Tiyatro
severleri nitelikli oyunlarla buluşturan Oyun
Atölyesi, yeni tiyatro sezonunu Eric Emmanuel
Schmitt’in kadın erkek meselesini ustaca anlatan
oyunu “Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler” ile
açtı. Kemal Aydoğan’ın yönettiği iki kişilik
oyunda Türk tiyatrosunun usta isimlerinden Haluk
Bilginer ve Vahide Gördüm rol alıyorlar. Oyunun
sahne tasarımı Bengi Günay’a,
müzikleri Tolga Çebi’ye, ışık tasarımı ise İrfan
Varlı’ya ait.
Evlilik üzerine bir oyun olan “Evlilikte Ufak
Tefek Cinayetler”, ‘kentli’, ‘orta sınıf’
çoğunluğun ‘normal’ dünyasının sınırları
içerisinde geçiyor. Oyun, bir ilişki içindeki
kadın ve erkeği taraf tutmadan ameliyat masasına
yatırıyor. İzleyicinin merakını sürekli ayakta
tutan oyun, ince bir mizahı ve zaman zaman
gerilimi de içinde barındırıyor.
Oyunun tiyatro severler tarafından çok
beğenildiğini de ekleyelim.
Öyle ki biletler çıktığı andan itibaren Ekim ve
Kasım ayları için tüm yerler tükenmişti.
“Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler”, sezon boyunca
Oyun Atölyesi’nin Moda’daki sahnesinde
izleyiciyle buluşacak. Rezervasyon için geç
kalmamanızı öneririz.
“En
iyilerin gösterisi”
Suna ve İnan Kıraçlar Vakfı Pera
Müzesi, dünyanın en önemli çağdaş
sanat koleksiyonlarından birini
salonlarında ağırlıyor. Andy Warhol,
Cindy Sherman, Jean Michel Basquiat,
Joseph Beuys, Nam June Paik, Jean
Dubuffet, Jeff Koons, Bruce Nauman
gibi çağdaş sanat denildiğinde ilk
akla gelen öncü isimlerin eserleri
Pera’da meraklılarını bekliyor! JPMorgan
Chase’in sahip olduğu ve 30 bini
aşkın yapıtı içinde barındıran
dünyanın en nitelikli çağdaş sanat
koleksiyonundan özenle seçilen
“Collected Visions” sergisinde 59
sanatçının 70 eseri yer alıyor.
Serginin en önemli özelliği JP
Morgan Chase koleksiyonunun ilk kez
ülkesi ABD’den çıkarak dünyaya, Pera
Müzesi’nden açılıyor olması. 1959
yılında Chase Manhattan Bankası’nın
Yönetim Kurulu Başkanı David
Rockefeller’ın öncülüğünde
oluşturulmaya başlanılan JPMorgan
Chase Sanat Koleksiyonu’nda yer alan
yapıtlar bugün çağdaş, modern
sanatın en önemli ikonları olarak
biliniyor.
6 Ocak tarihine kadar açık kalacak
olan sergi, çağdaş sanatın dününü ve
bugününü görebilmek ve anlayabilmek
için mutlaka izlenmeli!
Kadıköy’de caz
rüzgarı
Yaklaşık 3 yıl
önce açılan Nâzım Hikmet Kültür
Merkezi (NHKM), bugüne kadar 1500’e
yakın etkinliği sanatseverlerle
buluşturdu. NHKM, Aralık ayında ise
caz rüzgarı estirecek Kadıköy’de...
Bu yıl 3. kez düzenlenecek olan
“KadıköyCaz 3” başlığı altındaki
etkinliklerde konserler, caz
filmleri ve bir de panel
gerçekleştirilecek. Etkinlikler 1 –
9 Aralık tarihleri arasında
izlenebilecek.
Dolu dolu bir programa sahip olan
caz günlerinde Sibel Köse, Erdem
Sökmen, Cengiz Baysal Dörtlüsü,
Şenol Küçükyıldırım Ways, Neşet
Ruacan ve pek çok sanatçı konserler
verecek.
Ödüllü fotoğraflar
2007 Leica Oskar Barnack Ödülü
geçtiğimiz günlerde sahiplerine kavuştu.
Leica Oscar Barnack Ödülü’nü 26
yaşındaki Brezilyalı fotoğrafçı Julio
Bittencourt, Sao Paulo şehir merkezinde
çektiği bir dizi evsiz insan portresi
ile kazandı.
Geleneksel yarışmanın mansiyon ödülünü
ise Doğu Afrika’daki psikiyatri
hastahanelerinde yaptığı röportaj
çalışmasıyla İspanyol fotoğrafçı Jose
Cendon ile kızlarının çocukluğunu ve ilk
gençliğini konu edindiği uzun soluklu
fotoğraf projesiyle Norveçli fotoğrafçı
Margaret M. de Lange kazandı. Şimdiyse
bu ödüllü fotoğraflar, İstanbul Fotoğraf
Merkezi’nde yer alan Leica Galeri’de
sergileniyor.
28 Aralık’a kadar izlenebilecek olan
sergideki fotoğrafların her biri çok
çarpıcı ve etkileyici…
Mevlana yılında ‘Simyacı’
Dünya edebiyatının önemli
isimlerinden biri olan Paulo
Coelho’nun, Sertab Erener ve
Sabri Tuluğ Tırpan ile
birlikte gerçekleştirdiği
özel bir proje, UNESCO
tarafından
ilan edilen Mevlana Yılı’nın
son etkinliği olarak 24
Aralık’ta Lütfi Kırdar
Kongre ve Sergi Sarayı’nda
düzenlenecek gecede sanat
severlerle buluşacak. T.C.
Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın desteği ve
Şişli Belediyesi’nin
katkılarıyla düzenlenecek
gecede, piyano
virtüözü-kompozitör Sabri
Tuluğ Tırpan’ın Coelho’nun
“Simyacı” adlı kitabından
esinlenerek Mevlana için
bestelediği “Mevlana Simyacı
Senfonik Şiiri“ Sertab
Erener tarafından
seslendirilecek.
Patlican konserleri
sürüyor
Avea’nın gençlik platformu Patlican’ın
konserleri bu kez İstanbul’a taşındı.
Konserler dizisi kapsamında 8 Aralık
saat 19.00’da Yeni Melek’te Feridun
Düzağaç,
Emre
Aydın ve Pinhani, gençlerle bir araya
gelecek. Türk rock’ının önemli
isimlerinin sahne alacağı konseri
kaçırmamalı...
İstanbul Devlet
Opera ve Balesi'nin en beğenilen
operalarından biri olan "Sihirli Flüt"
bu sezon da sahneleniyor. Aytaç Manizade
tarafından sahneye konulan eser "çeşitli
sınavlarla tutkulardan arınmayı,
mükemmele ulaşmayı" işliyor.
Mozart’ın ilk kez 1791’de Viyana’da
sahnelenen eseri “Sihirli Flüt” her daim
opera severlerin zevkle izlediği ve
beğendiği bir eser oldu. İyilik ve
kötülüğün savaşını
sembolik
anlatımlarla işleyen 2 perdelik opera,
aynı zamanda Mozart’ın da son eseri.
Aytaç Manizade, esere nasıl bir yorum
getirdiğini şöyle anlatıyor: “Oyunu,
öncelikle içindeki derin felsefe üzerine
oturttum. Yani insan olgusu üzerine.
İnsanın kendini arındırmak üzere yola
çıktığı sınavlardan hareket ettim ben
de. Diğer bütün öğeleri de onun
etrafında topladım. Bu nedenle eseri
mekândan ve zamandan soyutladım.”
“Sihirli Flüt”, 12 Aralık saat 20.00’de
Atatürk Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Bambaşka bir Göksel
Pop müzik dünyasına
getirdiği alternatif lezzet
ile müzikseverlerin kalbinde
özel bir yere sahip olmayı
başaran Göksel, 1 Aralık
Cumartesi akşamı Studio
Live’da hayranlarının
karşısına çıkıyor. Hamdi
Akatay ve Mehmet Akatay’ın
liderliğindeki Akatay
Project Etnik Perküsyon
Grubu eşliğinde, Göksel
şarkılarını özel
versiyonlarıyla söylüyor. Bu
arada belirtelim Göksel’in
son albümü “Ay’da Yürüdüm”
için Yon Thomas
yönetmenliğinde çektiği son
video klip “Yabani Otlar”
ise çok yakında tüm müzik
kanallarında izlenebilir.
İş Bankası’ndan
müze
Türkiye İş Bankası, kuruluşundan
bugüne kurumsal tarihinin tüm
aşamalarını içeren on binlerce
belge, nesne, film ve fotoğraftan
oluşan koleksiyonuyla müzesini
ziyarete açtı. Kurgu ve metin
yazımlarını Prof. Dr. Zafer
Toprak’ın, müze kurgu ve tasarımını
Burçak Madran’ın ve video kurgu ile
enstalasyonlarını Çağdaş Arpaç’ın
üstlendiği müze İş Bankası’nın
Eminönü’ndeki Yenicami Şubesi’nin
tarihi binasında oluşturuldu.
Türkiye İş Bankası’nın 83 yıllık
geçmişinin tüm kesitleri yer aldığı
müze, İş Bankası’nın, Cumhuriyet
tarihi boyunca Türkiye’nin ekonomik
ve sosyal hayatında üstlendiği rolü,
zengin bir arşivin ışığında gözler
önüne seriyor.
Kuruluş hazırlıkları 2 yıldan beri
devam eden müzede, binanın özgün
yapısına ait sabit mobilyalar ve
detaylar olduğu gibi korunurken müze
işlevine ve uluslararası normlara
uygun biçimde iklimlendirme,
güvenlik ve aydınlatma sistemleri
binaya eklendi. Müzede sergilenecek
eserlerin belirlenmesi için
Türkiye’nin her noktasından, 83
yıldan bu yana biriken, muhafaza
edilen belgeler, fotoğraflar,
filmler, objeler özenle toplandı ve
gereken onarımlardan geçirildi.
‘Çıkmaz
Sokak Çoçukları’ Tiyatro İstanbul’da
Tiyatro İstanbul, Lyle Kessler’in
“Çıkmaz Sokak Çocukları” adlı oyunuyla
perdesini açtı. Gencay Gürün’ün
yönettiği, Cüneyt Türel, Ömer Akgüllü ve
Serhan Arslan’ın oynadığı, bir döneme
damgasını vuran “Çıkmaz Sokak
Çocukları”, sistem içinde, ayakta
kalmaya çalışan iki kardeş ve yine
kendileri gibi ailesi olmayan bir
kişinin başından geçen olayları
anlatıyor. 2006 yılında New York tiyatro
sahnelerinde dünyaca ünlü oyuncu Al
Pacino’nun başrol oyuncusu olduğu
“Çıkmaz Sokak Çocukları” beyazperdeye de
aktarılmıştı. Kaçırılmayacak bir oyun...
Usta ressamın
retrospektifi
Hiciv ve mizah ustası ressam Cihat
Burak, hem sanatını hem de yaşamını
anlatan ilk retrospektif sergiyle
İstanbul Modern'e konuk oluyor.
Yapıtlarında yozlaşan değerlere eleştiri
ve mizah duygusuyla yaklaşan, gerçekleri
fantastik bir biçimde ele alan Cihat
Burak’ın sergisinin küratörlüğünü Levent
Çalıkoğlu üstleniyor. Serginin en önemli
özelliği Burak'ın hem
sanatını hem de
yaşamını tüm yönleriyle ve kapsamlı bir
biçimde anlatan ilk retrospektif olması.
Rönesans’ının iki büyük ustası Bosch ve
Bruegel'in izinden giderek resimlerinden
günlük yaşam içinde insanı, içinde
bulunduğu toplumu eleştiren, fantastik
ve ayrıntıcı bir yorumla sorgulayan
Cihat Burak, Türk resminde Rönesans'ın
takipçisi oldu.