Gözünüzü kapatarak dünyanın farklı coğrafyalarındaki
ülkeleri aklınızın ucundan geçirin. Eminiz ki, aklınızdan
geçen ülkelerden biri Brezilya’dır. Brezilya’nın, coğrafi
olarak bizden uzak olmasına karşın, bu kadar akıllarda yer
etmesinin başlıca nedeni, Dünya Kupaları’nda Brezilya’nın
göze hoş gelen etkili futbolu ve yıldız futbolcuları
olabilir mi dersiniz?
Ya da sambası, kahvesi, plajları ve eğlence dolu
karnavalları mı Brezilya’nın çekiciliğini oluşturuyor? Bu
sorunun yanıtı kişiden kişiye değişebilir ama gerçek olan
fakir bir ülke olmasına karşın, herkesin bir gün Brezilya’yı
görmek istemesi…

Sao
Paulo ve Rio de Janerio
Brezilya çok büyük bir ülke, en büyük iki şehri Sao Paulo ve
Rio de Janerio. Bu iki şehir aslında iki komşu eyalet
olmasına karşın çok farklı yapıya sahip. Sao Paulo nüfusuyla
hem Brezilya’nın, hem de Güney Amerika’nın en büyük şehri.
Tam bir sanayi şehri olan Sao Paulo, bu özelliğiyle de Rio
de Janerio ile taban tabana zıt bir görüntüye sahip. Rio de
Janerio, eğlence ve tatil özellikleri ön plandayken, Sao
Paulo’ya iş dünyası hakim.
Rio de Janerio, Corcovado dağıyla deniz arasına sıkışmış
doğa harikası bir kent. Corcovado dağındaki kollarını açmış
Hz. İsa heykeli, şehrin her tarafından görülüyor ve şehre
mistik bir hava kazandırıyor. Yerel halk güleryüzlü, samimi
ve komplekssiz olmalarıyla turistlerin bir anda gönüllerini
fethediyor.
Dağın yemyeşil dik yamaçlarla inerek, denizle buluştuğu
plajlar dünyaca ünlü. Copa Capana ve Ipanema plajları gün
boyunca şehrin esas eğlencesini oluşturuyor.
Rio de Janerio zenginlikle fakirliğin kesin çizgilerle
ayrılmadığı bir yapıya sahip, plajlara bakan evlerde
zenginler yaşarken, birkaç sokak ötede de fakirliğin kol
gezmesi sıradan bir durum.
Bu iki büyük şehri çoğu kişi Brezilya’nın başkentleri sansa
da, Brezilya’nın başkenti aslında 1956 yılında sıfırdan
kurulan ve 1960 yılında başkent ilan edilen Brasilia şehri.

Samba ve Capoeria
Brezilya demek dans demekse, dans da samba ve capoeria’dır.
Capoeria, aslında Brezilya’da kölelerin elleri zincirli iken
kendilerini savunmak için geliştirdikleri tekmeye ve
akrobasiye dayalı dövüş stili. Fakat bu dövüş
yasaklanmasından sonra müzik eşliğinde yapılarak dans
formatına girmiş. İki güçlü dansçının dansları rekabet,
çekişme, takılma ve alay içeren figürlerden oluşuyor.
Hareketleri çok sayıda akrobatik unsur içerdiği için seyir
keyfi yüksek ve özellikle Rio de Janerio’nun çoğu noktasında
sıkça karşılaşabilirsiniz.
Samba ise, Brezilya denildiği zaman akla gelen ilklerden. Bu
kıvrak dansla plajlarda eğlenenleri görmek her zaman mümkün,
Rio Karnavalı sırasında, bütün şehrin samba yaptığına da
şahit olabilirsiniz.



Brezilya’nın
tarihi
Brezilya’yı 1500 yılında Portekizli denizci Pedro Alvares
Cabral keşfediyor. Portekizli’lerle İspanyol’lar arasında
yeni bir kıtayı paylaşmak için büyük kavgalar çıkıyor. Bu
kavgalar sonucunda iş Papa’ya kadar varıyor. Papa da,
kıtanın doğusunu Portekizli’lere, batısını da İspanyol’lara
verilmesini kararlaştırıyor. Güney Amerika’nın batısı birden
çok ülkeye bölünürken, Brezilya tek bir ülke olarak kalıyor.
Bugün Brezilya, Güney Amerika’nın en büyük ve en kalabalık
ülkesi durumunda. Ülkenin kuzeyiyle güneyi arasındaki mesafe
3240 kilometre. Brezilya, aynı zamanda kıtada bulunan hemen
hemen bütün ülkelerle de komşu. Ve tabi ki, kıtanın
Portekizce konuşulan tek ülkesi. Güney Amerika’nın diğer
bütün ülkelerinde İspanyolca hakim. Brezilya 1822 yılına
kadar Portekiz’in bir kolonisi oluyor. 1822’de bağımsızlık
ilanıyla önce Brezilya İmparatorluğu, 1889 yılından itibaren
de Brezilya Federe Cumhuriyeti olarak yönetiliyor.
Brezilya’da 190 milyondan fazla kişi yaşıyor; en büyük
şehirleri Sao Paulo (10 milyon) ve Rio de Janeiro (6
milyon). Nüfusun yüzde 81’ini dinlerine sıkı sıkıya bağlı
Katolikler’den oluşuyor.
Rio Karnavalı
Brezilya denilince akla gelen ilk şeylerden biri de Rio
Karnavalı. Adını karnavalın yapıldığı şehirden alan bu
eğlence dört gün sürüyor. Brezilya’nın 6 milyonluk nüfusuyla
ikinci büyük şehri, genellikle Şubat ayına (Paskalya
bayramından 7 hafta önceye denk geliyor) rastlayan bu
dönemde dünyanın dört bir yanından eğlenmeye meraklı
turistleri ağırlıyor. Karnaval alanında toplanan yüzbinlerce
kişiye ek olarak, televizyonların da canlı yayınladığı bu
etkinliklerin hazırlıkları 11 ay öncesinden başlıyor.

Sokaklarda binlerce insanın, saatler boyu birbirinden renkli
kostümlerle dans ettiğini ve ritmle coştuğunu gözünüzün
önüne getirin. Cumartesi gününden Salı gecesine kadar Rio
sokaklarında göreceğiniz kareler bunlar. Samba bütün şehri
sarıyor ve içine milyonları çekiyor.
Karnaval programı
Rio Karnavalında 14 samba okulu geçişe katılıyor. Akşam
saatlerinde başlayan geçişler sabah 6, 7’ye kadar devam
edebiliyor. Bu geçiş sırasında her okul bir konu seçiyor ve
kostüm, müzik, dekor ve figürleriyle bu temayı yansıtmaya
çalışıyorlar.
|
Mutlaka
gidilmeli Amazon Nehri: Dünyanın
en büyük nehri, taşıdığı suyla bütün Güney
Amerika’ya hayat veriyor. Portekizce’de Rio Amazonas
olarak geçen bu nehir vahşi yaşamı merak edenler
için önemli bir gözlem merkezi.
Copa Capana Plajı: Rio de Janerio’nun en
büyük ve kalabalık plajı. İnka dilinde “Denize
bakılan yer” anlamına geliyor.
İpanema: Rio de Janerio’nun ikinci büyük
plajı, Copa Capana’dan farkı daha nezih olması.
Rio Karnavalı: Şubat ayında olmakla birlikte
tarihleri her sene değişiyor, fakat 4 gün boyunca
sınırsız eğlence vaat ediyor.
Maracana Stadı: 180 bin kişi kapasiteli
dünyanın en büyük stadı ünvanını taşıyan bu stad Rio
de Janerio’da bulunuyor.
|
|
Mutlaka tatmalı
Kahve: Brezilya dünyanın en büyük kahve
üreticisi
Feijoada: Brezilya’ya özel bir fasülye türü,
pilavla birlikte yeniyor.
Tropik meyveler: Brezilya tropik meyveler
yönünden çok zengin, meyve suları ve kokteyller de
bu zenginliği taşıyor.
Churrascaria: Brezilya’nın özel bir et
yemeği; Türkiye’deki kebapçılar gibi oldukça yaygın.
|
|