SİTE İÇİ ARAMA

 

Son zamanlarda televizyon dünyasında adından en çok söz edilen kavramlardan biri HD kavramı olsa gerek. Türkçemize “Yüksek çözünürlüklü” olarak yerleşen bu kısaltma High Definition sözcüklerinden türetilmiş. Doğrudan televizyonlarımızı ilgilendiren bu teknoloji ekranlara çok daha net ve detaylı görüntüler taşıyor.

Karmaşık teknik terimleri ve yayın teknolojilerini bir kenara bırakırsak, HD kavramını basitçe şöyle özetleyebiliriz: Tabi ki geniş ekran formatında (teorik olarak 16:9 olarak bilinen geniş ekranlı LCD ya da plazma televizyonlardan bahsediyoruz), ekranda birim zaman içinde daha fazla veri görüntüleme teknolojisine HD deniyor. Hemen ufak bir karşılaştırma yapalım. Buradaki anahtar kelime “birim zaman”. Yani örneğin 1 saniye. Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bu süre içinde, ekranlarımıza yansıyan HD yayınlarında temel ilke çok daha net görüntü şeklindedir. Örneğin futbol karşılaşmalarında top çizgiyi geçti mi geçmedi mi, ya da temas var mı yok mu, şeklindeki şüpheler doğru açıyla çekilmiş HD teknolojisine sahip bir kamerada çok net olarak görülebilir. Hatta görmeden inanamak güç ama, böyle bir sahnede, temas var mı yok mu sorusu bir yana, ekranı dondurup yerdeki çimleri bile sayabilirsiniz. Tabi HD yayınları alabilecek bir televizyon ya da projektörünüz varsa.
HD'li yayınların anahtar kelimesi olan “birim zamanda daha çok veri aktarımı”nın arkasında yüksek bant genişliği gibi bir başka teknoloji daha gizli. Zaten böyle geniş ağızlı bir musluk olmasa o kadar çok detay birim saniyeye sığdırılamaz.
HD yayınları özellikle futbol karşılaşmalarında gördüğümüz “Super Slow Motion” ile karşılaştırabiliriz. Bu tür özel sahnelerin nimeti kullanılan kamerada saklı. Ama bütün maçı süper yavaş çekimle yayınlamak çok saçma olacağından, o kadar detayı ekrandan hızlı bir şekilde geçirebilmek, yani olağan akış hızında yayınlamak için HD teknolojisi kullanılıyor. Bu tür yayınların süper yavaş çekimlerinde ise az önce bahsettiğimiz çimlerin sayılabilecek kadar net görülmesi işte bu teknikle mümkün.

Üç adımda HD yayınları
HD teknolojisinin genelde üç bacağı var. Bunlardan ilki medya bacağı, ki ülkemizde şu anda dijital yayın yapan uydu platformlarında kısıtlı olsa da HD yayınları var. Ayrıca bu kategoriye Blu-Ray ve daha yaygınlaşmadan tarih olan HD DVD isimli DVD'ler de giriyor. İkinci olaraksa karşımıza hemen her teknoloji marketinde ya da mağazada vitrinde gözümüzün içne giren LCD ve plazma televizyonları da içeren alıcı bacağı bulunmakta. Son olarak da tabi ki medya ile alıcı bacakları arasında düzgün bir bağlantı alt yapısı oluşturulmalı ki, HD yayınlar layıkıyla, görüntü ve ses kalitesinde kayıp yaşanmadan seyredilebilsin. “Seyredecek ne var ki” sorusuna ise şu anda uydu üzerinden erişilebilen kısıtlı yayınlarla piyasada satılmakta olan Blu-Ray ve HD-DVD'li DVD filmleri önerebiliriz. Tabi bu filmleri seyretmek için bir de bu medyaları destekleyen cihazlara sahip olmak gerek. Ama asıl şölen bu Haziran'da başlayacak ve Türkiye'nin de katıldığı Avrupa Futbol Şampiyonasında yaşanacağını şimdiden hatırlatalım. Digiturk, bu maçların tamamını HD'li olarak yayınlayacak.

Farklı yayın formatları

Piyasadaki en yaygın HD alıcısı konumundaki LCD ve plazma televizyonlarda ya HD Ready, ya da FullHD logolarını görmekteyiz. Bu logoların ikisi de HD yayınları kayıpsız olarak gösterebilme anlamını taşıyor. Asıl farklılıkları yayın formatında gizli. Zira şu anda dünyada 720p ya da 1080i/p şeklinde isimlendirilen iki farklı yayın formatı var. İlki televizyon çözünürlüğü 1280x720 piksel olan ve en yaygın HD'li televizyonlar için uygun. 1080i/p olansa 1920x1080 piksel içeren ve günümüzde nispeten 37” üstündeki televizyonlarda karşımıza çıkıyor. Teorik olarak her iki ekran çözünürlüğü de HD yayınları düzgün bir şekilde alıp gösterir. Düşük çözünürlüklü olan yükseğini küçültür, yüksek çözünürlüklü olansa düşüğünü yükseltir. Her iki tür televizyonda da kalite anlamında orijinal yayından biraz sapma olacaktır ama insan gözü bu ayrıntıları yakalayacak kadar hassas değil. Bu nedenle bir HD destekli televizyon alırken çözünürlükten önce, hangi ebatta TV satın almak istediğinize öncelik tanıyın.
Çözünürlük seçeneğini daha sonraya bırakın. Eğer 40”ten yüksek bir TV alacaksanız, tercihinizi FullHD'lilerden yana kullanabilirsiniz. Ayrıca ülkemizde tüm TV yayınlarının HD'ye geçmesi için en azından bir 5 yıl daha beklemek gerek. Üstelik bu yayınların hangi formatta olacağı bile henüz belli değil. Yurt dışındaki örneklerde güncel ağırlık 720p'den yana çünkü yayın maliyeti daha düşük. Buna karşın DVD'lerdeki filmler ise 1080i formatındalar.
Bağlantı seçenekleri
HD formatı sadece televizyondan ibare bir kavram değil. Dijital video kameralar, oyun konsolları, projeksyon cihazları, DVD oynatıcılar, bilgisayarlar gibi bir çok cihaz bu görüntü formatını destekleyebiliyor. Ancak buradaki en önemli ayrıntı HD yayınların bir kaynaktan diğer bir kaynağa görüntü kaybı olmadan aktarılmasını sağlayan bağlantı kablolarıdır. Ses ve görüntüyü tek kabloyla aktaran HDMI seçeneği müthiş bir rahatlık sunarken, komponent olarak bilinen 3 renkli görüntü bağlantısı ise sadece video taşır ama HD yayınlarını HDMI'da olduğu gibi kayıpsız taşır. Diğer seçeneklerde ise görüntülerdeki o müthiş detaylar buharlaşarak ekrana normal bir görüntü gelir. Onca yatırımınız heba olacak demektir.


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR