SİTE İÇİ ARAMA

 

 

Yüz, retina ya da parmak izi tanıma yöntemleri günümüzde kimlik tespiti için dikkat çekici bir popülariteye sahip. Hem güvenlik sistemlerinde kişiye özel bir amaçla çalışıyorlar, hem de konu güvenlik olunca da aynı zamanda bulunmaz bir nimet olarak görülüyorlar. Kişiye özel kimlik tespitinin kullanım alanları tabi ki bunlarla sınırlı değil. Bilim adamları her zaman insanları dinleyen teknolojiler yapmanın peşinde. İnsan beyni gibi olağanüstü öğrenme mekanizması olan, kendini geliştirebilen ve mantık kurabilen bir bilgisayar yapmak çok zor ama bugün bilgisayarlar insan beyninin saatlerce sürede tamamlayamayacağı matematik işlemlerini birkaç saniyede, hatta salisede yapabiliyor. Bu olağanüstü hıza bir de öğrenme ve kendi kendine mantık yürütebilme özellikleri eklenince insanlık için olabilecek gelişmeleri bir düşünün.


Akıllı, yani düşünebilen şehirler konsepti de işte bu varsayımlardan yola çıkılarak ortaya atılmış bir hipotez. İçinde bugünün bilinen tüm kimlik algılayabilen teknolojilerini barındırıyor ama elde edeceği verileri akla hayale gelmeyecek bir amaç için öğütüyor: Kişiye özel servisler, yani kim olduğunuz, ya da nereden geldiğinizden çok, boyunuz, kilonuz, kullandığınız otomobil ya da yaşınıza uygun hizmetlerden bahsediyoruz.
Evinizde bir robotla yaşamak size belki hoş gelmeyebilir ama üzerinizdeki iş yükünün azalması ve kendinize çok daha fazla zaman ayırabilme gibi avantajlar bir robotla birlikte yaşamaya değer. Gelecekte iş gücünden çok, bilgi teknolojileri, beyingücü ve hizmet sektörünün ağırlıklı olduğu bir ekonomik düzenin egemen olacağına ilişkin sinyalleri her geçen gün daha kuvvetli alıyoruz. Akıllı şehirlerde ise akla ilk gelen kolaylık, hizmet sektöründe çalışan robotlar olabilir ama biraz daha farklı bir anlamda.
Örneğin gazeteniz… Hangi şehirde, ya da bölgede olursanız, içeriği kendiliğinden değişen elektronik kağıttan yapılmış bir gazete fikri kulağa son derece hoş geliyor. Hele bir de sahibini tanıyan bu “akıllı gazete”nin, -sizin zevkinize uygun olarak- klasik üçüncü sayfa haberlerinden yoksun olarak çıktığını düşünün. Bu konuda öncelikle aşılması gereken maliyet ve teknoloji engelleri var. Elektronik kağıt, yani kağıt gibi bükülüp katlanabilen LED paneller birbiri ardına endüstri lideri firmaların Ar-Ge merkezlerinde tanıtılıyor. Ancak bu ürünün bir bilgisayar kıvamında çevresiyle kablosuz olarak veri takasında bulunabilmesi ise şimdilik çok uzakta.
Örneğin parklar… Kimlik tanımadan ziyade, “birey” algılayan akıllı sistemlerin çok yakın bir sapmayla yaş tahmininde bulunup, örneğin parklarda nüfusun ortalamasına göre müzik yayını yapabilip, o topluluğa özel TV ya da video yayını suna-bilmesi için yoğun çalışmalar var. ABD’nin saygın üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology, ya da yaygın olarak bilinen adıyla MIT’in adı en çok anılan profesörlerinden olan Nicholas Negroponte’nin liderliğinde yürüyen Media Lab bölümünün çalışmaları, “akıllı şehirler” konseptiyle ilgili çılgınca fikirler üretiyor ve uygulamaya koyuyor. 2001 yılında ülkemizi de ziyaret eden uzak görüşlü bu değerli bilim adamının ekibinin nüfus yoğunluğuna özel içerik projesi, sadece parklarla ve bahçelerle sınırlı değil. Binalar, caddeler ve alışveriş merkezlerinde de yaş ya da cinsiyet analizine göre içerik yayını pekala yapılabilir.
Akıllı şehirlere yönelik yapılan çalışmaların belki de en ilginci reklamcılığı çok daha ilginç bir boyuta taşıyacak olması. Sadece evimizdeki radyo, televizyon, gazete ya da dergi değil, sokakta karşımıza çıkan reklam panoları da tamamen kişiye özel hitap edecek. Çeşitli sensörler aracılığıyla karşısında olan kişinin yaşını, cinsiyetini algılayabilen akıllı reklam panoları, o an reklama bakan kişiye özel içerikleri ekrana getirecek.
Teknoloji hayatımıza kolaylıklar getirse de, bir yandan da bizi kısıtlıyor. Sonuçta her güzel olanın bir kötü tarafı var. Elbette bir megaşehirde yaşamanın avantajı olduğu kadar birçok dez avantajı olduğu da bir gerçek. Yine de teknolojinin gelecekte en azından bizlere daha yaşanabilir şehirler sunmak için bilimadamlarının liderliğinde gelişmeye devam ettiğini bilmek, insana huzur veri


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR