|
Dünya giderek küçülüyor. Çok sık tekrar
edilen bu kalıbın arkasında, herkesi ilgilendiren bir takım
gelişmeler gizli. Haberleşme ve ulaşım teknolojilerindeki
sıra dışı yenilikler ve bilgisayar ile internet ağının iş
dünyasında artan önemi, bir yandan dünyayı tek ve büyük bir
pazar haline getirirken, bir yandan da insanlar arasında
eskisinden daha hızlı ve yoğun temaslar gerektiriyor.
Küresel ekonominin gereği olarak, özellikle işadamları
sıklıkla yurtdışı seyahatlerine çıkıyorlar ve başka
ülkelerden meslektaşları, müşterileri, iş ve çözüm
ortaklarıyla temas kuruyorlar.
Bu iş gezilerinde temas edenler yalnızca farklı insanlar
değil, aynı zamanda farklı kültürler ve değer yargıları...
Birlikte iş yaptığınız insanlarla ilişkideyken, işinizin
gerektirdiği teknik ve entelektüel donanıma sahip olmak
gereklidir. Ama bunun yanında, farklı kültürlerden
insanlarla girilmiş ilişkilerde, o yabancı ve uzak kültürün
hassas olduğu, önemsediği ince ayrıntıların bilgisine sahip
olmak da önem kazanır. Bazen küçük bir alışkanlığımız, başka
bir kültür için kaba bir davranışa dönüşebilir. Bazen de
küçük bir jest karşımızdaki insanın güvenini ve saygısını
kazanmak için bize yardımcı olur.
Küçük bir örnek konuyu daha açıklayıcı hale getirebilir:
Başı geriye doğru atarak kaşları hafifçe kaldırmak, bizde
“hayır” anlamına gelen bir jesttir. Oysa dünyanın başka pek
çok bölgesinde ama özellikle de batıda durum farklı. Bu baş
hareketiniz Batı ülkelerinde “hayır” yerine “evet sizi
anlıyorum” işareti olarak kabul edilebilir. İşte biz de bu
yazıda, özellikle işadamlarımızın, gittikleri ülkelerde
bulundukları temaslarda daha başarılı olabilmeleri için
onlara birkaç küçük ipucu vereceğiz. (*)
Gelenekleri
taklit etmeyin
Avrupa ülkelerinde, doğu toplumlarından farklı olarak
kadınlar gündelik yaşamda etkin olarak yer alıyorlar ve bu
nedenle iş yaşamında da pek çok kadın bulunuyor. Bu eşitlik
yaklaşımına rağmen Avrupa kültürü, kadına nezaket önceliği
tanımaktan vazgeçmiyor. Hemen tüm Avrupa ülkelerinde ama
özellikle Almanya ve Fransa’da bir iş toplantısı için
gerçekleşen tanışmalarda selamlaşma önceliğinin bayanlara
verilmesi ve tokalaşma gibi selamlaşma davranışlarının
öncelikle bayanlardan beklenmesi gerekiyor.
Almanların zamana verdiği önem, sanırız herkes tarafından
biliniyor. Düzen, sistem ve prensipler konusunda tavizsiz
olan Almanlar, iş randevularında dakik olunmasını
önemsiyorlar. Bununla, sadece randevularınıza geç
kalmamanızı değil, gereğinden erken de gitmemenizi kast
ediyoruz.
Fransa ve özellikle Paris, insanlarda aşk, sanat gibi
kavramları çağrıştırıyor çarçabuk. Ama Fransızlar iş
hayatında nezakete, salon adabına ve resmiyete verdikleri
önemle tanınıyorlar. Bu ülkedeki iş görüşmelerinde özellikle
giyim ve hitap biçimlerine dikkat etmekte yarar var. Resmi
görünümlü koyu renk takım elbiseler giymeli ve insanlara ön
adlarıyla değil soyadlarıyla hitap etmeye özen göstermeli.
Giyimin önemli olduğu bir başka ülke ise İtalya...
İtalyanlar trentlere uygun ve biraz “gösterişli” giyinmeyi
seviyorlar ve insanları değerlendirirken bu ayrıntıyı
önemsiyorlar.
Uzakdoğu ülkeleriyle artan ticaret hacmi, birçok işadamı
için bu bölgenin ülkelerini de “komşu kapısı” haline
getiriyor. Tüm Uzakdoğu ülkeleri için ortak bir tavsiyemiz
var: Ayrıntılarını bilmediğiniz uzak Asya adetlerini taklit
etmekten kaçının. Son derece karmaşık ve ince ayrıntılarla
örülü bu adetler, vermek istemediğiniz, istemeyeceğiniz bir
mesaj bildirmenize yol açabilir. Başta Japonya olmak üzere
Uzakdoğu ülkelerinde hiyerarşi çok önemlidir. Bu yüzden
toplantı ve görüşmelerde ast-üst ilişkilerini gözeten
tutumlar Japonlar tarafından beğeniyle ve güvenle
karşılanacaktır.
* Bu yazıda, Türk Müteahhitler Birliği’nin web
sayfasında (www.tmb.org.tr)
yer alan bazı bilgilerden yararlanılmıştır. |