|
Temeli
olasılık hesaplamasına dayanan şans faktörünün
sıfırlanabildiği tek kağıt oyunudur Briç. Türkler
tarafından bulunduğu iddia edilse de bu konuda farklı
pek çok iddia bulunmaktadır. Eskiden bazı çevrelerde
"Briç" yerine "Hidiv" denmesinden yola çıkarak Türk
kökenli bir oyun olduğu iddia edilse de aslında
İngiliz'lerin Whist isimli oyunundan evrimleşerek
bugünkü haline gelmiştir.
Oyunun Türk kökenli olmasına dair bir başka iddia da
"briç" kelimesinin Türkçe "bir-üç" ifadesinden bozulma
olduğu varsayımına dayanır. "Bir-üç" ifadesi köken
olarak ise oyun sırasında bir elin açık üç elin kapalı
olması şeklinde bir yorum getirilmektedir. Bu
iddialardan bir diğeri de, oyunu bulan Türk subayların
konuk İngiliz subaylarına oyunu öğretmesiyle ortaya
çıkmıştır. Oynarlarken bir ismi olmadığını fark etmeleri
ve bunun üzerine İngiliz subaylardan birinin pencereden
görünen Galata köprüsünden ilham alarak “adı bridge
olsun” demesiyle adı briç olarak anıla gelmiştir.
1960'lı
yıllarda İngiltere’de basılmış bir İstanbul turist
rehber kitabında: İstanbul’da iki İngiliz aile yaşarmış.
Bunlardan biri Karaköy tarafında, biri de Sirkeci
tarafında otururmuş. Bu iki aile her akşam birbirlerini
ziyaret edip kart oyunları oynarlarmış. En sonunda
deneye yanıla briç oyununu geliştirmişler. Bu oyunu
oynamak için her gün Galata köprüsünden geçmek zorunda
kaldıklarından oyuna bridge adını vermişler.
Briç, amacı çok el almak olan, başında ihale olan bir
kağıt oyunu olarak görülse de aslında tam anlamıyla
psikolojik bir testtir. Oynanabilecek en yüksek kontrata
yaklaşmak ile düşük kontratlarda kalıp rakibi
oynatmamak, agresif olmak ile sakin oynayıp beklenmedik
yerlerden vurmak, kendine güvenmek ile güvenememek gibi
bir çok ikilem barındırır içinde.
Christie'nin romanında da Hercule Poirot, bir briç oyunu
sırasında işlenen bir cinayeti çözmek için zanlıların
psikolojik profillerini oyunun skor kağıtlarına bakarak
çıkarmaya çalışır. Başarılı da olur. En riskli oynayan,
en tehlikeyi seven, gereksiz yere en yüksek kontratları
zorlayan oyuncu, Hercule Poirot’un gözüne en kolay
cinayet işleyecek kişi olarak görünür .
Türkiye'ye Fransa yoluyla girmiştir. Bu nedenle
Türkiye'de briçle ilgili deyimlerin Fransızca'sının
kullanılması gelenektir.
Yaklaşık 400 sene önce icat edilen ve zaman içinde
gelişme göstererek bugün genel olarak kabul edilen
şekline yani ‘Contract Bridge'e gelmiştir. Amaç oyunun
kendi jargonuyla elini ortağına en iyi şekilde anlatmak,
rakiplerin elini anlamak ve en iyi kontratı bulmak ya da
defans yaparak rakibi batırmaktır. Ortaklar arasında
iletişim kurup ihale alındıktan sonra eşlerden biri
kağıtlarını yere açar; diğeri kontratı çıkarmaya
uğraşır. İsmi de buradan gelmiştir. Sinek-trefl,
karo-karo, kupa-kor, maça-pik şeklinde Fransızca kökenli
isimleri vardır. Aynı zamanda bunların toplumdaki
sınıfları temsil ettiği söylenir. Trefl- tarımla uğraşan
halk, karo-memur kesimi, kor- papaz, dinsel kesim, pik-
asker, soylu sınıfı.
|
O BİR ŞAMPİYON:
TEZCAN ŞENTürkiye’nin
briçte ilk dünya şampiyonu olan ekibinin bir üyesi olan
Tezcan Şen ile Briç üzerine konuştuk
Briç sporunun tarihçesini ve nasıl
oynandığını bir de dünya şampiyonumuz Tezcan Şen ile
konuştuk. Tezcan Şen briç sporu ile ilgili çok ilginç
şeyler anlattı.
•
Tezcan bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Tezcan Şen, inşaat mühendisiyim. Bu
konuda bilgili değilim, hatta hiç bilgim yok
denilebilir. İnşaat alanlarında çalıştım ama, aklım hep
briçteydi. İşim bitse de gitsem diye baktım hep.
• Briçten söz açmışken briç
nedir diye soralım?
Kelime olarak köprü anlamındadır. Bir masa etrafında
dört kişiyle oynanır. İkişer kişilik takımlardan oluşur.
Sonuç olarak daha fazla el almaya çalışılır. Oynadığımız
bir oyunda, diyelim ki on el aldınız. Aynı elle diğer
masa onbir el alıyorsa siz başarısız oluyorsunuz. Kendi
masanızda başarılı olmanıza karşı diğer masa sizden
fazla el alıyorsa başarısız oluyorsunuz. Aynı eli başka
insanlar da oynuyor ve böylece briç bir şans oyunu
olmaktan uzaklaşıyor. Briç bir kağıt sporudur. Oyundaki
ortağınızla beraber bir şeyler üretmeye çalışıyorsunuz.
Kağıtlarla ne yapmak istediğinizi anlatabilme, hedefi
ortak saptama gibi bir dayanışmanız söz konusu. Bu zeka
gerektirdiği kadar sezgisel güç de gerektiriyor.
Duyguları düşünceleri anlamak gerekiyor. Bu zevkli bir
oyundur ve bu kadar mücadelenin yaşandığı bir oyunun
sonucunda kavgaların demeyeyim ama, tartışmaların
yaşanması da çok doğal. Çünkü bir spor yapıyorsunuz.
Heyecanlar yaşıyorsunuz ve duygularınızı her zaman
kontrol altında tutmak mümkün olmuyor. Bunun için her
sporda olduğu gibi tartışmalar yaşanıyor. Tabii ki oyun
esnasında bunlar yaşanmıyor ama, bittikten sonra her
zaman bu tartışmalar yaşanıyor. Niye o kağıdı atmadın,
bu taktiği uygulamadın gibi…
• Briçin başka özellikleri var
mı?
Aslında briç King, İhale, üç, beş, sekiz kozlu oyunların
en üstü, anası diyebileceğimiz bir oyundur. 52 kağıtla
oynanır. Kağıdı ilk elde dağıtıyorsunuz. Konuşmalar
yapılıyor. Konuşmalar sonucunda en fazla eli alacağını
iddia eden tarafın rengi koz olarak seçiliyor. Bir taraf
oynayan, diğer tarafta defans oluyor. Bir taraf eli
açıyor, ona mort deniyor, yani ölü anlamına geliyor.
Sessiz, kukla, Türkçede de yer anlamına geliyor. Onun
oyuna hiçbir müdahalesi yok. Elini yere açıyor ve sadece
ortağına direktifler veriyor. Oynayan iki defans
oyuncusudur. Daha fazla el almak için oynarlar ve oyunun
skorunu, aldıkları eli bir kağıda yazarlar. O masada
oynanan el diğer masaya gider, alınan eller
karşılaştırılır ve başarılı olan tespit edilir. Bu
durumu onlarca masa arasında karşılaştırmalı olarak
çoğaltabiliriz. Kasım ayında Cumhuriyet Kupası vardı
örneğin, kapalı spor sarayında. Küçük kapalı salonlar
artık bize yetmiyor. Bağcılardaki salonda yapıldı bu
turnuva. 500 sporcu masalara yerleştirilerek aynı anda
briç oynadı. Eller masalarda dolaşarak ve skorlar
bilgisayara yüklenerek sonuçlar belli oldu.

• Öğrenmek zor mudur?
Kitaplarla mı yoksa ders alarak mı ya da izleyerek mi
öğrenmek daha kolaydır?
İzleyerek daha kolaydır. Öğrenmek bir 40 yılınızı alır.
Benim tavsiyem iyi bilen birinden ya da hocadan ders
almanız. Haftada bir iki ders alarak üç ayda öğrenmek
mümkündür. İyi bir oyuncu olmak için bu süre yeterlidir.
Öğrenmek yeterli değildir sadece, çok çalışmak emek
vermek gerekir. Ben milli takımda oynuyorum. Geçen yıl
dünya şampiyonu oldum, Okay Gür ile birlikte. Ama bir
dalda… Yüzmede kelebek sitilinde şampiyon olduk gibi
örneğin. Bir yıl içinde bir sürü dünya şampiyonaları
düzenleniyor. Biz birinde dünya şampiyonu olduk.
Türkiye’de de ilk dünya şampiyonu biziz.

• Briçin insan zekâsınıı
geliştirici özelliği var mıdır?
Ben satranç, briç gibi sporların zekayı geliştirdiğine
inanmıyorum ama, zekayı doğru kullanmayı getiriyor.
Briççilerde hafıza kaybı, bunama gibi hastalıklara pek
rastlanmaz. Etrafımda öyle hastalıklarla uğraşanları
görmüyorum. 70 yaşında turnuva kazanan yaşlılar var.
Geleceğinize yapacağınız en iyi yatırım briç öğrenmek ve
oynamak olacaktır. Sürekli heyecan içindesiniz. 20
yıldan beri binlerce turnuvada oynadım. Kaybettiklerim
kazandıklarımdan çok. Hep kazanacağım diye umutlanıp
yarışıyorsunuz. Burada hedefiniz çok önemli. Hedefinizin
bir üstüne çıkmışsanız başarılı olmuşsunuzdur.
• Briç oynayan ünlülerimiz
kimlerdir?
Erdal İnönü, İsmet İnönü, Demirel gençliğinde oynamış…
• Sanat çevresinden isimler ?
Sanatçılardan kim var açıkçası bilmiyorum. İş
adamlarından oynayanlar çok.
• Türkiye’de kaç kişi oynuyor?
Yaklaşık 150, 200 bin kişi. Lisanslı oyuncu sayısı 10
bin civarında. Türkiye’de üç federasyon var. Lisans
çıkarabiliyorsunuz. Katıldığınız her turnuvadan
aldığınız puanlar birikiyor ve kendinize ait puanlarınız
oluyor.
• Briç oyununu Türklerin
bulduğu söyleniyor?
Rivayete göre, İstanbul’da yabancılar, özellikle
İngilizler, kağıt oynamak için Galata köprüsüne
giderlermiş. Kağıt oynamaya gidelim yerine briçe
gidelim, köprüye gidelim sözü yerleşmiş. İsmi oradan
gelmiş. İlk olarak 1900’lü yıllarda Türkiye’de oynandığı
söyleniyor. Bu çok bilimselliği kanıtlanmış değil, çünkü
Rus’lar da ilk olarak Kafkasya da oynandığını
söylüyorlar.

|