|
Binyıllar
önce otacıların kuşaktan kuşağa aktardıkları bilgilerle
başlayan tıp, bugün nano-teknolojinin kullanıldığı, akla
sığmayan operasyonların gerçekleştirildiği bir bilim
dalı. Gelecekte tıbbın bir bilim dalı olarak nasıl bir
ilerleme kaydedeceğini kestirmek güç. Özellikle dünyanın
endüstriyel açıdan ileri ülkelerinde, binlerce parlak
bilim adamı, her geçen gün insan vücudunun ve doğanın
küçük bir sırrını daha çözmek için zamanla ve
birbirleriyle yarışıyor. Her yeni bulgu tıpta yeni bir
ufuk açıyor. Fakat yine de gelecekte tedavi
hizmetlerinin nasıl bir şekil alacağına dair fikir
yürütmek mümkün.
On-line tedavi
En iddialı önermeyi en başta söyleyecek olursak, gelecek
tahmincileri internetin tıp konusunda da etkinliğini
artıracağı yönünde. Bugün internet, tıp dünyasının bilgi
paylaşımını hızlandırdı ve kolaylaştırdı. Doktorlar ve
araştırmacılar artık belirli konularda tebliğler
yayınlanmasını beklemeden, basit PDF dokümanları
sayesinde bilimin süratine ayak uydurma şansına sahip.
Türkiye’de yapılan ve yeni bir tekniğin kullanıldığı bir
operasyon, on-line olarak ya da video dosyalarının
paylaşımı yoluyla ABD’ye ya da Avustralya’ya
ulaştırılabiliyor. Benzer yöntemler, eczacılık ve tıbbın
yan sektörleri için de geçerli. İşte bu bilgi trafiğinin
daha da yoğunlaşacağını kestirmek güç değil. Ancak asıl
çarpıcı olan doktor-hasta ilişkisin de kısmen internete
taşınmış olması. Özellikle hayati risk içermeyen
rahatsızlıkların tedavisi ve post-operasyon
rehabilitasyonunda internet üzerinden takip için pilot
uygulamalar başladı bile. Yine de bugün internet
üzerinden alınan sağlık hizmetinin danışmanlıktan öteye
geçmediğini, dolayısıyla reel bir doktor-hasta
ilişkisini ikame etmediğini belirtmekte yarar var. Ama
gelecekte bu durumun değişeceğine şüphe yok güzüyle
bakılıyor. Nitekim daha bugünden doktorlar aynı hastane
içinde ancak farklı lokasyonlarda, radyo cihazları
sayesinde hastalarını izleyebiliyorlar.
Evde tedavi
Sağlık hizmetlerinin değişmeye aday bir başka alt
başlığı “yatan hasta”ya dair. Masraflı yataklı
tedavilerin yerini profesyonel “evde sağlık” hizmetleri
alabilir. Bu alanda batıda olduğu gibi ülkemizde de
hizmet veren sağlık kuruluşları var. İhtiyaca göre
günlük ve haftalık vizitlerin de dahil olduğu evde
tedavi uygulamalarında hasta kendisine verilen bir el
cihazı sayesinde sağlık hizmeti sağlayan kişi ve
kurumlarla 24 saat iletişim halinde. Hizmet veren
kurumun gezici ekipleri de pansuman, kontrol gibi
rutinleri gerçekleştiriyor. Bu da hastalara ev
konforunda tedavi olanağı tanıyor.
Sağlık turizmi
Sağlık hizmetlerindeki bir başka dikkat çekici trend
ise, tedavinin küreselleşmesi. Avrupa ve ABD’den dünyaya
yayılan bu eğilimin bugün için temelinde Batı’da belirli
sağlık hizmetlerinin doğuya göre daha pahalı olması
yatıyor. Örneğin İngiltere’de sağlık sigortası
sisteminin deyim yerinde ise çökmesinin ardından,
hastalar güven duydukları ülkelerde tedavi olarak çoğu
kere tasarruf ettikleri parayla tatil de
gerçekleştiriyorlar. Bu durumsa, “sağlık turizmi” adı
altında ele alabileceğimiz sektörün gelişmesini ve bazı
ülkelerdeki sağlık hizmetlerinin özel olarak belirli bir
standardın üzerine çıkmasını beraberinde getiriyor. Küba
ve Hindistan, sağlık turizmi açısından öne çıkan ülkeler
arasında. Ancak tıpta sahip olduğu uluslararası prestij
sayesinde Türkiye de sağlık turizminin potansiyel lider
adaylarından biri.
Karma tedaviler
Hizmet sektöründeki gelecek tahminlerinin yanı sıra
tedavi yöntemleri de giderek çeşitleniyor. Bir yandan
teknoloji ve ecza sektörleri yepyeni buluşlarla yaşamı
kolaylaştırırken, bir yandan “alternatif tıp” yöntemleri
de giderek daha fazla kabul görüyor. Bugün tıp dünyası
alternatif tıbbı reddetmek yerine ondan bir yan dal
olarak fayda sağlamak eğiliminde. Fakat böylelikle
çeşitlenen sağlık hizmetlerinin karşısında da
çeşitlenen, modern yaşamla birlikte daha girift yapılara
bürünen yeni sağlık sorunları duruyor. Stres,
endüstrinin neden olduğu ya da hızlandırdığı
rahatsızlıklar, virüslerin ve bakterilerin yaşadığı
evrimsel değişim yarının tedavi yöntemleri ile birlikte
yarının hastalıklarını da belirsiz kılıyor. İnsanoğlu bu
belirsizliğin karşısında belki de bilimsel değil,
felsefi bir önermeye bel bağlıyor; ilerlemenin
kaçınılmazlığına.
|