| |
|


Bugün artık kullanmadığımız gündelik
nesneler, nostaljik hafızamızı oluşturuyor. Referans
grubu üyelerimize işte bu naif objelerin hangisinin bugün
yeniden moda olmasını istediklerini sorduk. Büyük bir
çoğunluk elle yazılmış mektupların samimiyetine işaret etti.
İlk üç şöyle:
• Elle yazılmış mektuplar
• Bayram harçlıkları ve mendiller
• Yeşilçam filmleri |
İş
dünyasının
nabzı
Dergimizin referans grubu üyelerine, bu
sayımızda da çeşitli sorular yönelttik, keyifli yanıtlar
aldık. Belki de kendisini artık iyice hissettiren sonbaharın
da
etkisiyle, sorularımızın çoğunluğunu nostaljik konular
oluşturdu..
|
|
|
|

Latin Amerika’nın dinamik
ülkesi Arjantin pek çok açıdan ülkemize
benzetiliyor. Üyelerimize bu ülkenin en tanınmış ve
sevilen kişisini, deyim yerindeyse baş kişisini
sorduk. Futbol tutkusu baskın çıktı ve çoğunluk
öncelikle “tüm zamanların en iyisi” diye tanımlanan
Diego Aramando Maradona’yı hatırladı. Kadın ve işçi
hakları için büyük çaba gösteren, yaşamı filmlere ve
müzikallere konu olan politikacı Eva Peron, yani
Evita da hâlâ unutulmamış. Küba devrimi
liderlerinden Che Guevara ise Arjantin doğumlu bir
“dünya vatandaşı” olarak üçüncü sırayı aldı.
|
 |
Bizi başkalarından ayıran önemli
özelliklerden biri de korkularımız. Hepimiz
farklı nesne ve durumlardan korkuyoruz. İşte
üyelerimiz arasında “en popüler” olan korkular:
• Deprem
• Yükseklik
• Hız
• Kapalı yer
Not: “Hiçbiri” seçeneğini işaretleyen üyelerimizin
sayısı hiç de az değil! |
Ve yaz bitti… Üyelerimize “Tatilinizi
nerede geçirdiniz” diye sorduk. Üyelerimizin
yüzde 22’si bu yıl tatil yapmamış. Popüler tatil
bölgeleri şöyle sıralanıyor:
• Akdeniz
• Yurt dışı
• Ege
• Marmara
• Karadeniz |
 |

Bulutlar yaz boyu biriktirdikleri yağmurları,
ağaçlar artık sararmış yapraklarını toprağa dökmeye
başladı… Referans grubu üyelerimize, “hüznün
mevsimi” sonbaharın kendileri için ne ifade
ettiğini sorduk. Sıklıkla aldığımız
yanıtlar şöyle oldu:
• Güzel yaz mevsimi bitti demektir.
• Hüzün ve melankolidir.
• Sıcaklardan kurtulduk demektir.
• Serinlik ve nefes almaktır. |
Biraz da üyelerimizi zor durumda
bırakmak için, “Bir hata yaptınız ve sevdiğiniz
bir insanı incittiniz. Kendinizi affettirmek için ne
yaparsınız?” diye sorduk. Sıralama şöyle oluştu:
• Özür diler ve değişeceğimi, aynı hatayı
yapmayacağımı gösteririm.
• Zaman her sorunu çözer.
• Bir buket çiçek veya hediye alırım.
• Kendimi affettirmeye çalışmam, hatama da sahip
çıkarım. |
Öğrenciliğinde
bir kez olsun kopya
çekmeyen yoktur, derler. Belki de doğrudur.
Üyelerimizin “kopya
yöntemleri” şöyle sıralanıyor:
• Sıranın üstüne bütün külliyatı döşenirdim.
• Gerçekten hiç kopya çekmedim.
• Uzun boynumla, dört yanımdaki arkadaşları
gözetlemişimdir.
• Kalem, silgi, mendil gibi
aparatlarla Mc Gayvercılık
oynardım.
|
|
|
|
|
|
|