Çocukların,
gençlerin, yetişkinlerin en çok sevdiği yemekler listesinin
başında yer alan makarna, belki de bu ortak listenin en
mucizevi yiyeceği. Çünkü, sosyal sınıf, yaş, meslek,
cinsiyet, hatta entelektüel seviye ayırmaksızın, böyle bir
ortak beğeni, makarnadan başka, dünyada bir tek ekmek için
geçerli olsa gerek. Makarna, içine karıştırılan sosların
sebze, kıyma, domates ya da peynir gibi malzemelerden
oluşması sebebiyle, insanların beğenileri hakkında ipuçları
verir. Anneler, akşam yemeği için az gördükleri bir çeşidin
yanına hemen domatesli bir makarna pişiriverir. Bekarların,
öğrencilerin en büyük ziyafetidir. Ani gelen misafir için ev
sahibinin baş kurtarıcısıdır. Yani makarna, gün gelir tek
başına bir şölen yemeği olur, gün gelir mideye şifa verir;
bazen misafire karşı yüz akı, bazen çocukların en eğlenceli
yemeği oluverir.
Makarna aslında, kitaplarda durum buğdayından elde edilen
irmiğin su ve bazı zenginleştirici besinler ile
karıştırılması ve istenilen şekillerde kurutulmasıyla elde
edilen bir gıda maddesi olarak tanımlanıyor. Dünyada
beslenmedeki önemi bakımından ekmekten hemen sonraki sırada
yer alıyor. Makarnanın bu kadar önemli ve yaygın olmasının
haklı sebepleri var: Uzun süre muhafaza edilebiliyor,
soslarla zenginleştirilip tek başına bir öğün olabiliyor,
hazırlanması kolay, lezzetli, besleyici ve ekonomik.
Yüzyıllarca Çin, İtalya ve Arabistan yarımadasında bilinen
makarnanın, Türkler ile buluşması Orta Asya'daki göçebelik
günlerine uzanıyor. Göç ederek yaşayan kavimler kışlık
erzaklarını hazırlarken yükte hafif ve doyurucu olan
yiyeceklere gereksinim duydukları için erişteyi üretiyorlar.
Bugün Anadolu'nun pek çok yerinde kadınlar hala kışlık erzak
olarak erişte hazırlıyor.


Lezzeti sosunda saklı
Günümüzde kişi başına yılda 28 kiloyla en çok makarna
tüketen, en çok makarna çeşidi bulunan, sofralarında
makarnayı ana yemek olarak en çok sunan ve soslarıyla
harikalar yaratan ülke, İtalya. Makarnayla her türlü malzeme
iyi sonuç verse de makarnaya en çok deniz ürünleri, sebzeler
ve peynir yakışıyor. Keskin tatları olan taze baharat ve
zeytinler, soslara aromalı değişik tatlar kazandırıyor.
Soslar, domates veya kremayla akıcılık kazanıyor; şarküteri
ürünleri, tavuk, hindi, kırmızı etle makarna ana yemeğe
dönüşüyor.
Her çeşit makarnanın çiğneme şekli ve damağa
hissettirdikleri farklı. Buna bağlı olarak her makarnanın
favori malzemeleri değişik. Spagetti, domates ve salçalı
soslarla, erişte gibi yassı makarnalar peynir, yumurta ve
krema bazlı soslarla, burgu ve ince uzun makarnalar sebzeli
soslarla; mantı ve midye şekilli makarnalar, etli ve kıymalı
soslarla daha çok lezzet kazanıyor. Kalın ve uzun makarna
fırın için uygun.
Zeytinyağı, sarımsak,
fesleğen ve parmesan…
İtalyan usulü makarnanın pişirilişi Türk usulünden farklı.
İtalyanlar, Türkler gibi makarnayı çok fazla pişirmiyor. İyi
pişmiş bir makarna dişe gelecek kıvamda olmalı. Pişirme
ölçüleri diğer önemli dikkat edilmesi gereken özellik. Az
suda haşlanan makarna yapabilecek en büyük yanlış.
İtalyanlar makarna piştikten sonra soğuk sudan geçirmiyor.
Genellikle sıcak zeytinyağı veya sosa atılarak çevriliyor.
Kullanılan sosta vazgeçilmeyen tatlar zeytinyağı, sarımsak
ve fesleğen.
Dünyanın en lezzetli ve makarnaya en çok yakışan peyniri
parmesan, İtalya’nın altın peyniri olarak biliniyor. Üzerine
ilave edilmeden makarna yenmiyor. Parmesan peynirinin
ilkbaharda yağ oranı düşük, yazın daha sert ve aromalı.
Sonbaharda yılın en kaliteli parmesanı üretiliyor. Kış
parmesanı ise çok açık renkli, tatlımsı ve hafif aromalı
bir
peynir oluyor. Gerçek parmesanın tuz oranı düşük, çünkü
pastörize sütten değil, doğal sütten üretiliyor.
Taze ve kuru makarna
Makarna kuru ve taze olmak üzere ikiye ayrılıyor. Taze
makarna hazırlamak zahmetli ve uzun süren bir iş; günler
sürüyor. Uzun süre dayanan, daha doğrusu marketlerden
paketlerde satın aldığımız kuru makarnaların kurutulma
süresi ise 6 saatten 24 saate kadar değişiyor.
Taze makarna çok işlenmemiş, üzerinde çalışılmamış olsa da,
kuru makarnaya göre hatırı sayılır derecede pahalı. Çünkü
makinelerde kurutulmuyor. Doğal ortamda kurutulduğu için
irmiğin bütün kalitesi, vitaminleri, proteinleri makarnada
kalıyor. Dolayısıyla besleyici özellikleri kuru makarnaya
oranla çok daha fazla. Tadı ise kuru makarnadan kat kat daha
güzel çünkü özellikle irmiğin kokusu ve lezzeti makarnada
kalıyor.
İrmik ve un arasındaki en temel fark gluten kalitesine
dayanıyor. Durum buğdayında gluten dayanıklı iken, yumuşak
buğdayda gluten çok hassas. İrmikte bulunan glutenin zarı
çok sıkı bir şekilde gibi ve gluten değerinin yüksekliği
makarnanın da kalitesini yükseltiyor.
Taze makarnalar kuru olanlara göre daha kısa sürede pişiyor.
Kuru makarna için ideal süre 8-9 dakika iken, taze makarna
3-4 dakikada haşlanıyor. Kuru makarna gibi şişmediği için
kuru makarnayla aynı miktarı tutturmak için yüzde 50 daha
fazla kullanılması gerekiyor. Kuru makarna uzun süre
saklanabilme özelliğinden dolayı el yapımı makarnaya oranla
daha çok tercih ediliyor.

Evde makarna yapımı
Evde taze taze hazırlanmış makarna hazırlamanın keyfi başka.
Öyle mutfakta saatler geçirmek gerekmiyor. Hamur kesme
makinesi olması da şart değil. Hamuru hazırlayıp kestikten
sonra hemen haşlamak, soslar ve garnitürle renklendirip
servis yapmak için, işin ilk adım hamuru hazırlamak.
Aslında bizim mantımız da bir çeşit makarna. İtalyan ev
yapımı makarnalarda durum buğdayı kullanılsa da, ravioli ve
tortellinide tıpkı mantıda olduğu gibi ekmeklik un
kullanılıyor.

|