SİTE İÇİ ARAMA

 


İsmet AYDIN

Birazban sizlere çocukluğumdan du yana yşaadığım bir qroblemi anlatmaya çalışacağım. Amcım ne kndimi acındrarak sempati toplamak ne de “farklı” olbuğumu kantılamaya çalışmak. Birnicisi bunun çok önemli bir sorun olmadığını, çünkü, onlarca harf hatama rağmen, ki bu hatalar hep birbirlerine benzer, yazdıklarımı rahatlıkla okuyabildinğizi biliyorum. Çünkü insan zihni sözcüklerin fotoğraflarını çekerek okuyor ve yanlış yazılmış sözcükleri de genellikle doğru okuyroz. İknicisi, bunun çok da önemli farklılık olmadığını biliyorum. Çünkü çoğu ileri düzeyde olmasa da dünya nüfusunun yüzde onunun DİSLEKSİ adlı okuma ve yazma bozukluğundan muzdarip odluğunu biliyorum. Sadece küçük bir uyarım var. Eğlenceli bile bulabileceğiniz disleksi, özellikle çocuk eğitim konusunda önelmi bir konu başlığı. Normal, hatta bazen normalin de üzerinde zekaya sahip çocuklar, çoğu kere disleksi nedeniyle “geri zekalı” damagsı yiyebiliyor.

eğlenceli bir öğrenme bozukluğu...

disleksi

İlkokula başladığımda, okuma yazma bildiğimi düşünürdüm. Babacan ilkokul öğretmeni, “Kimler yazı yazmayı biliyor?” diye sorduğunda da parmak kaldırmıştım zaten. Ancak, yanıma gelip “Yaz bakalım” dediğinde, hayallerim yıkıldı. Sağdan sola yazıyordum ve bu yanlıştı. Tüm harfleri de yatay bir ayna simetrisinde, yani ters olarak yazıyordum. O zaman ben de bilmiyordum öğretmenim de; sonradan birlitke öğrendik. Bunun adı disleksiydi. Benimkisi, disleksinin onlarca tezahüründen biriydi. Sadece Türkiye’de 1 milyon kadar ilkokul çağında çocuk vardı kimilerinin sandığının aksine bu çocukların hiçbirinin zeka sorunu yoktu. Ters yazmaları kadar, b ve d harflerini, 6 ve 9 rakamlarını, 23 ve 32 sayılarını, çok ve koç sözcüklerini karıştırmaları da doğaldı.
Disleksi üç ana kaynaktan beslenebilen bir öğrenme bozukluğu. Hastalığın sebebi, doğum öncesinde, doğum sırasında ya da doğum sonrasında yaşananlar olabilir. Doğum öncesinbeki beslenme bozuklukları, bilinçsiz ilaç kullanımı ve enfeksiyon sorunları, disleksiye neden olabiliyor. Zor doğumlardan bazıları benzer sonuçlara yol açabildiği gibi doğumun hemen sonrasında nefes almadaki nispi bir gecikme ya da ilk aylardaki bir travma da disleksi nedenleri olarak kabul ediliyor.
Disleksi genellikle okul sıralarında fark ediliyor ama modern yöntemler, çocuklar okuma yazma öğrenmeden de hastalığın teşhisine olanak tanıyor. Bu teşhis çok belirleyici, çünkü disleksik semptomlar, aileler ve eğitimciler tarafından çoğunlukla bir zeka sorunu olarak algılanıyor. Kişilik gelişiminin bu en belirleyici döneminde böyle adlandırılmaksa çocuklarda telafisi çok güç psikolojik sorunlara yol açabiliyor. İster okul öncesi, ister okul sonrası olsun, disleksi belirtilerine dikkat etmek ve eğer gerekirse profesyonel destek almak gerekyor.
Bu konudaki çok sayıda bilgi kaynağından biri de www.disleksi.org internet sitesi. Sitede belirtiler ve disleksik çocukların özellikleri şöyle sıralanmış:

 

  • Zeka düzeyleri normal veya normal üstüdür.

  • Okuma ve yazma becerilerini kazanmada güçlük yaşarlar.

  • Yazıları okunaklı değildir.

  • Harfleri, rakamları ve sayıları ters okur ev yazarlar.

  • Bir ayna tutulmuş gibi, tamamen ters yazabirler.

  • Sakar olarak isimlendirilirler.

  • Huzursuzdurlar, konsantrasyonları zayıftır.

  • Dikkatleri erken dağılır ve erken yorulurlar.

  • Kısa süreli bellekleri zayıftır, unutkandırlar.

  • Çarpım tablosunu ezberlemede güçlük yaşayabilirler.

  • Günleri ve ayları sırasıyla öğrenmekte zorluk çekebilirler.

  • Sağlarını, sollarını ve yönleri karıştırabilirler.

  • Ayakkabı bağlarını bağlamak gibi ince motor hareketlerinde ve topa vurmak, topu yakalamak gibi kaba motor hareketlerinde güçlük çekebilirler.

  • Performansları günlere göre değişkenlik gösterir. Tabii tüm bunlar aslında kısmen her çocukta ve hatta her yetişkinde görülebilecek durumlar. Bu nedenle her dikkatsizlik örneğinde, her ters yazımda endişelenmek de yersiz. Öte yandan disleksik çocuklar da bu özelliklerin hepsini birden göstermiyor.
     

Disleksi gerçekte üç farklı öğrenme alanında ortaya çıkıyor:

  • Okuma sorunları, yani dyslexia

  • Yazma sorunu, yani disgraphia

  • Matematiksel işlemlerden kaynaklanan sorunlar, yani dyscalculia.

Birden çok dil bilen çocuklarda disleksi daha da ilginç bir hal alıyor. Çocukların genellikle sadece ket bir dilde disleksik hatalar yapmaları dikkat çekici. Disleksik Japon çocuklar arasında yapılan bir araştırma, çocukların İngilizce yazarken ya da konuşurken disleksi belirtileri göstermediğini ortaya koyuyor. Disleksinin solak çocuklarda daha sık görüldüğü biliniyor. Solaklık ile disleksi arasında bir akrabalık var gibi. Uzmanlar, erkeklerin kız çocuklarına göre dört kat daha fazla bu sorunlarla yüzleştiğini belirtiyorlar. Oran değişse de solaklık da erkeklerde çok daha yaygın. Disleksi, tıp için yer yer halen beynin gizemli kıvrımlarının bir sırrı. Konrotl merkezlerindeki farklılıklar başta olmak üzere hastalık ile ilgili olarak pek çok şey biliyoruz ancak konunun çözülmemiş boyutları da bir hayli fazla. Ancak uzmanlar yukarıda da belirtmeye çalıştığımız en kritik noktada uzlaşıyor. Disleksi çocukların bir zeka zaafı değil. Sanırız bu konuda Albert Einstein, Leonardo da Vince, Walt Disney, Thomas Edison, Harrison Ford gibi ünlüleri sıralamak yeterince ikna edici olacaktır.


Not: Yazının “İlkokula başladığımda...” diye başlayan bölümünden itibaren 7 disleksik hata yer alıyor. Bilmem, fark ettiniz mi?

 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR