|
Geminin gözcüsünün haykırışı büyük bir
felaketin habercisiydi: “Buz dağı”! Birinci subay,
kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine “Geri
git” emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu. Çünkü
hızını kesmesi için zamana ihtiyacı vardı. Buz dağına
doğru yaklaşıyorlardı hızla. Geminin alt katındaki dans
salonundan ise orkestranın müziği ve eğlenen insanların
kahkahaları yükseliyordu.

Gemi
büyük bir gürültüyle buz dağına çarptı. Her şey kısa bir
süre içinde sona ermişti. Dünyanın en iyi gemisi olarak
tarihe geçmeye hazırlanan Titanic, beş dakika içinde
sulara gömülmeye başlamıştı.
Gemiler için büyük tehlike uyandıran buz dağları, nam-ı
diğer aysbergler, Kuzey ve Güney Kutbu denizlerinde
bulunan büyük buz kütleleridir. Devamlı soğuk olan bu
bölgelerde karın üst üste yağması, kardan bir dağ ve
sonra da bir buz katmanı oluşmasına neden olur. Bu
katman zamanla kıyıya doğru kayar ve denizde parçalanır.
Böylece muazzam buz dağları meydana gelir. Uzunlukları
birkaç kilometreyi ve kalınlıkları 300 metreyi
bulabilir. Güney Kutbu Antartika, her yıl binlerce buz
dağının oluşumuna sebep oluyor. Kuzey Kutbu’ndaki
Grönland Adası’nın iki milyon kilometreye yaklaşan
yüzeyi ise tamamen buz tabakası ile kaplı.
Buz dağlarının esas heybeti suyun altında. Hani derler
ya buz dağının görünmeyen yüzü diye. Görünenin
ardındakinin asıl önemli olduğuna vurgu yapan bir
sözcüktür bu; bir nevi perde arkası.
Kontrolsüz güç
Gelelim buz dağlarının yarattığı tehlikelere... Başıboş
büyük denizlerde dolaşan buz dağlarının ağırlığı
milyonlarca tonu buluyor, düşünün! Grönland’dan kopup
gelen buz dağları ilkbaharda ve yazın ilk aylarında
Kuzey Atlas Okyanusu’nda sefer yapan gemiler için büyük
bir tehlike anlamına geliyor.
14-15 Nisan 1912’de ilk seferinde gece bir buz dağına
çarparak parçalanan Titanic’in 2224 yolcusundan 1513’ü
kurtulamadı. Titanic’in batmasına yol açan buz dağının
fotoğrafı ise kazadan tam 88 yıl sonra ilk kez
yayınlandı. Tarihi resim merkezi İsviçre’de bulunan
Titanic Derneği tarafından Almanya’nın Münih kentinde
ilk kez kamuoyuna sunuldu. Resim, kazadan beş gün sonra
olay yerine ulaşan Bremen adlı Alman buharlı gemisinde
görevli Stephan Rehorak adlı tayfa tarafından
çekilmişti.
Titanik faciasından bugüne artık hava durumu raporu
verilir gibi buz dağı raporu sunuluyor gemilere. ABD’nin
kıyı koruma teşkilatına ait gemiler, Kuzey Atlas
Okyanusu’ndaki buz dağlarını gözetleme görevini de
üstlenmiş durumdalar.

Yüzen
kıtalar
Güneşli havalarda buz dağlarının eriyen kısımları
yüzeyde gölcüklerin oluşmasına neden oluyor. Suları
tatlı olan bu gölcükler nedeniyle buz dağlarından
susuzluk sorunu için yararlanılması da düşünülmüyor
değil. Su sıkıntısı çeken bilhassa Aden Körfezi
devletlerine getirilmesinin yolları düşünülüyor. Yani
anlayacağınız her zaman tehlike ve felaket anlamına
gelmeyebiliyor buz dağları...
Keşfedilmesi ve isimlendirilmesinin ardından
bilimadamlarının en çok
dikkatini
çeken buzulsa hiç kuşkusuz B15. 11 bin kilometrekarelik
alanıyla, erimesi halinde Nil Nehri'ne 80 yıl yetecek
kadar suya sahip olan B15 her zaman ilgi odağı. Güney
Kutbu’nun bilinen en büyük buz dağı olan B15, 2000
yılında Ross Ice Bölgesi'nden kopmuş ve yıllarca
sürüklenmişti.
Dünyanın gizli tatlı su deposu
Araştırmacılar, küresel ısınmanın önü alınmazsa
Grönland'daki buzulların erimesinin yaklaşık bin yıl
süreceğini açıklıyorlardı. Ancak son bulgular bu sürenin
tahmin edilenden daha kısa olacağını gösteriyor.
Analizlere göre
Grönland'dan
Atlas Okyanusu'na akan buzul miktarı son beş yıl içinde
iki katına çıktı. Bu da Grönland'ın deniz seviyelerinin
yükselme hızına etkisini, 1996'da yapılan tahminlerin üç
katına çıkardı. Son 20 yılda Grönland'da hava sıcaklığı
3 derece arttı. Artan sıcaklıklar ise buzulların
erimesine yol açıyor. Örneğin Helheim Buzulu, her gün
bir futbol sahasının yarısı büyüklüğünde buz kaybediyor.
Buzların erimesi çoğunluğu Asya’da yaklaşık 1.5 milyar
kişiyi etkileyebilecek, deniz seviyesi 4 ila 6 metre
yükselecek. Deniz seviyesinde bu denli bir yükseliş
nedeniyle örneğin Maldivler bataklık haline dönecek.
Londra, New York ve Tokyo gibi kentlerde büyük su
baskınları yaşanacak. Grönland’daki buz tabakası tamamen
erirse deniz 7 metre yükselecek ve Hollanda, Danimarka
gibi kıyı ülkeleri kısmen sulara gömülecek.
Doğanın en büyük mucizelerinden biri olan buz dağları,
sinemaya, edebiyata esin kaynağı olduğu kadar
psikolojide de karşımıza çıkıyor. Bunun en güzel örneği
ise Freud’un bilincin çeşitli katmanlarından bahsettiği
kuramı...
Freud bilinci bir buz dağına benzeterek farklı bilinç
aşamalarını bu buz dağının suyun altında ve üstünde
kalan kısımlarıyla, yerlerini su seviyesine göre
betimleyerek bağdaştırıyor. Su seviyesini bilinç eşiği
olarak düşünürsek bu eşiğin altında bilincin en büyük
alanını oluşturan bilinçaltının yattığına inanılıyor. |