Ana Sayfa | Site Haritası  

   

Günümüzde, klima artık lüks bir tüketim ürünü olmaktan çıktı ve bir ihtiyaç olarak görülüyor.

Güneşin tüm gücüyle ortalığı kavurduğu bu sıcak yaz günlerinde en çok ihtiyaç duyduğumuz araçların başında klimalar geliyor belki de. Latin kökenli bir sözcük olan “klima”, iklim anlamına gelmektedir. Klima, soğutma çevrimi kullanılarak bir ortamdan ısı çekmek (yani o ortamın sıcaklığını azaltmak) için tasarlanmış, alet, sistem veya mekanizmadır. Sistemin iki ana parçası vardır. İç ortamda ısı alışverişi yapan iç ünite ve dış ortamda ısı alışverişi yapan dış ünite. Bu iki ünite arasında gaz akışını ve sinyal alışverişini sağlayan bakır boru ve elektrik tesisatı bulunur. İki ayrı birimden oluşan bu sisteme “split” denilmektedir. Pencere tipi basit klimalar ise tek parçadır. Klimalarda genellikle Freon gazı kullanılır. Bu gazın kaynama noktası -129,8 ºC, donma noktası -157,78 ºC ‘dir.
Klimanın çalışma tekniği kısaca aşağıdaki gibidir:

Klima çalışma sistemi
1. Kompresör, gaza basınç uygulayarak sıkıştırır ve yüksek sıcaklıklı, yüksek basınçlı bir hale getirir. (Diyagramdaki kırmızı bölüm)

2. Gaz dış ünitede bulunan kanallarda dolaşarak ısısını dışarıya verir ve soğuduğu için sıvı hale geçer.

3. Sıvı haldeki Freon, genişleme bölümünden geçer, daha büyük hacim altında basınç azaldığı için ortamdan ısı çekerek gaz haline ulaşır ve dolayısıyla bulunduğu mekanın sıcaklığını düşürür. (Diyagramdaki mavi bölüm) Bu aşamada klimanın içine çekilmiş olan hava
serinlediği için, taşıdığı nem yoğunlaşır, sıvı hale geçerek suya dönüşür ve dışarı atılır.

4. Gaz tekrar kompresöre ulaşır ve işlem bu şekilde tekrarlanarak devam eder.

 
Duvar tipi klima çalışma sistemi
Split  tipi klima çalışma sistemi

İnsanın rahat ettiği çevre sıcaklığı bir başka ifadeyle rahatlık sıcaklığı, bulunulan ortamdaki hava sıcaklığıyla havanın nem oranına bağlıdır. Aşırı nem aşırı sıcaklıktan daha rahatsız edicidir. Örneğin 40 ºC sıcaklık ve % 10 nispi neme sahip bir hava 30 ºC sıcaklık % 80 nispi neme sahip bir havaya göre daha iyidir, çünkü nem oranı arttıkça insan vücudunun sıcaklık karşısındaki reaksiyonu yavaşlar. Bu nedenle klimalarda yalnızca havanın soğutulması yeterli olmaz; nem oranının da ayarlanması gerekir. Bu işlemlerin yapılmasına ise klimalandırma veya iklimlendirme deniyor.
Klima teknolojisindeki son gelişmeler sayesinde artık birçok farklı markada klima, hava temizleme özellikleri ile havayı sigara dumanı, polen gibi parçacıklardan, istenmeyen kokulardan ve zehirli toksinlerden arındırıyor. Bazı klima sistemlerinde kullanılmakta olan “Plasmacluster” teknolojisi ise elektronik iyon jeneratörü ile ortama eksi ve artı iyonlar yayıyor ve bu iyonlar havada bulunan bakteri ve küf benzeri zararlı maddeleri etkisiz hale getiriyor.
Klima, aslında oldukça yeni bir teknoloji. 19. yüzyılda Britanyalı bilim adamı ve mucit Michael Faraday, amonyağın basınç altında sıkıştırıldıktan sonra buharlaştırıldığında ortamdan ısı çekerek havayı serinlettiğini keşfetti. 1842 yılında fizikçi Dr. John Gorrie kompresör kullanarak “buz” elde etmeyi başardı. Gorrie, aynı yöntemi kullanarak binaları da serinletebileceğini fark etti, fakat maddi olanaksızlıklar yüzünden projesini hayata geçiremedi. Elektrikli klimayı yapmayı başaran ilk insan ise mühendis Willis Haviland Carrier. Carrier, çalıştığı şirketin müşterisi olan bir yayınevi, yaz aylarındaki sıcak ve nem nedeniyle büyük bir üretim sorunu yaşıyordu. Matbaada kullanılan kağıt, aşırı sıcak ve rutubetten dolayı genişliyor, baskı makineleri renk ayarını tutturamıyordu. Genç mühendis Carrier, geliştirdiği teknikle sıcaklığı, nemi ve havalandırmayı kontrol edebilmeyi başararak sorunu çözdü. 1902 yılında gerçekleşen bu olaydan sonra, tasarımını daha da geliştiren Carrier, bu tekniği 1906 yılında onaylatarak “klima”nın patentini aldı. Bundan ancak 4 yıl sonra bir kez daha anımsanan sistem, 10 yıl sonra ABD’de sadece birkaç işyeri ve evde kullanılıyordu. Ancak klima, kendisine, dönemin gözde yerlerinden tiyatro ve sinemalarda yer buldu. Ardından mağazalar, uçaklar (1936’da United Airlines) ve otomobillere (1939’da Packard) klima yerleştirildi. ABD’de klimalar, 1955’te William Dewitt isimli bir başka müteşebbisin geliştirdiği standart bir sistemin ardından yaygın olarak evlerde kullanılmaya başlandı.
Günümüzde, klima artık lüks bir tüketim ürünü olmaktan çıkıp gerekli bir ihtiyaç olarak görülüyor. Küresel ısınma dolayısıyla güneşin daha da yakıcı olarak hissedildiği çağımızda klimalar, nemli yaz sıcakları karşısında insanları rahatlatmaya devam edecek gibi görünüyor.

 












 
 


Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.
Güvenlik Politikası