SİTE İÇİ ARAMA

 

Sinemaseverlerin dört gözle beklediği İstanbul Film Festivali bu yıl 1 Nisan’da başlıyor. 25. yılını kutlayacak olan festival Avrupa’nın ve dünyanın önemli festivallerinden biri olarak biliniyor. Her zamanki gibi bu yıl da dünya sinemasının önde gelen yönetmenlerinin en yeni filmleri gösterime girecek. “Ustalara Saygı”, “Sinemanın Çılgın Yaratıcıları” gibi artık gelenekselleşmiş bölümler de yine programın kapsamı içinde. Özel gösterilerin, etkinliklerin, yıldız konukların festivali daha da renkli kılacağı çok açık.
Festivalin bu yılki onur konuğu, yaklaşık 50 yıldır başta oyunculuk olmak üzere sinema dünyasının her alanında faaliyet gösteren ünlü Fransız aktör Alain Delon. Özel sebeplerden dolayı törene katılamayacak olan ünlü aktörün Uluslararası İstanbul Film Festivali tarafından verilecek “Yaşamboyu Başarı Ödülü” Fransız Turizm Bakanı Leon Bertrand tarafından kabul edilecek.
Film festivalinin ilk filmi, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adayı olan Christian Carion’ın yönettiği “Joyeux Noël/Merry Christmas”. Başrolünde Truva filmindeki performansıyla beğeni toplayan Diane Kruger’in yer aldığı bu film 31 Mart’ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gösterime girecek. Açılış törenini ve bu kaliteli yapımı izlemek isteyen sinemaseverler için sınırlı sayıda bilet satışa sunulacak.
Mrs. Henderson Presents, La bestia nel cuore/Don’t Tell ve Murderball da festival kapsamında yer alan ve çeşitli alanlarda Oscar ödüllerine aday gösterilen eserler.
Festivalde bu yıl özel bir bölüm var. Bugüne kadar festivalde gösterilmiş filmler arasından seçilmiş ve aralarında “Anayurt Oteli”, “Uzak” gibi filmlerin de bulunduğu 24 önemli yapım seyircilerle bir kez daha buluşacak.


Sinema tutkunları, festivalin bu yılki temasının “Fransız Yılı” olması bağlamında, Fransız yıldız Isabelle Huppert’in filmlerini izleme şansına sahip olacak. Jean-Luc Godard, Michael Haneke gibi usta yönetmenlerle çalışmış olan yetenekli sanatçının performansı, 10 filmlik bir toplu gösterimle izleyicilerin beğenisine sunuluyor.
Kadın filmleri kuşağında ise erkek egemen toplumun çarklarında yaşayan kadınların zorlu hayatlarının konu alındığı filmler yer alıyor.
Sessiz filmler kuşağında da “Doktor Caligari'nin Odası” elektronik müzik eşliğinde sunulacak. Bu gösteri, 1900’lerin görüntüleri ve 2000’lerin müziğinin aynı potada eritilmesiyle oluşturulmuş tarifsiz bir şölene dönüşecek.
Bütün bunlara ek olarak, festivalin 25. yılı nedeniyle özel bir sergi düzenleniyor. Bugüne dek festival için tasarlanmış tüm afişlerin yer alacağı sergi, Fransız Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Güney Kaliforniyalı bir genç olan Brendan, kız arkadaşının aniden ortadan kaybolmasından sonra bir dedektif gibi olayla ilgisi olabilecek herkesi araştırmaya başlıyor. Bu araştırma, bir suçlunun aranmasından gerçeğin aranmasına dönüşmekte film ilerledikçe.


 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR