SİTE İÇİ ARAMA

 

İstanbul’da
caz coşkusu
başlıyor

 

Temmuz ayını müziğin coşkusuyla dolduran Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 5-16 Temmuz tarihleri arasında
gerçekleşiyor. Bu yıl 13.’sü düzenlenen Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 30’un üzerinde topluluk ile 200’ün üzerinde yerli ve yabancı müzisyeni 9 farklı mekânda ağırlayacak. 30 yıllık müzik
kariyeri, kurduğu efsanevi gruplar The Jam, Style Council ve solo çalışmaları ile İngiliz rock müziğinin kahramanlarından Paul Weller festivalin bu yılki sürpriz konuklarından... İlk defa İstanbullu seyircilerle buluşacak olan Paul Weller’ın bu yıl, İngiltere müzik endüstrisinin en prestijli ödül törenlerinden Brits’de, “Müziğe Olağanüstü Katkı” ödülünü kazandığını da hatırlatmak gerek. Geçtiğimiz yıllarda Björk, Nick Cave, Marianne Faithful ve Tori Amos gibi büyük yıldızları gördüğümüz festivalin 2006 yılındaki yıldızı, şüphesiz ünlü İngiliz sanatçı Weller olacak.
 


Vokal cazın kraliçesi: DIANA KRALL

13. Uluslararası İstanbul Caz Festivali bu yıl özellikle iddialı caz konserleri ile akıllarda kalacak. Vokal cazın kraliçesi Diana Krall; Brezilya Kültür Bakanı olarak müzik ve siyaseti bir arada yürüten ve Brezilya müziğinin hiç şüphesiz en iyi temsilcilerinden olan Gilberto Gil; 76 yaşında gençlere taş çıkartan performansıyla efsane piyanist Ahmad Jamal; dünyaca ünlü pop grubu ABBA’nın en sevilen şarkılarını funk ve R&B gibi tarzlarla birleştiren Nils Landgren Funk Unit; “Careless Love” albümü ile ülkemizde de büyük ilgi gören Madeleine Peyroux; New York’un genç, yakışıklı ve bir o kadar da ünlü caz piyanisti Peter Cincotti; Led Zeppelin’in müziğini caz ile ustaca harmanlayan Fransız Orchestre National de Jazz; caz dünyasının en tanınmış isimlerinden Charles Lloyd, Zakir Hussain, Eric Harland, John Scofield, Jack DeJohnette ve Larry Goldings aynı sahnede buluşacak. “Cazın Ustaları: Üçlüler” gecesi de cazseverler tarafından
merakla bekleniyor. 40 yıldır caz dünyasının içinde olan Chick Corea, pek çok kişi tarafından yaşayan bir efsane olarak görülüyor. Ünlü sanatçı bu yıl Mozart’ın doğumunun 250. yıldönümü olması sebebiyle Corea Bayerische Kammerphilharmonie ile birlikte sahne alarak müziğinin en büyük esin kaynakları arasında gösterdiği Mozart’ı anacak. Corea bu konserde Mozart’ın 24. Piyano Konçertosu’nun özel bir düzenlemesi ve kendi bestesini seslendirecek.

 

Kudsi
Ergüner de
Sahnede


13. İstanbul Caz Festivali’nin kaçırılmayacak konserlerinden biri de dünyaca ünlü ney sanatçımız Kudsi Ergüner, Norveçli usta basçı Arild Andersen ve Brezilya’nın vurmalı çalgılar efsanesi Nana Vasconcelos’u aynı sahnede buluşturan ve bu yıl sadece İstanbul Caz Festivali kapsamında sahne alacak olan “Üç Usta, Bir Buluşma” konseri olacak...
Festival, her zamanki etkinlik mekânı Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi ve Babylon’un yanı sıra Sepetçiler Kasrı, Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu, Emek Sineması, Esma Sultan Yalısı, Aya İrini Müzesi, İstanbul Jazz Center, Kemer Golf & Country Club gibi mekanlara da taşınacak.
 
Whitesnake’in Türkiye buluşması


Yıllardır Türkiye’ye gelmesi beklenen rock müzik tarihinin kaliteli ve istikrarlı ismi David Coverdale ve ekibinin Türkiye buluşması 27 Temmuz 2006 tarihinde Parkorman’da. Dünya turnesi kapsamında ülkemizi ilk kez ziyaret edecek olan Whitesnake; David Coverdale, Doug Aldrich, Reb Beach, Uriah Duffy, Timothy Drury ve Tommy Aldridge’den oluşan müthiş bir ekiple İstanbul’a gelip hem işitsel hem de görsel bir müzik ziyafeti gerçekleştirecek.
1970’llerin sonunda kurulmuş olan grup, David Coverdale’in müthiş vokaliyle yaklaşık 30 yıldır rock dünyasını etkilemeye devam ediyor. İstanbullu rock severler unutulmaz “Fool for your loving” ve “Is this love” şarkılarıyla coşmaya hazırlanıyor.
 

Depeche Mode İstanbul’a geliyor
30 Temmuz Pazar

1980 yılında kurulan Depeche Mode, elektronik müziğin en köklü ve belki de en başarılı grubu. Çeyrek asırdır müzikseverler tarafından beğeniyle dinlenen grup müzikal gelişim sürecinin lokomotif gruplarından biri olarak tanımlanabilir. Dave Gahan’ın eşsiz vokalinin sıra dışı gitar ve klavye melodileriyle harmanlandığı Depeche Mode müziği, dinleyenleri zamandan ve mekândan koparıyor. Ayrıca Depeche Mode’ın fütüristik klipleri izleyenleri geleceğe taşırken, hayal gücünün sınırlarını da zorluyor. Depeche Mode, her kuşaktan hayranları için 30 Temmuz Pazar günü, 21.30’da Kuruçeşme Arena’da...


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR