Hikaye bu ya, çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği
birbirine aşık olmuş. Bunlardan biri, sevgilisini
diğerleriyle paylaşamıyormuş. Bu yüzden, baharda binlerce
çiçeğin içinde açmak ve kalabalığın içinde kaybolmak yerine,
kışın dondurucu soğuğunda açarak, sevgilisini daha fazla
görmeyi hayal etmiş. Diğerine, bu hayalini anlatınca, o da
bu fikri çok beğenmiş. İkisi birlikte kimsenin açmaya
cesaret edemediği, kışın dondurucu soğuğunda açmaya karar
vermişler. Kış geldiğinde, çiçeklerden biri, karın kapladığı
toprağı delerek yeryüzüne çıkmış ve bembeyaz karlar içinde
sevgilisini aramaya başlamış; ama bulamamış. Bir süre sonra
ümidini yitirerek boynunu bükmüş ve soğuğa daha fazla
dayanamayarak ölmüş. O gün bugündür karda açan ve
sevgilisini bekleyen çiçeğe kardelen, sevgilisini yarı yolda
bırakan çiçeğe de hercai denilir. Ondandır ki kardelen ve
hercai asla aynı toprakta yetişmez, aynı yerde büyümezmiş.
Aşkı anlatmaya bir gül yeter
Çiçekler, aşka o kadar yakışıyor ki, çiçek hikayeleri bile
aşk üzerine yazılıyor. Belki de bu yüzden, Sevgililer
Günü’nde yer gök güllerle donanıyor; buram buram aşk
kokusuna çiçek kokuları karışıyor. Kırmızı tomurcuk güller
‘seni seviyorum’ diye fısıldıyor, sevgilinin kulağına
inceden, sessizce. Sadece aşk mı? Duygu duygu kokuyor
çiçekler. Annemize, “iyi ki varsın” derken, sevgi oluyor
yüreğimizden akan; yeni doğan bebeğe “hoş geldin” derken
umut, gelin çiçeğinde ise mutluluk…
Bazen
de çok sevdiklerimizi ebediyete uğurlarken, hüzün oluyor,
sonsuz huzur dileyen. Sevgimizi, mutluluğumuzu, özrümüzü,
hüznümüzü, her duygumuzu anlatıyoruz onlarla. Çiçekler,
Tanrı’nın bize sunduğu en güzel armağan; işte tam da bu
yüzden hediyelerin en güzeli, en masumu sayılıyorlar.
Sevgililer Günü’nde hediyeniz ne olursa olsun, kırmızı bir
gülün yerini hiçbir şey tutamaz. Şimdilerde her ne kadar,
gönderilen gülün sayısı sevginin büyüklüğüyle
karşılaştırılsa da, aslında tek bir gül, sadece tek bir gül
sevginizi anlatmaya yeter. Sevgililer Günü’nün rengi kırmızı
olduğu için, o güne de kırmızı gül çok yakışıyor; ama
unutmayın, bütün çiçekler yakışır, sevgilinin aşk kokan
ellerine.
Çiçekler bizi mutlu eder…
Çiçek sadece kadınlara hediye edilir, gibi bir inanç yaygın
olsa da Amerikan Çiçekçileri Derneği’nin yaptığı araştırmaya
göre, erkeklerin yüzde 60’ından fazlası Sevgililer Günü’nde
kendilerine çiçek hediye edilmesinden memnun olacaklarını
söylemişler. Bu oran bizim ülkemiz için ne kadar geçerlidir
bilinmez; ama çiçeklerin insanları mutlu ettikleri bilinen
bir gerçek. New Jersey Devlet Üniversitesi’nin yaptığı
‘Çiçeklerin İnsan Duygularına Olan Etkileri’ konulu
araştırmanın sonuçlarına göre, çiçekler normalde sanılandan
daha fazla duygularımızı etkiliyor. Hayattan zevk almamızı
ve pozitif olmamızı sağlıyor; mutluluk üzerine ani etki
ederek, neşeli duyguları ortaya çıkarıyor; hatta samimi ve
içten ilişkiler kurmamıza bile yardımcı oluyor.
Çiçeklerin duygulara olan etkilerini fark eden kozmetik
üreticileri de, güzellik ürünlerinde, özellikle parfümlerde,
bu yaşam kokulu çiçeklerden vazgeçemiyor. Bilindiği gibi,
parfümlerin en önemli hammaddesini taze ve enerjik koku
aromalarına sahip çiçek ailesi oluşturuyor. Özlerindeki
yaşam kaynaklarıyla güzellik ve gençlik için doğal iksir
olan çiçekler, güzellik ürünlerinin de vazgeçilmez
hammaddeleri arasında yer alıyor.
Bilimsel olarak da ispatlanan bu sonuçlardan da anlaşılacağı
üzere, çiçekler hepimizi mutlu ediyor, yaşamımıza ve bizlere
güzellikler katıyor; o nedenledir ki, en çok tercih edilen
hediyeler arasında, ilk sıradaki yerini hep koruyor.
|
 |
Uzun ömürlü çiçekler için…
Hepimiz sevdiklerimizden gelen çiçeklerin ömürlerinin uzun
olmasını ve bizimle daha uzun süre kalmalarını istiyoruz.
İster masamızın üzerindeki vazoda, ister salonumuzun
köşesindeki saksıda olsunlar, bulunduğunuz yere sevgi
getiren çiçeklerin de, özel bir ilgiye, sevgiye ihtiyacı
olduğunu unutmayalım.
Onların uzun süre yanınızda kalıp bulunduğunuz yeri
güzelleştirmesini istiyorsanız, bakımlarına gereken özeni
göstermelisiniz. Bunun için birkaç ayrıntıya dikkat etmeniz
yeterli.
Vazodaki çiçeklerin, suyun altında kalacak olan yapraklarını
kopararak temizleyin, çünkü yapraklar hızla çürür ve bakteri
üremesine neden olur. Suyunu iki günde bir değiştirin,
çiçeklerin saplarının uçlarını 2 cm kadar keskin bıçakla ya
da çiçekçi makasıyla keserek temiz suya koyun. Eğer çiçeğin
ömrünü uzatmak istiyorsanız, bir litre su içerisine bir
çorba kaşığı şeker koyabilirsiniz. Çiçeklerinizi direkt
güneş ışığından ve sıcak mekanlardan uzak tutun; kalorifer,
soba gibi ısı yayan objelere yakın tutmayın.
Çiçekler için özel vitaminler de vazo çiçeğinizin ömrünü
uzatır. Aranjmanınız, gözenekli ve süngerimsi bir malzeme
içerisine çiçeklerin saplanması yöntemi ile yapılmış ise,
çiçek saplarının dibe kadar saplanmış olduklarından emin
olun ve süngerin üzerine su ilave edin.
Vazodaki çiçeklerin ömrünü böylece bir nebze olsun
uzatabilirsiniz. Saksıdaki çiçeklere gereken özeni
gösterirseniz, onlar size uzun süre arkadaşlık ederler.
Bunun için öncelikle, evin hangi köşesini ona ayıracağınızı
belirlemelisiniz. Seçilen yerin, çiçeğinizin temel
ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. Öncelikle uygun miktarda
ışık alabileceği bir yer olmalı; çünkü gelişmeleri ve
büyümeleri için ışık çok önemlidir. Çiçeklerin büyük
çoğunluğu direkt güneş ışığına maruz kalmak istemez, ancak
çok karanlık bir yerde yaşarken de sağlıklı görünmezler.
Onun için direkt güneş ışığı almayacağı; ama aydınlık bir
yer, çiçeğiniz için en uygun yerdir. Ayrıca yeterli nemi ve
uygun sıcaklığı sağlamalısınız. İnce yapraklı bitkiler,
genellikle neme ihtiyaç duyar ve banyodan hoşlanırlar. Kalın
ve dolgun yapraklılar ise daha kuru mekanları tercih
ederler. Afrika menekşeleri ve çöl kaktüsleri gibi bitkiler
fazla sıcaklık isterler ve dışarıya bahçeye konulduklarında
yaşamlarını sürdüremezler. Saksı çiçeklerine “sadece haftada
bir su verilir” demek ise, yanlış olur. Çiçeğinizin suya
ihtiyacı
olup olmadığını, parmağınızı saksıya iki santim
batırarak anlayabilirsiniz. Oda sıcaklığındaki kireçsiz su
ile sulanmaları en idealidir. Çiçeklerinizi soğuk havalarda,
kapı ve pencere kenarlarında bırakmamalısınız. Klima bulunan
ortamlarda nem oranı sıfıra yakın olduğu için, yaşama
kaliteleri düşeceğinden, bu ortamlarda olmamaları gerekir.
Çiçekler gelişmeleri için gereken besin maddelerini kökleri
aracığıyla alırlar; steril musluk suyu ile sulanırsa kompostta bulunan besin elementlerini alabilirler. Bir süre
sonra toprak fakirleşir veya besin maddeleri süzülür gider.
Bu nedenle, bitkilere düzenli aralıklarla, bitki bakım
rehberinde belirtildiği gibi haftada bir ya da 15 günde bir
suya ilave edilmiş bitki besini formunda ekstra besin
maddesi verilmesi de faydalı olacaktır.
Işık, ısı, nem; hepsinden daha da önemlisi de, sevgi.
Çiçekler, sevildiklerini hissederler. Sevgiyle
büyüttüğünüzde, sevginizi karşılıksız bırakmaz ve
yaşadığınız dünyaya bambaşka güzellikler katarlar. Siz de
sevdiğiniz kişinin dünyasını güzelleştirmek istiyorsanız, en
yakın çiçekçiye uğrayın ve duygularınıza tercüman olacak
çiçeği seçin. Anlamlarına dikkat etmeyi sakın unutmayın! |