Turşunun düşüncesi bile ağzımızı sulandırmaya
yetiyor. Kış yemeklerinin, başta kuru fasulye olmak üzere
bakliyatlarla pişirilen bütün yemeklerin, yediden yetmişe
neredeyse milli yemeğimiz sayılabilecek köftenin, bulgurlu
yemeklerin, hatta kimileri için mantının, sebzelerin ve
coğrafyamızın doğusunda çorbaların şaşmaz kavalyesi turşu,
Türk mutfağının en karakteristik ve özgün lezzetlerinin
başında geliyor. Bu ekşi ve tuzlu ziyafet özellikle kış
aylarında sofralarımızı süslüyor. Öyle ki, turşu kurmak, yaz
sonunda, kış hazırlıklarının önceliklerinden biri. Ki,
rengarenk yaz sebzeleri en doğal, en sağlıklı biçimde kışa
hazır edilsin.
Turşu, aslen seçilen meyve ve sebzelerin tuz konsantrasyonlu
salamura ya da kendi özsuları içinde laktik asit bakterileri
ile fermantasyona uğratılması sonucu elde ediliyor. Kökeni
yüzyıllar öncesine dayanıyor. Zira, bira, sirke, şarap gibi
fermantasyon ürünlerinin milattan çok öncelere rastlaması,
bu tarihle ilgili önemli bir ipucu oluşturuyor. İçinde
bakteri ve küflerin çoğalmasına engel olan tuz sayesinde
turşu, böylece uzun süre dayanıklılığını koruyabilen bir
niteliğe sahip oluyor.

Yeme-içme
alışkanlıklarımızın en geleneksel ifadelerinden biri olan
turşu hemen her sebzeyle ve meyveyle hazırlanıyor. Biberden
fasulyeye, salatalıktan lahanaya, patlıcandan domatese,
karnabahardan havuca kadar pek çok sebze tuz, limon ya da
sirkeyle buluşuyor. Tüm sebze ve meyveler derken turşu,
alışık olduklarımız dışında pırasa, acur, kabak, şalgam,
mısır, pancar, soğan, kelek, kızılcık, kiraz, muşmula, ayva,
mandalina, portakal, üzüm, elma, armut, kavun ve nice
sebzeyle bile kuruluyor.
Turşuyu daha lezzetli kılmak ve farklı aromalar elde etmek
için, sarımsak, hardal tohumu, maydanoz, nohut, buğday,
şeker gibi malzemeler kullanılıyor. Sebze ve meyveler kimi
zaman doğal meyve suları, rezene otu, defneyaprağı asma
yaprağı, nane, koruk, dilimlenmiş limon, kereviz yaprağı ve
kereviz sapıyla buluşuyor, onların rayihasını alıyor ve
ortaya sebzelerin asıl kimliğinden çok farklı, hiçbir şeyle
mukayese edilemeyecek, enfes bir tat çıkıyor.
Klasik şekilde kurulan turşulara maharetli ellerde
hazırlanan lahana sarma, patlıcan sarma, domates dolma,
biber dolmayı; meraklılarının vazgeçemediği acılı, acısız
turşu sularını da ekleyin. Üstelik iştah açıcı özelliğinin
yanı sıra, lahana turşusu suyunun grip ve ülsere iyi geldiği
iddia ediliyor. Zaten turşu, sebze ve meyveler mevsiminde
kullanıldığı sürece, vitamin açısından da son derece zengin
bir eşlikçi.
Turşunun
iyisini kurmak için…
İyi turşu kurabilmek için salamuradaki tuz oranının çok iyi
ayarlanması gerekiyor. Aksi halde turşu ya yenemeyecek kadar
tuzlu ya da az tuzlu olabiliyor. Hatta tuz oranının az
olması bakterilerin üremesine, hatta sebzelerin yumuşamasına
neden oluyor. İdeal olanı sebzelerin yüzde 4-5 tuzlu suda
ekşimeye bırakılması. Yani suyun her litresi için 5 yemek
kaşığı silme tuz hesaplayabilirsiniz.
Sebzeleri seçmek de çok önemli. Sebze ve meyvelerin sert,
taze, kabuklarının parlak görünümlü ve zedelenmemiş olmasına
özen göstermek gerekiyor. Tabii turfanda olmamasına da…
Çünkü sebzeler ne kadar taze ve diri olursa turşunun dayanma
süresi o kadar uzun oluyor. İri kaya tuzu kullanmak da bir
başka püf noktası. Çünkü rafine tuz turşunun kısa zamanda
yumuşamasına neden oluyor. Turşuyu, ekşimesi için 18~20°C
sıcaklıkta 4-6 hafta bekletmek gerekiyor. Olgunlaştıktan
sonra da daha serin bir yerde muhafaza etmek...
Eğer üzerinde beyaz, kalın bir maya tabakası oluşursa
temizlemek gerekiyor.

Turşu,
filmlere bile konu oluyor
1978 yılında çevrilen Neşeli Günler filmi,
yönetmenliğini Orhan Aksoy’un yaptığı, başrollerini, Münir
Özkul ve Adile Naşit’in paylaştığı bir klasik. Turşuculukla
geçinen, kalabalık ve altı çocuklu mutlu bir aile, turşu
yüzünden dağılıyor. Çünkü anne rolündeki Adile Naşit
turşunun limonla, baba rolündeki Münir Özkul ise sirkeyle
kurulması gerektiğini iddia ediyor. Derken kavga büyüyor,
mutlu aile tablosu parçalanıyor. Anne ve baba üçer çocuğu
yanlarına alıp ayrılıyorlar. Ayrı oldukları sürede
birbirleri hakkında konuşulmasına bile dayanamıyorlar, öyle
büyük bir öfke aralarındaki. Aradan yıllar geçiyor, çocuklar
birbirlerini görmeden büyüyorlar. Anne ve baba birbirlerine
inat olsun diye başkalarıyla evlenmeye karar veriyor. Ancak
bir gün tesadüfen karşılaşan çocuklar bu inadı yenmekte
ısrar ediyorlar. Yıllar sonra kardeşlerin de çabasıyla mutlu
aile yeniden bir araya geliyor ama turşu kavgası tatlı da
olsa devam ediyor aralarında, hiç bitmiyor.
Püf
noktaları
Turşu kurulacak sebzelerin körpe ve turşu kurmaya
uygun olmasına özen gösterin.
Turşuları kalorifersiz ortamda, balkonda, bodrum
veya merdiven altı gibi serin ve karanlık ortamda
muhafaza edin.
Turşu bekledikçe lezzetinde azalma olabiliyor. Bu
nedenle büyük bir kavanoz yerine, çok sayıda küçük
kavanozda turşu kurmayı tercih edin.
|
|