SİTE İÇİ ARAMA

 


Büyük Britanya Kraliçesi Elizabeth ile Küba devriminin ‘comandantesi’ Fidel Castro’nun ortak bir yanı var mıdır? Evet, puro tutkusu bu iki uzak insanı birbirine yaklaştırır; uzak kültürleri ve coğrafyaları da aynı keyfin etrafında yakınlaştırdığı gibi...

Gelin sizinle anlaşalım: Latin Amerika’nın yerli halklarından Mayalar, tarihin en önemli büyücülerindendi. Büyülerinin en önemli ikisi de halen tüm dünyada etkisini sürdürüyor: Çikolata ve puro. Lezzetiyle hepimizi esir alan çikolatanın hakkı saklı kalmak üzere puronun geçmişinden bugüne “dumanlı” bir yolculuğa çıkmak niyetindeyiz. Yalnız, köklere dönmeden önce, bir büyük ustanın dilinden doyumsuz bir puro güzellemesine kulak vermekte yarar var. Heinrich Böll, ünlü romanı “Saat Dokuz Buçukta Bilardo”da puro tutkusunu bakın nasıl anlatıyor:
Aman aman! Ne puroymuş ama, ne puroymuş ama!” Yaşlı adam duvar diplerini kokladı, burnunu masanın üzerinde gezdirdi, sonra şapkasını başına geçirip dışarı çıktı ve iki dakika sonra elli yıldır müşterisi olduğu tütüncüyü peşine takmış olarak geldi. İkisi birden önce büro kapısında durup havayı kokladılar... Tütüncü puronun dumanının dağılmamış olduğu bir noktayı keşfedince masanın altına girdi. Sonra ellerini çırparak güldü ve “Evet Ekselans, Partagas Eminentes’tir bu” dedi.
...
“Oğlum burada en az yirmi bin sigara içmiştir. Şimdi tek bir puro hepsini sildi götürdü.”**

Purolar, şekillerine göre isimlendiriliyor. Tıpkı pipo kullanıcıları gibi puro tiryakileri de kendilerine en uygun puroları seçmeye çalışırlar. Bunda lezzetin yanı sıra yüzünüze, karakterinize en uygun şekli bulmak belirleyicidir.
Şekilleri açısından bakıldığında iki temel puro kategorisi var: Parejo ve figurado.
Parejo, en yaygın biçim. Ana gövde silindirik, kesik ucu düz, kapalı ucu hafif yuvarlaktır. Ancak, yapımları daha güç olduğundan olsa gerek, tiryakiler genellikle figuradoları tercih eder. Düzenli biçimlerde olmayan figuradolar da kendi içlerinde türlere ayrılır.
Torpedo: Neredeyse düzdür ancak uca doğru sivrilir.
Piramid: Torpedo türüne benzer ancak gövdesinde, orta kesimde kısmen daralır.
Perfecto: İki ucu da dardır ancak ortası muazzam şişkindir.
Presidente (Diameda): Parejo türünü andırır ancak ondan çok daha iridir ve ucu dardır.
Latin Amerika türleri böyle sıralanırken, Tuscanian adıyla bilinen uzun, ince, sert ve aromalı İtalyan puroları da oldukça popüler. Bazı firmalar, beysbol sopası, Amerikan futbol topu gibi ilginç şekillerde purolar da üretiyorlar. Ve tabii bir de küçük purolar, daha yaygın adlarıyla “cigarillolar” var. Çeşitli aromaları olan cigarillo, özellikle Avrupa’da yaygın.
Ayrıca purolar, size ve çevrenize verdikleri koku, yani aromaları bakımından da ayrışıyor.
En yaygın olan aromalar:
Baharat, kakao ve çikolata, kömür, yosun, toprak, kahve,
ahşap, çilek. Seçim sizin!



Puro tutkunları için “anila”, yani puro etiketleri de bir kolleksiyon unsuru.

 

İlla ki Küba
Guatemala, Uaxactún’da bulunan seramik gereç kalıntılarındaki figürlerden anladığımız kadarıyla, Mayalar, en erken MS. 900’lü yıllarda puro tüketiyorlardı. Yani, tütünün puro hali sigaradan en az 900 yıl eski! Puroyu Avrupa’ya taşıyan isim olarak Chirstopher Colombus gösteriliyor. Kaptanın seyir defterine bakılırsa puro içen ilk Avrupalılar, Küba’da Marco Polo’nun Asyasını arayan Rodrigo de Jerez ve Luis de Torres. Tabii, kaşifin katibi Torres’in kendi ismini listeye koymasına şüpheyle bakılabilir!
Bugün önemli puro tütünü üreticileri olarak Küba’nın yanı sıra Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Honduras, Endonezya, Meksika, Nikaragua ve ABD sayılıyor. Ancak kuşkusuz Küba purolarının tiryakilerin gözündeki yeri ayrı. Bunda, purodaki üreticilerin maharetinin yanı sıra Pinar del Río eyaletindeki Vuelta Abajo bölgesinin ideal tütün üretimine olanak tanıyan mikroklima özellikleri başlıca etken. Yine de bazı uzmanlar Honduras ve Nikaragua purolarının Küba patentlilere rakip olduğu görüşünde.
 

NASIL SARILIR?
Tütün yaprakları, ısınma ve gölgede bekleme işlemlerine tabi tutulur ve içerdikleri şeker ve su oranı düşürülür. Ancak bu aşamada tütünün çürümesine izin vermemeye özen gösterilmelidir. Bu ıslah aşaması iklim koşullarıyla birlikte tütünün bekletildiği ortama bağlı olarak 25 ilâ 45 gün sürer. İkinci aşama ise fermantasyondur. Bu da aslında tütünün ağır ağır ve zarifçe, tabir yerindeyse kendi rızasıyla ölmesi demektir. Tütünün bozulmadan ya da parçalanmadan fermente olmasını sağlamak amacıyla sıcaklık ve nem sürekli kontrol edilir. Yaprağın aromasını ve diğer karakteristik özelliklerini kazandığı aşama da aslen budur. Ardından yapraklar, görünüm ve kalitelerine bakılarak dolgu tütünü ya da sarma tütünü olarak sınıflandırılır. Bu sırada her bir tütün yaprağına, kalitesini mümkün olan en üst düzeyde koruyabilmesi amacıyla büyük bir özenle dokunulur. Yapraklar sürekli nemlendirilir. İyi bir puro muhakkak elde sarılır. Ve iyi bir usta, bir günde birbirinin neredeyse aynısı yüzlerce puro sarabilir. Ustalar, yapraklara şekil vermek amacıyla “şaveta” adı verilen, hilal şeklinde bıçaklar kullanırlar. Purolar daha sonra kurumaları için ahşap kutularda saklanır. Bu aşamada tütün kaplı olmayan uçlar düzgünce kesilir. Bundan sonra tek belirleyici olan, puronun saklanma koşullarıdır ki burada nem faktörü bir kez daha devreye girer. Örneğin, yıllarca uygun ortamda kalmış olan purolar halen nefasetlerini korumaktadır. İdeal saklama ortamı olarak 21 derece sıcaklık ve yüzde 70 nem ortamı gösteriliyor. Kurumuş bir puro dahi, dikkatli işlemlerin ardından canlandırılabilir. Bugün, uygun nem oranını sağlamak için çeşitli prensiplerle iş gören nemlendiriciler üretilmiş durumda.


Ünlüler ve puro
En ünlü puro markaları arasında H. Upmann, Montecristo, Macanudo, Romeo y Julieta, Cohiba Partagás, Hoyo de Monterrey, Bolívar sıralanabilir. Ancak şüphe yok ki purolu ünlüler, purolardan daha ünlü. Sigmund Freud, komedyen Marx Biraderler’den Groucho Marx, Alfred Hitchcock, Miles Davis... Sinemadan spora, müzikten politikaya her yerde var puro. Ama özellikle de politikada... Tütün mamulleri arasında en politik göndermelere sahip olan purodur diyebiliriz bu nedenle. Örneğin, 1962’de, J. F. Kennedy tarafından ABD’ye satışı yasaklanan Küba purosu üzerindeki ambargo halen sürüyor. Kraliçe Elizabeth’ten ABD başkanlarına pek çok politik figür akıllarda purolarıyla yer etmiş. Aynı puro, kimileri için ise “dünyayı değiştirme” fikrini temsil ediyor. Bunda en önemli etken olarak Karl Marx, Fidel Castro ve Che Guevara gösterilebilir herhalde. 70’li yıllardan günümüze varlığını koruyan topluluklardan Jethro Tull ise dünyayı değiştirme ve puro kavramlarına bambaşka bir açıdan yaklaşıyor, “A Small Cigar” şarkısında:
Küçük bir puro dünyayı değiştirebilir
Biliyorum, defalarca yaptım bunu partilerde
Bütün herkesin dikkati bende.


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR