|
Gelin sizinle anlaşalım: Latin
Amerika’nın yerli halklarından Mayalar, tarihin en önemli
büyücülerindendi. Büyülerinin en önemli ikisi de halen tüm
dünyada etkisini sürdürüyor: Çikolata ve puro. Lezzetiyle
hepimizi esir alan çikolatanın hakkı saklı kalmak üzere
puronun geçmişinden bugüne “dumanlı” bir yolculuğa çıkmak
niyetindeyiz. Yalnız, köklere dönmeden önce, bir büyük
ustanın dilinden doyumsuz bir puro güzellemesine kulak
vermekte yarar var. Heinrich Böll, ünlü romanı “Saat Dokuz
Buçukta Bilardo”da puro tutkusunu bakın nasıl anlatıyor:
Aman aman! Ne puroymuş ama, ne puroymuş ama!” Yaşlı adam
duvar diplerini kokladı, burnunu masanın üzerinde gezdirdi,
sonra şapkasını başına geçirip dışarı çıktı ve iki dakika
sonra elli yıldır müşterisi olduğu tütüncüyü peşine takmış
olarak geldi. İkisi birden önce büro kapısında durup havayı
kokladılar... Tütüncü puronun dumanının dağılmamış olduğu
bir noktayı keşfedince masanın altına girdi. Sonra ellerini
çırparak güldü ve “Evet Ekselans, Partagas Eminentes’tir bu”
dedi.
...
“Oğlum burada en az yirmi bin sigara içmiştir. Şimdi tek bir
puro hepsini sildi götürdü.”**
|
 Purolar,
şekillerine göre isimlendiriliyor. Tıpkı pipo
kullanıcıları gibi puro tiryakileri de kendilerine
en uygun puroları seçmeye çalışırlar. Bunda lezzetin
yanı sıra yüzünüze, karakterinize en uygun şekli
bulmak belirleyicidir.
Şekilleri açısından bakıldığında iki temel puro
kategorisi var: Parejo ve figurado.
Parejo, en yaygın biçim. Ana gövde silindirik, kesik
ucu düz, kapalı ucu hafif yuvarlaktır. Ancak,
yapımları daha güç olduğundan olsa gerek, tiryakiler
genellikle figuradoları tercih eder. Düzenli
biçimlerde olmayan figuradolar da kendi içlerinde
türlere ayrılır.
Torpedo: Neredeyse düzdür ancak uca doğru sivrilir.
Piramid: Torpedo türüne benzer ancak gövdesinde,
orta kesimde kısmen daralır.
Perfecto: İki ucu da dardır ancak ortası muazzam
şişkindir.
Presidente (Diameda): Parejo türünü andırır ancak
ondan çok daha iridir ve ucu dardır.
Latin Amerika türleri böyle sıralanırken, Tuscanian
adıyla bilinen uzun, ince, sert ve aromalı İtalyan
puroları da oldukça popüler. Bazı firmalar, beysbol
sopası, Amerikan futbol topu gibi ilginç şekillerde
purolar da üretiyorlar. Ve tabii bir de küçük
purolar, daha yaygın adlarıyla “cigarillolar” var.
Çeşitli aromaları olan cigarillo, özellikle
Avrupa’da yaygın.
Ayrıca purolar, size ve çevrenize verdikleri koku,
yani aromaları bakımından da ayrışıyor.
En yaygın olan aromalar:
Baharat, kakao ve çikolata, kömür, yosun, toprak,
kahve,
ahşap, çilek. Seçim sizin!

Puro tutkunları için “anila”, yani puro etiketleri
de bir kolleksiyon unsuru.
|
İlla ki Küba
Guatemala, Uaxactún’da bulunan seramik gereç
kalıntılarındaki figürlerden anladığımız kadarıyla, Mayalar,
en erken MS. 900’lü yıllarda puro tüketiyorlardı. Yani,
tütünün puro hali sigaradan en az 900 yıl eski! Puroyu
Avrupa’ya taşıyan isim olarak Chirstopher Colombus
gösteriliyor. Kaptanın seyir defterine bakılırsa puro içen
ilk Avrupalılar, Küba’da Marco Polo’nun Asyasını arayan
Rodrigo de Jerez ve Luis de Torres. Tabii, kaşifin katibi
Torres’in kendi ismini listeye koymasına şüpheyle
bakılabilir!
Bugün önemli puro tütünü üreticileri olarak Küba’nın yanı
sıra Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Honduras, Endonezya,
Meksika, Nikaragua ve ABD sayılıyor. Ancak kuşkusuz Küba
purolarının tiryakilerin gözündeki yeri ayrı. Bunda,
purodaki üreticilerin maharetinin yanı sıra Pinar del Río
eyaletindeki Vuelta Abajo bölgesinin ideal tütün üretimine
olanak tanıyan mikroklima özellikleri başlıca etken. Yine de
bazı uzmanlar Honduras ve Nikaragua purolarının Küba
patentlilere rakip olduğu görüşünde.
NASIL SARILIR?
Tütün yaprakları, ısınma ve gölgede bekleme
işlemlerine tabi tutulur ve içerdikleri şeker ve su
oranı düşürülür. Ancak bu aşamada tütünün çürümesine
izin vermemeye özen gösterilmelidir. Bu ıslah
aşaması iklim koşullarıyla birlikte tütünün
bekletildiği ortama bağlı olarak 25 ilâ 45 gün
sürer. İkinci aşama ise fermantasyondur. Bu da
aslında tütünün ağır ağır ve zarifçe, tabir
yerindeyse kendi rızasıyla ölmesi demektir. Tütünün
bozulmadan ya da parçalanmadan fermente olmasını
sağlamak amacıyla sıcaklık ve nem sürekli kontrol
edilir. Yaprağın aromasını ve diğer karakteristik
özelliklerini kazandığı aşama da aslen budur.
Ardından yapraklar, görünüm ve kalitelerine
bakılarak dolgu tütünü ya da sarma tütünü olarak
sınıflandırılır. Bu sırada her bir tütün yaprağına,
kalitesini mümkün olan en üst düzeyde koruyabilmesi
amacıyla büyük bir özenle dokunulur. Yapraklar
sürekli nemlendirilir. İyi bir puro muhakkak elde
sarılır. Ve iyi bir usta, bir günde birbirinin
neredeyse aynısı yüzlerce puro sarabilir. Ustalar,
yapraklara şekil vermek amacıyla “şaveta” adı
verilen, hilal şeklinde bıçaklar kullanırlar.
Purolar daha sonra kurumaları için ahşap kutularda
saklanır. Bu aşamada tütün kaplı olmayan uçlar
düzgünce kesilir. Bundan sonra tek belirleyici olan,
puronun saklanma koşullarıdır ki burada nem faktörü
bir kez daha devreye girer. Örneğin, yıllarca uygun
ortamda kalmış olan purolar halen nefasetlerini
korumaktadır. İdeal saklama ortamı olarak 21 derece
sıcaklık ve yüzde 70 nem ortamı gösteriliyor.
Kurumuş bir puro dahi, dikkatli işlemlerin ardından
canlandırılabilir. Bugün, uygun nem oranını sağlamak
için çeşitli prensiplerle iş gören nemlendiriciler
üretilmiş durumda. |
Ünlüler ve puro
En ünlü puro markaları arasında H. Upmann, Montecristo,
Macanudo, Romeo y Julieta, Cohiba Partagás, Hoyo de
Monterrey, Bolívar sıralanabilir. Ancak şüphe yok ki purolu
ünlüler, purolardan daha ünlü. Sigmund Freud, komedyen Marx
Biraderler’den Groucho Marx, Alfred Hitchcock, Miles Davis...
Sinemadan spora, müzikten politikaya her yerde var puro. Ama
özellikle de politikada... Tütün mamulleri arasında en
politik göndermelere sahip olan purodur diyebiliriz bu
nedenle. Örneğin, 1962’de, J. F. Kennedy tarafından ABD’ye
satışı yasaklanan Küba purosu üzerindeki ambargo halen
sürüyor. Kraliçe Elizabeth’ten ABD başkanlarına pek çok
politik figür akıllarda purolarıyla yer etmiş. Aynı puro,
kimileri için ise “dünyayı değiştirme” fikrini temsil
ediyor. Bunda en önemli etken olarak Karl Marx, Fidel Castro
ve Che Guevara gösterilebilir herhalde. 70’li yıllardan
günümüze varlığını koruyan topluluklardan Jethro Tull ise
dünyayı değiştirme ve puro kavramlarına bambaşka bir açıdan
yaklaşıyor, “A Small Cigar” şarkısında:
Küçük bir puro dünyayı değiştirebilir
Biliyorum, defalarca yaptım bunu partilerde
Bütün herkesin dikkati bende.
|