SİTE İÇİ ARAMA

 



BEĞENİ ANKETİ

 

İnsanoğlu, Ay’a inişinden bu yana,
uzayda yaşamanın mümkün olup olmayacağı sorusunun cevabını araştırmaya başladı. İlk başlarda bir hayal, bir varsayım olarak başlayan bu düşünce zamanla yerini somut gelişmelere bıraktı.

Şimdilerde
uzayda bir otel projesinden bahsediliyor. Bunu hangi gelişmeler izler şimdilik
bilmiyoruz ama görünen o ki yavaş yavaş uzaya taşınıyoruz…

Bulunduğumuz gezegenden başka gezegenlerde yaşam var mı sorusu, yıllardır bilim adamlarının cevap aradıkları bir soru. Dünya’yı yavaş yavaş tüketen insanoğlu, küresel ısınma etkisini ciddi bir biçimde göstermeye başlayınca, yaşanacak yeni yerler arama çalışmalarını hızlandırdı. Karşı görüşlere rağmen uzayda yaşam olanakları oluşturmayı kafasına koyan insanoğlunun, başka gezegenlerde yaşama hayali hız kesmeden devam ediyor.
Örneğin Güneş sistemindeki diğer ‘dünyaları’ ayrıntılı incelemek isteyen ABD, Ekim 2008’de Ay’a yeni bir keşif aracı gönderme hazırlığında. Uydu, Dünya için hep karanlık kalan güney kutbunda su olup olmadığını araştıracak. Eğer varsa, 40 yıl içinde orada bir koloni hayali söz konusu.

Uzaya ticari yolculuk
Tüm bu gelişmeler ümit verici olsa da uzayda yaşam mümkün müdür, bunun cevabı hala net değil. Bu konuda daha uzun süreler araştırma yapılması gerektiği kesin. Çılgın fikirleri hayata geçiren Virgin Şirketler Grubu’nun kurucusu, Sir Richard Branson, bu konuda önemli bir adım atmış ve uzaya yolcu taşıyan uçak projesini hayata geçirmiş. Virgin Galactic, daha önce de kendi imal ettirdiği, dünyanın ilk sivil uçak - uzay gemisi karışımı hava aracı ile uzaya üç defa gidip dönmeyi başarmıştı.
SpaceShipOne adlı uzay gemisi, normal bir havaalanından uçak gibi havalanıp uzaya çıkmış ve yine normal bir uçak gibi havalimanına inmişti. Bu konuda ciddi yatırımlar yaparak büyük ilerlemeler kaydeden Branson, geliştirdiği bu proje kapsamında şimdi de uzay uçakları ile uzaya düzenli olarak sivil yolcuları taşımaya hazırlanıyor. Böylece bir zamanların bilimkurgu düşüncesini hayata geçirmeyi hedefliyor.
SpaceShipTwo isimli uzay aracıyla yapılacak uçuşlar 2 saat sürecek ve yolcular 4-5 dakika yerçekimsiz ortamı yaşayacak. Yolcular bu süre içinde koltuklarını terk edip pencerelerden uzayı ve dünyayı seyredebilecekler.
Bir koltuğun 200 bin dolara satılacağı seyahatler için aralarında fizikçi Stephen Hawking, aktris Victoria Principal ve Hollanda Prensesi Beatrice gibi ünlülerin de bulunduğu 200 kadar potansiyel uzay turisti 2010’da başlayaması muhtemel seferler için yer ayırtmış bile. Sırada 40 bin uzay turistinin beklediği tahmin ediliyor. Fiyatlar ilk etapta el yakıyor, ama bu ütopik girişimlerin artmasıyla daha çok kişi bu hayali gerçekleştirme fırsatını yakalayabilecek gibi.
Son yıllarda uzay turizmi yapacak Rocketplane, Benson Space gibi firmaların da, hazırlıklarında son aşamaya gelip yolcu kaydı yapmaya başladıkları biliniyor. Bu şirketlerin sayısı arttıkça artık uzaya gitmek astronotlara özgü bir seyahat olmaktan çıkacak gibi görünüyor.
Bütün bunlar gerçekten büyük bir gelişme; ancak uzayda daha uzun süre kalmak isteyen insanoğlu için yeterli değil. Tamamen oraya yerleşemese bile en azından birkaç gün orada kalabilmek gerek. Yakında mektup zarflarında Galaksi Caddesi “1. Yörünge Cad. Alpha City No:12 Ay” adresini görürseniz şaşırmayın.



Uydu oteller temel atıyor…
Uzayda, içinde astronotların ve kozmonotların yaşadığı, mikro çekim ortamında bilimsel araştırmalar yapan ve uzayda yaşam kurma çalışmalarının merkezi olan Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ), son zamanlarda bir nevi otel gibi dünya zenginlerini ağırlıyor. Amerikalı milyarder Dennis Tito’nun ardından Güney Afrikalı işadamı Mark Shuttleworth ve ABD'li Greg Olsen tatilini bu istasyonda geçiren şanslı isimler. Ancak buranın bir araştırma merkezi olmasından dolayı bu ziyaretler tepki çekmeye başlayınca, uzaya gelmek isteyenler için yeni formüller düşünülüyor. Bu çalışmalar kapsamında, uzaya turistik ve ticari amaçlı ilk yolculuk hayalleri 2015 yılına kadar gerçekleşecek gibi görünüyor. Amerikan havacılık şirketi Bigelow Aerospace’in sahibi Robert Bigelow tarafından yürütülen proje başarılı olursa bir yılda yaklaşık 30 turist uzayda ağırlanabilecek. Uzayda insan varlığının kalıcı olması için 15 yaşında hayaller kurmaya başlayan Bigelow, dünyanın yörüngesine oturtulmuş Nautilius isimli ilk otelini yapıyor. Ziyaretçiler, 17 bin 500 kilometre hızla dünya yörüngesinde seyredecek olan, 330 metre küplük bir istasyonda, ağırlığı olmayan akrobasiyi öğrenecek, 3 saatte bir dünya etrafında tur atacağı için dünyanın sürekli değişen görüntüsünü izleyebilecek ve her 90 dakikalık yörüngenin yarısında, galaksinin yıldızlarla ortaya çıkan alevlerini görebilecek. Her bir modülü üç kattan oluşan ve yerçekimsiz ortama göre dizayn edilen Nautilius’un, modüllerinde yatak ve oturma odaları, sağlık merkezi, spor salonu gibi standartlar yer alacak. Dünya ve okyanus manzaralı bu otelin en ucuz köşesi olan zemin odanın gecelik fiyatı tam 1 milyon dolar. Buradan anlaşılacağı üzere uzayda yaşam şimdilik çok pahalı görünüyor; ancak ilerleyen zamanlarda neler olacağını kimse bugünden kestiremiyor. Birkaç yıl öncesine kadar bunu hayal etmek bile zordu. Ancak bugün NASA’nın yardımlarını seferber ettiği bu proje başarıya ulaşırsa şişirilebilir uzay modülleri ileride Ay’da da uygulanacak ve başka bir gezegende hayat kurma girişimlerine öncülük edecek. Hayal gücü sınır tanımıyor ve bu konuda girişimler de her geçen gün artıyor. Tüm bu gelişmeler, insanoğlunun yavaş yavaş uzaya taşınmaya hazırlandığını gösteriyor.
 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR