Dünyanın en nadir bulunan
taşlarından biri elmas. İşlenme süreci de aşılması
gereken
güçlüklerle dolu. Belki de aşkı çağrıştırması bu yüzden
pırlantanın; zor bulunuyor
ve büyük çaba gerektiriyor...
Marilyn
Monroe’nun 1953 yapımı “Erkekler Sarışın Sever”
filminde, onlarca erkek, tarihin bu en ünlü sarışınına
kağıttan kalplerini sunar. Monroe, tamamına “Hayır”
demektedir. “Hayır”ın sırrı, az sonra söyleyeceği
şarkıda gizlidir: “Diamonds Are A Girl’s Best Friend”
yani, Elmaslar Bir Genç Kızın En İyi Arkadaşıdır! Çünkü
aşk karın doyurmaz, yaşlanınca size bakmaz. Filmde
Monroe etrafına topladığı genç kızlara da bunu öğütler.
Her ne kadar şarkı böyle dese de, pırlanta günümüzde
aşkın en kristalize sembollerinden biri olarak görülmeye
devam ediyor. O, bazen bir aşk itirafı, bazen bir
evlenme teklifi, bazen kırılmış bir kalbe ulaşan özür,
bazen de kuşaktan kuşağa geçen bir nikâh hediyesi...
Pırlanta, elmas isimli değerli taşın
özel bir halinin adı. Saf karbondan oluşan elmasın
pırlanta kabul edilebilmesi için 57 adet yüzeye sahip
olacak biçimde kesilmiş olması gerekiyor. Doğada
gerçekten nadir olarak, sadece kimberlit kayalarının
içinde, o da ancak 40 milyonda bir oranında bulunan
elmasın rasgele 57 yüzeyi de bulunması yeterli değil.
Taç, kemer ve külah adlı üç bölümden oluşan
pırlantaların bu bölümlerinin yüzey sayısı dahi belirli.
Taşın üstte yer alan taç bölümünde 33 adet yüzey
bulunuyor. Dolayısıyla taç, ışığın en çok kırıldığı ve
en çok yansıdığı bölüm. Bu nedenle diğer bölümlere göre
daha beyaz da görünebiliyor. Taşın parlaklığını
etkileyen diğer faktörse, tacın altındaki kemer bölümü.
Kimi taşlarda kemer bölümü daha kalınken, kimilerinde
ise daha incedir. Bir pırlantanın en hassas bölümü,
kubbe. Pırlantanın aldığı ışığı dışarıya yansıtan bu
bölümün doğru açılarla kesilmesi, taşın değeri açısından
hayatidir. Kubbeden yansıyarak taçtan yepyeni huzmelerle
geri çıkan ışığın kalitesi, aslında taşın kalitesidir.
Pırlanta renkleri Doğada kırmızı, yoğun
pembe ve yeşil renkte bulunan elmaslar, renk
sınıflandırması açısından en pahalı olanlar.
Özellikle belirli bir ebadın üzerinde olan bu
renklerde elmaslar, renksiz olanlardan çok daha
pahalı. Mora yakın kırmızı, mavimsi yeşil ve
yeşilimsi mavi elmaslar da son derece nadir.
Yine de birinci sınıfın altında
fiyatlandırılıyorlar. Bunun nedeni, bu tür
elmaslarda tek bir rengin hakim olmaması. Üçüncü
kategorideki pembe ve mavi elmaslar eşit bir
fiyatlandırmaya sahip. Tam olarak turuncu
renkteki elmaslar son derece nadir oldukları
için çok pahalı. Ancak rengine kahverengi
karışmış olanlara daha sık rastlanır ve bu durum
pırlantanın değeri açısından olumsuz bir
etkendir. Sarı elmaslar daha çok altınla
birlikte kullanılır. Kahverengi elmaslar ise
aslında geniş bir ton yelpazesine yayılır.
Değerlerini parlaklıkları belirler. Buraya dek
taşların doğal renklerinden söz ettik. Ancak
lazer, radyoaktivite ve elektromanyetik
kullanımı gibi yöntemlerle de pırlantalar
renklendirilmekte. Bu tür elmaslara “treated”,
yani “muameleli” elmas deniyor. Doğal renkli
elmasla bu tür işlenmiş elmasların
birbirlerinden ayrılması ise oldukça güç.
Taş kalitesini belirleyen önemli bir
unsursa, kesim. Belki de Hacivat ile Karagöz Niye
Öldürüldü filminden hatırlarsınız. Uyanık Güven Kıraç,
filmde paylaşılamayan dev bir elması kestirir. Hoş
oradaki olanaklarla elması kesmek gerçekte mümkün
değildir. Ancak kesildiğini varsayalım. Yapılan doğru
bir harekettir! Evet, pırlanta etmek amacıyla elmas
parçaları öncelikle ikiye ayrılır. Ancak bu ayırma işi
çok büyük bir ustalık gerektirir. Her şeyden önce,
kesimden evvel taş çok ciddi bir incelemeye tabi
tutulur. Amaç, elde edilebilecek en kaliteli ve büyük
parçaya ulaşmaktır. Bugün kesim işlemi ve ön tespitler
ağırlıklı olarak bilgisayar aracılığıyla
gerçekleştiriliyor. Kimi zaman ustalar, elmasın üzerinde
küçük bir pencere açarak içinin daha rahat görünmesini
sağlarlar. Elmasın nereden ikiye bölüneceğine karar
verildikten sonra, bu kesim hattı Hint mürekkebiyle
işaretlenir. Elmasın oldukça hassas gerilim noktaları
bulunması, bu işlemi tehlikeli hale getiriyor. Çünkü
gerilim noktalarına gelecek darbeler, elmasın
dağılmasına neden olabilir. Elmasın üç ana bölümü işte
bu kesim işlemi ve arkasından yapılan yuvarlatma ile
ortaya çıkıyor. Elde edilen taş, kesimin ardından gelen
bazı parlatma işlemlerinden sonra artık tasarımcının
ellerinde en doğru takıda ve tasarımda kullanılmaya
hazır demektir. Çok hassas süreçlerden geçerek
kullanılabilir hale gelen pırlantalar, kadınların büyük
ilgisine mahzar oldukları gibi, koleksiyoncuların da
başını döndürüyor. Değerleri hassas ölçümlerle,
uzmanlıkla belirlenen pırlantalar, kimilerini
renkleriyle, kimilerini ışıltılarıyla cezbediyor.
Taşın
kalitesi: 4C Elmasın
kalitesiyle ilgili olarak ünlü De
Beers firmasının ortaya koyduğu
standartlar uygulanmaktadır. Rakam
sisteminin kullanıldığı Rusya
dışında, 4C adı verilen bu sistem
uygulanmaktadır. 4C’nin açılımı,
aslında bu küçücük taşların ne kadar
zengin bir bakış açısıyla
incelendiğinin, bir pırlantanın ne
gibi sırlarının bulunabileceğinin de
kanıtı. 4C’den ilki renk, yani color.
Elmaslar, her zaman beyaz bir
şeffaflığa sahip değil, renkli
biçimlerde de bulunabiliyor. Hatta
doğada en az rastlanan kırmızı
elmaslar, renk açısından en pahalı
olanlar. Doğal renkli elmasların
dışında, bazı pırlantalar lazer
teknolojileriyle de
renklendirilebiliyor. İkinci C clarity, yani parlaklık.
Üçüncü C, cut, yani kesim.
Dördüncü C ise Carat, yani karat.
Taşın karatı, taşın büyüklüğü ve
ağırlığıyla ilgili. (Bir karat
yaklaşık 205 miligram.)
Elmas aslen
sertliğiyle diğer maddelerden
ayrılan bir taş. Karbon’un, ham
maddesinin iki farklı sonucu var:
Grafit ve elmas. Sertliği nedeniyle
elmas diğer tüm elementleri
çizebilir. Bu nedenle elmasın
kendisi de yine elmasla kesilir.
Güney Afrika, Sierra Leone, Güney
Amerika, Endonezya ve Hindistan en
çok elmas bulunan ülkeler. Bu
değerli taşın bulunduğu bazı ülke ve
bölgelerde, örneğin Sierra Leone’de,
elmastan kaynaklanan iç savaşlar
yaşanmakta. Böyle bölgelerden gelen
elmaslara “conflict” elmaslar,
ücretli çalışanlar tarafından
demokratik bir yönetim altında
çıkarılan elmaslara ise
“conflict-free” elmaslar deniyor.
Renk ve biçim itibarıyla değerli
olmayan elmaslar sanayide
kullanılıyor. Cam kesme aletleri,
bazı matkaplar, pikaplar, yaygın
olarak elmas kullanılan bazı
alanlar. Doğal elmasın yanı sıra,
grafitten de elmas üretilebiliyor.
Du Pont şirketinin geliştirdiği
yöntemle, yüksek ısı ve basınç
koşullarında sentetik elmas elde
ediliyor.
“Diamonds Are A Girl’s Best Friend”
şarkısı Marilyn Monroe ile ünlü
oldu. Şarkı 1949’da
aslen
filmle aynı adı taşıyan Broadway
müzikali için yazılmıştı. Monroe’dan
sonra pek çok kuşağın yıldızları bu
gizemli şarkıyı seslendirdi. Anna
Nicole Smith, Kylie Minogue, Madonna,
Nicole Kidman... Son olarak Emporio
Armani Diamonds kokusu için Beyonce
da bu şarkıyı yorumladı.