Son on yıldır hem dünyada hem de ülkemizde “reflü” tanısı
konan hastaların sayısı büyük bir artış gösteriyor.
Hastalığı tetikleyen faktörlerin yanı sıra son yıllara kadar
pek çok reflü vakasına gastrit teşhisi konulması da bu
artışta etken.
Kısaca “reflü” olarak bilinen gastro özofageal reflü
hastalığı, mide içeriğinin mideden yemek borusuna geri
kaçması olarak tanımlanıyor. Gastro özofageal reflü, asitli
mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas
etmesiyle yemek borusunun kendini asitten koruyamamasından
kaynaklanır. Normalde yemek borusunun alt ucunda alt
özefagus sfinkteri denen, kastan oluşmuş kapak benzeri bir
yapı bulunur. Mide kasları kelepçe gibi sıkılarak veya mide
ve yemek borusu arasında bir kapak görevi yaparak, midedeki
asidin yemek borusuna kaçmasını önler. Ancak reflü
hastalarında bu mekanizmalar tam olarak çalışamadığı için,
midedeki asit yemek borusuna kaçar, böylece tahriş olan
yemek borusunda yanmaya yol açar.
|
 Stersli
bir iş hayatı ve kilo fazlaları, reflünün önemli
tetikleyicileri... |
Şikayetleri nelerdir?
Reflü hastalığı mide ile boğaz ve gırtlak bölgelerinde
çeşitli şikayetlere neden olur. Yemek borusuna kaçan asit,
burada fazla durmadan daha hassas olan boğaz ve gırtlak
bölgelerine çıkarsa, mide ile ilgili belirtilerden önce
gırtlak ve boğaza ilişkin şikayetler başlayabilir. Reflü
hastalarının en belirgin şikayeti mide yanmasıdır. Ayrıca
göğüste yanma ve ekşime, ağza acı bir tat gelmesi, ağız
kokusu da reflü belirtileri arasındadır. Reflü, özellikle
yemeklerden sonra veya tok yatıldığında şişkinlik, geğirme,
boğulma hissi, göğüste takılma ve sıkışma, kalbe baskı ve
çarpıntıya da sebep olabilir. Hastalar derin nefes almada
güçlük çekebilirler. Boğazda takılma ve yabancı bir madde
varmış hissi, yutkunma güçlüğü, sık boğaz ağrısı, aralıklı
veya sürekli ses kısıklığı veya diğer ses problemleri ve
nedeni bulunamayan müzmin öksürükler de reflü hastalığının
şikayetleri arasındadır. Daha ilerleyen vakalarda ise kronik
farenjit, kronik sinüzit, alerjik astım ve diş çürüklerine
yol açabilir.
Nasıl teşhis ediliyor?
Mide, boğaz ve gırtlakta meydana gelen şikayetleri taşıyan
hastalara bazı testler yapılarak reflü teşhisi konulabilir.
Reflü araştırmasında kullanılan testlerin amacı teşhisi
kesinleştirmek, reflü komplikasyonlarının olup olmadığını
incelemek ve en iyi tedavi seçeneğini belirlemektir. Bu
testlerden en sık kullanılanı endoskopik muayenedir.
Endoskopik muayene ile yemek borusuyla ilgili tahriş
miktarını, mide kapağındaki gevşekliği, mide fıtığını,
ayırıcı tanıya giren gastrit ve ülser gibi yakınmaların olup
olmadığını teşhis edebiliriz. Her hastada mutlaka endoskopik
muayene yapılmalıdır. Baryumlu pasaj grafisi, manometri ve
PH metri testleri de reflü araştırmalarında yapılabilecek
testlerden.

Tedavi
Reflü hastalığı şiddetine ve ilerleme düzeyine göre dört
farklı şekilde tedavi edilebilir. Yaşam tarzı
değişiklikleri, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve endoskopik
tedavi, tip ve evrelerine göre hastalığın iyileştirilmesini
sağlayan yöntemler.
Hastalık çok fazla ilerlememişse günlük hayatta dikkat
edilecek bazı önlemler, tedavi için yeterli olabilir. Yüksek
yastıkla yatmak, yatmadan iki saat önce besin almayı
durdurmak, sigara ve alkol kullanmamak, asitli içecekler,
kahve, çikolata, yağlı, acılı, baharatlı yiyeceklerden
kaçınmak, bir defada çok fazla yemek yerine sık ve az
miktarda yemek, dar kıyafetler giymemek ve fazla kilolara
dikkat etmek bu önlemler arasındadır.
Hastalığın daha ileri seviyelerinde önce ilaç tedavisi
denenir. Proton pompa baskılayıcı ilaç tedavisi, aljenik
asit içeren ilaç tedavisi ve prokinetik ilaç tedavisi olmak
üzere üç farklı ilaç tedavisi yöntemi kullanılabilmektedir.
Eğer medikal tedavi ile hastaların şikayetleri geçmiyorsa ya
da kanama, Barrett, darlık gibi komplikasyonlar varsa,
cerrahi tekniklerden faydalanılır. Cerrahi teknikler asit
reflüsünü önleyen yemek borusu ve mide arasındaki doğal
bariyerleri düzeltmeye yöneliktir.
Reflü tedavisinde kullanılan en yeni yöntem, endoskopik
tedavidir. Bu, ağızdan uygulanan ameliyatsız bir tedavi
çeşididir.
Tedavisi mümkün olmakla beraber, reflü kronikleşerek tekrar
edebilir. Bu nedenle doktorlar, birçok hastalıkla ilgili
olduğu gibi reflünün önleyici tedbirleri olarak da
beslenmeye dikkat edilmesini, alkol, sigara ve stres gibi
olumsuz faktörlerden uzak kalınmasını tavsiye ediyorlar. |