|
Bir
zamanlar İstanbul, hayal alemi gibi… Trafiğin keşmekeşi,
çarpık yapılaşma, gürültü, hava kirliliği… Hiçbiri ama
hiçbiri yok bu karelerde… Geçmişin nostaljisi kokuyor
buram buram her bir fotoğraf. Geçmişi üç bin yıl
öncesine dayanan İstanbul, mitolojik bir şehir adeta.
Bir o kadar da şiirsel… İstanbul’un o şiirsel tadını
eski fotoğraflara baktığımızda daha iyi fark ediyoruz.
İşte karşımızda Galatasaray. Bugünün şaşalı İstiklal
Caddesi, geçmiş adıyla Cadde-i Kebir; yani büyük cadde.
Kültürlerin her birine ev sahipliği yapan, hiçbirini
ayırt etmeden kucak açan bir semt. Bir yanda camiden
yükselen ezan sesi, diğer yanda kilisenin çanları. O
sakin sokakta ilerleyen tramvay ise her birinin sesini,
her farklı kültürü taşıyor sanki… eski Galatasaray’ın bu
siyah beyaz fotoğrafı, hem bir görkemi, hem sakinliği,
hem de birlikteliği yansıtıyor sanki…
Yedi tepeli bu kentin her bir semtinin
güzelliği hala içinde gizli. Mesela, İstanbul’da bayram
öncesi alışveriş denildiğinde ilk akla gelen semtti bir
zamanlar Mahmutpaşa. Cıvıl cıvıl bir semt… Gerçi hala
ucuza sattığı mallarla bayram öncesi mahşeri
kalabalıklara ev sahipliği yapıyor. Ama eskiye nazaran
cazibe merkezliği tanımını elinden kaptırmış durumda!
Öyle ya artık kocaman kocaman alışveriş merkezleri
dikiliverdi Mahmutpaşa’nın karşısına…
Adını Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamı Mahmud Paşa’dan
alıyor bu ticaret merkezi. Vaktiyle Mahmut Paşa burada
İstanbul’un en eski dini yapısı sayılan bir külliye ve
tam 265 dükkanlık bir çarşı yaptırmış. Küçük sanat
atölyelerinin, dükkanların sıralandığı Mahmutpaşa’nın
eski fotoğrafına baktığımızda fötr şapkalı, takım
elbiseli insanları görüyoruz, alışveriş telaşında. Fakat
bir sakinlik var tüm bu fotoğraflarda, bir dinginlik…
Belki geçmişin özlemi sindiği için her bir köşesine;
belki de bir daha yakalanamayacak anları içinde
barındırdığı için.


ŞİŞLİ YİNE ÇOK KALABALIK
1954’te ilçe olan Şişli her daim şenlikli bir ilçe oldu.
Özellikle Şişli’de oturuyor olmak çok önemliydi bir
zamanlar. Kültür sanat mekanları, alışveriş
merkezleriyle daima çekiciydi. Günümüzde de hem çok
kültürlülüğünü hem de albenisini korumaya devam ediyor.
|
|

GALATA KULESİ YÜZYILLARDIR AYAKTA
Dar uzun sokağın sonunda, Galata Kulesi dimdik ayakta.
Nice efsaneleri içinde barındıran Galata Kulesi 1384
yılında Galata denen Ceneviz kolonisinin surları
arasındaki en yüksek noktaya yapıldı. Birçok felaketten
sağ kurtulmayı başardı.

BEYOĞLU TRAFİĞE
AÇIK
Beyoğlu bugün hala bir cazibe merkezi, her zaman tercih
edilen bir semt. Sıra sıra dizilen binaların güzelliği
ise her zamanki gibi çok çarpıcı…
|
|
İSTANBUL BOĞAZI: SOĞUK, ÇOK SOĞUK...
1954 Şubat ayı… Öyle dondurucu ki soğuk, koskoca
İstanbul Boğaz’ı buz tutmuş. Boğaz’ın soğuktan donması,
günümüzde bir şehir efsanesi olarak anlatılır. Oysa
görüyoruz işte, bu fotoğrafta, insanlar Boğaz’ı kaplayan
buzların üzerinde. Efsane değil, gerçek!
|
|
ARNAVUTKÖY SIRTLARI
İstanbul Boğazı’nın en sevimli semtlerinden biri
Arnavutköy. Geçmişte de öyleydi bugün de. Boğaz’ın
güzelliğini her zaman hiç sakınmadan sundu
İstanbulluların gözleri önüne.
|
AKSARAY MURAT PAŞA CAMİİ
Bugünün karmaşa dolu semti Aksaray, İstanbul’daki birçok
semt gibi o zamanlar sakin bir yerdi. Henüz koca koca
binalar ayağa kalkmamıştı, bu kadar da kalabalık değildi
şehir. Murat Paşa Camii’nin etrafı sessiz ve sakindi.
|