SİTE İÇİ ARAMA

 

Zaman içinde çizgi film sektörü büyüdükçe, yapımcılar hem kaliteli, hem de prestijli filmlere yöneldiler ve Oscar’lık başarılı işlere imza atmaya başladılar. Örneğin müzikleriyle Oscar alan Walt Disney’in Aslan Kral’ı bütün dünyada izlenme rekoru kırmıştı. Walt Disney yapımı bir başka film olan Kayıp Balık Nemo ise 2003 yılında 850 milyon dolarlık gişe hasılatı yapmış ve 76. Oscar ödüllerinde En İyi Animasyon Filmi ödülünü almıştı. Ki bu rakamı sadece 11 Oscarlı Yüzüklerin Efendisi geçebilmişti. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Oyuncak Hikayesi ise yapımcının Oscar’ı kucaklayan ve hafızalara kazınan filmlerinden sadece ikisi.
Bu yıl da Oscar Walt Disney’e gitti
Şubat ayında yapılan 80. Oscar ödül töreninde gecenin en çok merak edilen ödüllerinden biri henüz ilk dakikalarda belli olmuştu. Animasyon harikası Ratatouille, Persepolis’in önüne geçerek En İyi Animasyon Filmi ödülünün sahibi oldu. Jüri üyeleri de Walt Disney imzalı Ratatouille’un taze ve şık çekiciliğine karşı koyamamışlardı.
Ratatouille, herkesin büyük beğenisini toplayıp akıllarda yer edinirken, bu yılki akademi ödülleri töreninde En İyi Kısa Metrajlı Animasyon ödülünü alan 2006 yapımı Peter and the Wolf’un aynı etkiyi yaratıp yaratmayacağı meçhul. Çünkü, Walt Disney’in kazandığı bu başarı benzerleri için geçerli olmayabiliyor. Benzer karekterlerin, filmlerin pek çoğu unutulup, hafızalarımızda yer edinmezken Disney Amca’nın akılda kalmayan, sevilmeyen karakteri yok gibi. Çünkü o, hayatımıza girmiş, hatta iz bırakmış birçok ölümsüz çizgi karakterin babası.
Yapımcı firmalar Oscar’lık başarılı projelere imza atsalar da, hiçbiri Walt Disney karakterleri kadar kalıcı ve etkileyici olamadı, olamıyor. Ve hiçbiri onun kadar çok ödülü kucaklamadı. Geçmişten bugüne kısa bir göz attığımızda Walt Disney’in Oscar’a en çok aday olan ve Oscar’ı en çok kazanan kişi olduğunu söyleyebiliriz. Tam 64 kez aday olmuş ve 26 kez de bu ödülü eve götürmüş. İlk Oscar ödülünü 1932’de alan Walt Disney, aynı zamanda 1953 yılında 4 dalda aldığı ödül ile de bir seferde en fazla Oscar alan kişi rekorunu elinde tutuyor. Ayrıca Walt Disney’e ödül kazandığı yapıtlarından biri Snow White and the Seven Dwarfs/Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler için de biri standart boyutta olmak üzere yedi minyatür heykelcik verilmiş.
Peki nedir Walt Disney imzalı yapımları, o filmlerdeki karakterleri unutulmaz kılan? Karekterler neden bu kadar çok seviliyor, hiç düşündünüz mü? Aldığı Oscarl’ar bu başarının bir kanıtı mı? Aslında cevabı çok basit… Hangimiz onlarla büyümedik ki? Özellikle çizgi filmlerin en büyük izleyicisi, Walt Disney’in de genel hedef kitlesi olan çocuklar gibi masum ve savunmasız halleri, bu karakterleri başarılı, samimi ve gerçekçi kılıyor. Ayrıca çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de hitap eden dev bir çizgi eğlence dünyası söz konusu. Bugs Bunny, Donalt Dug, Mickey Mouse gibi çizgi karekterleri seyrederek büyüyen nesillerin çocukları da şimdi aynı ekran yıldızlarını izliyor, onlarla büyüyor. Aslında izlemekle kalmıyor; bu kahramanların figürleri ile bezenmiş ürünleri satın alıyor, onların resimlerinin olduğu t-shirt’leri giyiyor, üzerinde Mickey’nin olduğu bardaktan süt içiyor, Donalt amcalı kalemleri silgileri kullanıyoruz. Çünkü hepsi birer marka ve çünkü onlar hayatımızın “iyilik ve güzelliği sembolize eden” birer parçası. Kimbilir kaç kuşak onlarla büyüdü ve daha kimbilir kaç kuşak onlarla büyüyecek...

Çizgi dünyasının babası:
Walt Disney

Kayıp Balık Nemo, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Aslan Kral, Külkedisi Sindrella, yalan söyledikçe burnu uzayan Pinokyo, sevimli köpekler 101 Dalmaçyalı, Uyuyan Güzel... Bu karekterleri hayatımıza kazandıran kişi Walter Elias Disney; yani hepimizin yakından tanıdığı ve çoğumuzun onu da bir çizgi karekter sandığı Walt Disney...
İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Disney, Elias Disney ve Flora Call’un beş çocuğundan biri olarak 1901 yılında Chicago’da dünyaya geldi. Bir yandan okula, bir yandan da Chicago Sanat Enstitüsü’ne giderken 16 yaşında eğitimini yarıda bırakan ve ambulans şoförü olarak orduya yazılan Disney, 1919’a kadar Fransa’da Kızıl Haç’ta çalıştıktan sonra Amerika’ya geri döndü. Kansas’ta bir reklam atölyesinde kendisi gibi çizgilere düşkün Ub Iwerks ile tanışan Disney, onunla birlikte Iwerks-Disney Commercial Artists’i kurdu. Ancak onun gerçek yeteneği olan animasyona yönelişi Hollywood’a gelmesi ve Robert amcasının garajında küçük bir stüdyo kurması ile gerçekleşti. Los Angeles’ta kurduğu bu küçük stüdyoda hayata geçirmeyi planladığı çizgi film ise neredeyse yarısını tamamlamış olduğu küçük bir kız ve beraberindeki animasyon karakterlerden oluşan Alice Harikalar Diyarı idi.
Alice serisinin oldukça başarı kazanmasına rağmen yeterli talebi görmemesi Walt Disney’i, yeni bir karakter üzerinde çalışmaya yöneltti: Şanslı Tavşan Oswald,

Bir fare doğuyor
Walt Disney’in Şanslı Tavşan Oswald’ın ardından hayalini kurduğu bir sonraki çizgi karakter Mickey Mouse’tu. Önceleri bu karektere Mortimer adını vermişti ama eşi Lilly’in önerisiyle ismi Mickey oldu. Mickey Mouse eleştirmenler tarafından, en önemlisi de halk tarafından sevildi. Mickey’ın başarısı ile yeteri kadar para kazanan Disney, bu birikimini en yetenekli animasyoncuları bünyesine katmak ve yeni şirketler kurmak için harcadı.
Mickey’ın yıldızı giderek parladı ve ünlü animasyon tarihçisi Charles Solomon’un da dediği gibi sevimli fare, dünyanın en sevilen animasyon karakteri Felix’n ışığını söndürdü.

Fikrinin tutmayacağını söyleyenleri yanılttı
Aynı zamanda iş adamı zekasını kanıtlamak istercesine Walt Disney, Temel Reis gibi Mickey Mouse ile yarışan rakipleri karşısında yeni bir adım atarak ilk uzun süreli ve renkli animasyon müzikali üzerinde çalışmaya başladı. Bu işin başarısız olacağına dair yapılan tüm eleştirilere kulak tıkayan Walt, 1937’de romantizm dolu mükemmel bir hikaye olarak tanımladığı Snow White and 7 Dwarfs/Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler hikayesini bir Amerikan masalına dönüştürdü. Film, Disney'e birçok Oscar getirdi.
1940’da Pinocchio, 1941'de Uçan Fil Dumbo ve 1942'de Bambi doğdu. 1950’lerde Hazine Adası ve Denizler Altında 20.000 Fersah ile gerçek aktörlerin bulunduğu sinema dünyasına adımını atan Walt Disney, 1948 ve 1960 yılları arasında hayata geçirdiği 13 True-Life Adventures hikayesinin sekizi Oscar Ödülü kazandı.
Walt Disney, Winnie the Pooh, Uyuyan Güzel (1958), Sindirella (1950), Üç Küçük Domuz, Güzel ve Çirkin, Robin Hood gibi sayısız çizgi yaratırken, bugün gişede büyük başarılara imza atan 101 Dalmaçyalı, Aslan Kral, Tarzan, Oyuncak Hikâyesi, Bir Böceğin Yaşamı, Küçük Denizkızı, Mulan, Denizler Altında 20.000 Fersah ve Şaşkın İmparator gibi yapımlar onun yarattıkları üzerine kuruldu.
1940’da, çalışanlarının çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği özel bir park kurma fikri aklına gelen Walt Disney, beş yıl içinde Disneyland projesini oluşturdu. Walt Disney, bu projede çalışan ‘hayal mühendislerine’ “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum” demişti. 1955'te California - Los Angeles'ın güneyinde Anaheim'da ilk Disneyland eğlence parkını açan Walt Disney, ardından Florida eyaletinin Orlanda kentinde ikinci eğlence parkının açılışını yaptı. Bu parklar paris ve Tokyo'da da açıldı.
Babası, “sanatçı olacağım” dediğinde ona destek olmayacağını söyleyince iyi ki, hayallerinden, rüyalarından vazgeçmemiş Disney Amca. 15 Aralık 1966’da, 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle yaşamını yitiren çizgi dünyasının babası Walt Disney, yaratığı karakterler, ilham kaynağı olduğu filmler ve çizgi dizilerin yanında 40 otel, 11 park, 2 su parkı, 8 büyük stüdyo, 6 plak firması, 11 televizyon kanalı ile büyük bir ticari başarı olarak halen aramızda.
 

KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR