işlevlere sahiptir. Saçlarımız, başımızı ve elbette beynimizi sıcak ve soğuğun kötü etkilerinden korurken, kaşlarımız terimizin, kirpiklerimizse küçük parçaların gözümüze girmesine engel olur. Aynı şekilde burun ve kulaklarımızdaki tüyler de havadaki toz ve mikroskobik parçaların vücudumuza girmesini engeller. Vücudumuzu kaplayan tüylerin de derimizi serin tuttuğunu ve ısı kaybını önlediğini, bilim insanları söylüyor. Bu tüy ve kılların hepsi uzar, aynı topraktaki çimenler gibi… Derimizin alt tabakalarındaki tüy ve kıl hücreleri yenilendikçe, eski hücreler dışarı itilir. Dışarı itilen hücrelerse ölürler ve biz onları artık tüy ya da kıl olarak görerek, bu isimlerle anmaya başlarız. Elbette bu uzama ya da büyüme süreci tüm vücudumuz için farklı sürelerde gerçekleşir. Örneğin kollarımızdaki tüyler, saçlarımız kadar hızlı uzamaz.

123456789
Skip Navigation Links
Oyunlar
Aktiviteler
Hediyeler
İletisim
Site Haritası
Site Hakkında
Kullanım Esasları
Gizlilik Politikası

Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.