|
Yakın tarihimize baktığımızda pipo ile
özdeşleşmiş pek çok ünlü simayla karşılaşıyoruz. Winston
Churchill, Sherlock Holmes ve bir de yeni kıta
Amerika’dan Temel Reis. Hafızalarımıza hep o pipolu
enstantaneleriyle kazınmış bir siluete sahipler. Yıllar
boyunca hep entellektüel bir simge olarak görülmüş pipo.
Belki de damağa hitap eden ve emek gerektiren bir sürece
sahip olduğu için, soylular tarafından tercih edilmiş.
Pipo içmek, kimilerine göre bir zevk ve estetik tecrübe
olarak görülmüş yıllar boyu. Dumanı ciğerlere
çekilmediği, sadece ağızda dolandırıldığı sürece kötü
bir alışkanlık olarak algılanmamış. Bohem bir sanat ve
hayat tarzını simgelemiş hep.
Hatta Albert Einstein’ın ifadesiyle, “insani ilişkilerde
sakin ve tarafsız bir yargıya ulaşmaya katkıda
bulunuyor” pipolar.

İyi
bir pipo gül kökü olarak da bilinen Erica isimli bir
ağaçtan yapılır. Daha çok bir fundalık ağacı olan Erica,
aslında çalıyı andıran bir bitkidir. Yerine göre
yüzlerce metre uzayabilen, sert ve gözenekli bir köke
sahiptir. Pipo yapımında Erica’nın sadece kökü
kullanılır. Çünkü bu gözenekli ve sert kökler zaman
içinde deyim yerindeyse “nefes alarak” kendini
yenileyebilen bir yapıdadır. Bu nedenle gül kökünden
yapılmış bir pipo uzun yıllar boyunca kullanılabilir.
Hatta, tıpkı yıllanmış şaraplar gibi, pipolar da zaman
içinde kullanıldıkça içimi daha da keyifli kılar. Bunun
en önemli nedeni, tütün dumanının piponun içindeki
gözeneklerden gelen aromaların da etkisiyle
tatlanmasından kaynaklanır. Bu konuda da muhtelif
rivayetler mevcut. Örneğin İngiltere’de ne zaman bir
erkek çocuk dünyaya gelse, gül kökünden yapılmış pipo
bir
denizciye verilir ve çocuk 18 yaşına geldiğinde bu
pipo ona bir kılıçla birlikte hediye edilirmiş.
Pipoların denizcilere emanet edilip, aylar süren
seferlerden dönmelerini beklemek, tarih kitaplarında
sıkça karşılaşılan bir davranış. Avrupa’da soylular
böylece pipolarının yoğun rutubetli, nemli bir ortamda
denizciler tarafından kullanılarak iyice pişmesine,
gözeneklerinin tütün dumanıyla dolmasını sağlamaya özen
gösterirlermiş.
Gül kökünün bir pipo haline getirilmesi için gereken
sürecin uzunluğunun yanında, harcanan emek de dikkate
değer. Kökün sert yapısı işlenmesini zorlaştırır ve
büyük ustalık gerektirir. Hangi kökün, neresinden iyi
bir pipo çıkarılabileceği ustasının maharetine
kalmıştır. Bu kök ağaçların damarlara ayrılan toprak
altındaki uzantıları yerine lif görünümlü, sık dokulu ve
ince dallardan oluşur. Bitki dünyasının belki de en sert
karakteristiğe sahip bir üyesidir. Bu nedenle ateşe en
dayanıklı ağaç türü de denilebilir.
Pipodan en iyi verimi almak için bazı kurallara harfiyen
uymak gerek. Tütünün yerleştirilmesinden tutun da,
tutuşturma ve içme adabına kadar deneyim ve beceri
gerekli. Tütünün ne sık ne de gevşek yerleştirilmesi çok
önemli. Tutuşturmak için de mutlaka tütün haznesinin
ortası hedeflenmeli ve kolay bir içim için haznenin
dibine doğru ince bir hava boşluğu oluşturulmalı. Tütün
çok harlı bir ateşle yakılırken, pipoya kesinlikle zarar
verilmemeli. Çünkü piponun gözenekleri tütünün yanarken
çıkaracağı dumanla ağır ağır dolmalı ve duvarları kül
kaplamalı. Doğrudan pipoya temas eden çakmak ya da
kibrit ateşinin pipoyu yakması riskinden uzak durulmalı.
Tütünün yakılmasıyla iş bitmiyor. Piponun gözeneklerinin
dumanı iyice emmesi için her bir günlük içimin sonunda
piponun mutlaka dinlendirilmesi öneriliyor. Hatta kimi
pipo severler, haftanın her günü için ayrı bir pipo
kullanırlar. Amaçları, piponun en az yedi gün
dinlenmesini ve gözeneklerin iyice kurumasını
sağlamaktır. Sık kullanılan pipoların gözenekleri kısa
bir sürede su ile dolar ve bu da hem ağacın şişmesine
neden olur, hem de içimi sırasında damakta acı ve kötü
bir tat bırakır.
Gül kökünün dışında, kendini temizleyebilen, ateşe
dayanıklı ve tütün dumanıyla kaynaştığında kendine özgü
bir aroma üretebilen çeşitli malzemeler de var. Örneğin
Eskişehir yöresinin ünlü lületaşı da bu konuda ilginç
bir üne sahip. Süt beyazı renginin zamanla alaca bir
kahverengiye dönmesi ve taşın damarlarını ortaya
çıkararak ayrı bir estetiğe kavuşması bu taştan yapılmış
pipolara ayrı bir değer katar.
Pipo satın alırken,,,
Pipo, göz zevkinize hitap edeceği gibi mizacınıza da
uyum sağlamalıdır. İçeceğiniz yerlere bağlı olarak
görünümüne ve hacmine de dikkat edilmeli. Ayrıca bakım
ve temizlik için bir pipoyla beraber tütün kaşığı,
kazıyıcı, koruma çantası, pipo oturağı, pipo çakmağı ve
filtre gibi aksesuarları da satın almanız gerek. Doğru
kullanım her şeyden önce hem içim zevkini artıracak, hem
de piponun ömrünü uzatacaktır.
Pipo içerken…
Kaliteli tütün tercihi pipo zevkiniz için çok önemlidir.
Ayrıca ilk kullanımında kimi ustalar tütün haznesine bir
parmak bal sürülmesini önerir. Şekerli ve yapışkan
mizaçlı bal hem tütüne hoş bir aroma katar, hem de tütün
haznesinde is tabakasının oluşmasını hızlandırır. Bu is
zamanla ağaç tarafından emilmelidir. Pipo dumanı ciğere
çekilmez. Burada asıl beceri dumanın boğazdan geri
çevrilmesindedir. Tütün bittiğinde küller boşaltılırken
mutlaka aksesuarlar kullanılmalı, tütün sert bir cisme
vurulmamalıdır.
Piponun bakımı ve korunması
Pipo içimin ardından külü boşaltıldıktan sonra yaklaşık
bir saat boyunca pipo soğumaya bırakılmalıdır. Pipo
sıcakken içi temizlenmemelidir. Pipo soğuduktan sonra
hava deliği ve filtresi temizlenebilir. Tütün haznesinin
içindeki kurum kalabilir ama kalınlığı göz kararı ele
gelmeye başladığında kibarca kazınarak atılmalıdır.
Pipoda zamanla meydana gelebilecek olası hasarların
tamiri içinse mutlaka ustalara başvurmak gerek. Son bir
not. Piponuzu direk güneşten uzakta tutmayı unutmayın.
Edebiyatımızın ünlü isimlerinden İlhan Berk
“Kül” adlı şiir kitabında pipo için şunları
söylüyor:
Ben en çok uzun saplı, geniş karınlı
pipoları severim
Avuç içini dolduran, ilkel, yabansı, ağır
pipoları
Şiirin elini sımsıkı tutan, kendi halinde,
sessiz, emektar, çileli pipoları…
Benim gibi yaşını başını almış bir adamdan
da bu beklenir elbet
Hem pipo dalıp gitmesini bilen, düş
adamlarına vergidir
İhtiyar, evcil, masa başı adamlarına. En çok
da ozanlara…
Pencere, masa başıdır piponun yeri
Ordan oraya taşınmayan nesneler gibi belli
bir yeri, belli bir yurdu olan
Bir kötürüm, bir yatalak hayatı…
Dünyayı bir pencere gören, dünyayı bir
pencere bilen
Tekdüzeli bir yaşam adamlığı
Sinirli, mızmız, kargılı…
Benim gibi |


|