SİTE İÇİ ARAMA

 

Futbol gibi gizemli bir oyunun nereye doğru yol alacağını bugünden kestirmek güç. Çünkü bugün önünde onlarca yol bulunan “güzel oyun” şimdiye dek kurallarını hep kendisi yazageldi. Bundan sonra da işleyiş kolay kolay bozulmayacak gibi görünüyor.

Futbolun dünya üzerinde bağımlılık derecesindeki popülerliğinin kökeni hakkında pek çok görüş var. Her vesileyle çoğaltılan bu görüşlerden en romantik olanı, futbolun basitliğine ve basitliğin getirdiği olasılık çeşitliliğine vurgu yapıyor. “Güzel oyun”, devasa statlarda, göz alıcı sahalarda oynandığı gibi, “iki taş, bir top”un bulunduğu her yerde oynanabiliyor. Diğer evrensel sporlara göre o kadar az kuralı var ki. Geleceğin futboluna dair tahayyüller de iki farklı bakış açısı üzerine şekilleniyor.
Bir yandan teknolojik ve endüstriyel gelişmeler futbolun en yakın yol arkadaşı haline dönüşürken, futbolun basit kalması gerektiğine inananların sayısı hiç de az değil.

Hakemlerin otoritesi
Teknoloji ve futbol dendiğinde ilk akla gelen konu, hakem kararları. Maçların ardından gereğinden fazla uzayan televizyon görüntülerinde çoğu kez hakem kararlarının doğru mu yanlış mı olduğuna karar verilebiliyor. Futbolu hayattaki adalet duygusunun yansıması olarak görenler, video görüntülerinin sahada da kullanılması gerektiğini savunurken; karşıt görüş, hakem hatalarının bu oyunu daha da keyifli ve heyecanlı hale getirdiği, futbolun doğasında hata kavramının yer aldığını söylüyor. Benzer bir tartışma, hakem sayısının artırılması konusunda da güncelliğini koruyor.

Çipli toplar
Topun o hayati çizgiyi geçip geçmediğini anlamak amacıyla çipli top kullanılmasını öneren “elektronik gol” uygulaması, uzun süredir FIFA’nın ajandasında. İlk denemeleri tatminkar olmayan sonuçlar veren uygulamanın, Başkan Michel Platini tarafından nasıl ele alınacağı merak konusu. Yakın gelecekte bunlar görünürken, daha uzun vadede her kararın elektronik sistemler yardımıyla verilebileceğini öngörmek zor değil. Bu da hakemlerin işlevinin azalması, belki de bugün sahanın mutlak otoritesi olarak görülen bir zümrenin bütünüyle ortadan kalkması demek. İronik bir bakışla, bilgisayar oyunlarının pek çoğunda hakem figürlerinin yer alması, bu öngörüye bağlanabilir.

Saliseler için…
Teknoloji, antrenman teknikleri konusunda da belirleyici. Arjantin’in golcü yıldızı Hernan Crespo, Milan takımının bir uzay araştırma merkezini andıran antrenman sahasından söz ederken “Benim için en belirleyici olan şey saniyeden çok daha kısa bir süre içersinde savunma oyuncusunun önünde olmak. Burada, işte bunun için çalışıyoruz” diyor. Antrenmanların önemli bir kısmı topsuz yapılıyor. Yani ortada spor var fakat oyun yok. Örneğin, üç-beş metrelik aralıklar maksimum süratlerde alınmaya çalışılıyor. Beden gelişimi pek çok açıdan ve yine elektronik olarak izleniyor. Milan’ın teknolojik ölçüm ve antrenman teknikleri pek çok büyük kulüp tarafından belirli oranlarda kullanılıyor. Bu durum, futbolcuların fiziksel yapıları ile “sıradan” insanlarınki arasındaki büyük uçurumu daha da derinleştiriyor. “İnsanüstü” denebilecek fiziksel güç ve çevikliğe sahip oyuncular sayesinde futbol giderek hızlanıyor. Gelecekte futbolun çok ama çok daha hızlı bir spor olacağı kolaylıkla söylenebilir. Bu durum, gelişmiş ülkelerde yetişen oyunculara büyük avantajlar sağlarken, geri kalmış ve “gelişmekte olan” ülkelerde oyuncular, çoğu kez de kendi çabalarıyla tutunmaya çalışıyor. Ancak tüm bunların gölgesinde, “oyun” kavramının yaşamaya ne kadar devam edeceği meçhul. Bilimciler tarafından boksla birlikte dünyanın en ağır sporu olarak kabul edilen futbolun bir “kayıkçı kavgasına” dönüşmesi olasılığı, bu oyunu bilimden çok sanata benzeyen yönüyle, estetik boyutuyla sevenleri haklı olarak endişelendiriyor. Nitekim, bilimsel Avrupa futboluyla geçen uzun bir kışın ardından Latin Amerika’nın yerel dünya kupası olarak tanımlayabileceğiz Copa America’daki inanılmaz hareketlerin, izlemeye fırsat bulan herkesi heyecanlandırması da bu kaygının bir kanıtı aslında.

Yetenekli toplar
Sporda kullanılan ekipmanlar ve oyun sahaları da baş döndürücü bir değişim içerisinde. Dünyanın en büyük iki spor malzemesi markası, futbol topu için büyük bir yarış içinde. Ve bu rekabet, oyuna doğrudan dahil oluyor. 2006 yılı dünya kupasında kullanılan “TeamGeist”ın aerodinamik yapısının uzaktan atılan şutlarda gol oranının yükselmesine neden olduğu tartışılıyor. Toplar giderek hızlanıyor, manevra kabiliyeti açısından gelişiyor. Bu durum çok daha özel olduğunu düşündüğümüz hücum oyuncularının yıldızlarını parlatırken, savunmacıların, özellikle de kalecilerin omuzlarındaki yük giderek artıyor.
Teknolojiyle birlikte, futbolun hem kurallarını hem de yapısını belirleyen diğer faktör, endüstrinin ticari eğilimleri. Futbolun seyirlik yönünü artırmak reklamverenlerin lehine olacağından, “daha çok izlenmek” düşüncesi dünya futbolunu idare eden kurumların da kararlarında etkili oluyor. Ancak eldeki tüm verilere rağmen futbol gibi gizemli bir oyunun nereye doğru yol alacağını bugünden kestirmek güç. Çünkü önünde onlarca yol bulunan “güzel oyun” şimdiye dek kurallarını hep kendisi yazageldi. Penaltı kuralı oyun içinde icat edildi, gümüş gol gibi pek çok uygulama “oyunun doğası gereği” reddedildi, şortların kısalmasını modacılar değil, rahat hareket edemeyen oyuncular istedi, vs. Dış müdahalelere karşın bundan sonra da işleyiş kolay bozulmayacak, gelecekte de en belirleyici elemanlar oyuncular, en belirleyici duygu da keyif olmaya devam edecek gibi görünüyor. Bunu futbolun kendisine değil de bilgisayarların futbol oyunlarına bakarak söylemek dahi mümkün. En tanınmış iki futbol oyunundan biri için, “müptela” oyuncular, “’99 gibisi yoktu” diyor; yeni versiyonların tartışılmaz teknik ve estetik üstünlüklerine ve aradan geçen 8 seneye rağmen…
 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR