Ana Sayfa | Site Haritası  

   
 
İspanyol dansı ve Türk folklorunun birleşiminden doğan ateşli ve bir o kadar da heyecan verici bir gösteri Flamenco Alaturka! Birleşmiş Milletler’in desteği ile İspanya ve Türkiye’nin önderliğinde yürütülen "Medeniyetler İttifakı" Projesi’ne ve Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine, kültürel boyutta ivme kazandıracak özel bir çalışma aynı zamanda da. Dünyada ilk kez sentezlenip sahnelen, İspanya ile Türkiye ortak yapımı olan Flamenco Alaturka Topluluğu, İspanya ve Türkiye Kültür Bakanlığı tarafından da destekleniyor. Topluluk şu ana kadar TİM Maslak Show Center’da gerçekleştirdiği 3 gösteriyle 7 bin kişiye ulaştı.
3 B Sıradışı Projeler – Etnik 34 tarafından hazırlanan, Genel Sanat Yönetmenliği’ni Işıl Reina Karaman’ın üstlendiği Flamenco Alaturka’da 60 kişilik dansçı ve müzisyen ile 20 kişilik bir teknik ekip bulunuyor. Projenin prodüktörü Tolga Tamöz ile bu tutkulu dans gösterisini, Flamenco Alaturka’yı konuştuk…

Flamenco Alaturka projesi nasıl doğdu?
Farklı bir kültürün, yaşam şeklinin, farklı bakış açılarının, hoşgörü çerçevesinde ifade edilememesi, çözümlenmesi kolay gibi görünen birçok sorunun çözümünün aslında uzun zamanlara ihtiyaç doğurduğu gerçekliğini ortaya çıkartmıştır. Küreselleşen dünyada çatışma ortamını, sevgi, barış ve uzlaşmayla ortadan kaldırmak ve farklı kültürlerin birbirlerini yakından tanıma ve etkileşim sürecine ivme kazandırmak, kültürlerin birbirlerini daha yakından tanıyabilmesi amacıyla yola çıkıldı. Bunun için ilk adım; Birleşmiş Milletler’in öncülüğüyle kurulan “Medeniyetler İttifakı” projesi oldu. Akdeniz’in en doğusu ve en batısındaki ülkeler, İspanya ve Türkiye; Flamenco Alaturka projesiyle, her iki ülkede, aynı zamanda Avrupa’nın ve dünyanın çeşitli ülkelerinde sergilenmek üzere tasarlandı.
İspanya ile Türkiye tarihleri boyunca hiç savaşmamışlar. İki dost ülke olarak iyi ilişkiler içinde bulunmuşlar. Üstelik Türkiye ile ilk diplomatik ilişkiyi başlatan ülke sıfatına sahip ispanya’nın Avrupa Birliği’ndeki beşinci büyük ekonomiye sahip olması ve iki ülkenin de Akdeniz ülkesi olması göz önüne alındığında bizi böyle bir projeyi gerçekleştirmemiz gerçekliğiyle karşı karşıya bıraktı.

Ne tür bir içeriğe sahip?
İspanyol-Türk sanatçılarından oluşan flamenko ile Türk yerel dans ve müziğinin bir sentezidir diyebiliriz. Flamenko ve Türk sazlarından oluşan orkestra eşliğinde bir aşk hikayesinden yola çıkıyoruz. İki kültür arasındaki ortak noktaları ve farklılıkları işliyoruz. Bir dans tiyatrosu olarak nitelendirmek doğru olacaktır. Müzik ve dans performansı olarak dünyada ilk defa sentezlenip sahnelenen bir proje. İspanya, Türkiye ortak yapımı olan Flamenco Alaturka topluluğu, İspanya hükümeti ve AB Kültür Komisyonu tarafından desteklenen bir proje aynı zamanda. Flamenkonun ateşli ritmi ve armonileriyle, sıcak Alaturka melodileri bir aşk masalında birleşiyor bu dans tiyatrosunda.
İçeriği oluştururken neleri göz önüne aldınız, nelere dikkat ettiniz?
İçeriği oluştururken öncelikle yurt dışını hedefledik. İspanya ile ortak bir proje yapmamızın nedenlerinden biri de bu projenin yaratıcılarından biri olan Manuel Reina’nın İspanyol olması ve uzun yıllar dünyanın hemen her yerinde flamenko ile ilgili projelerde yer alması. Pprojeye hayat veren, projenin koreografisini ve ana fikrinin oluşmasını sağlayan Işıl Reina’nın da 18 yıllık flamenko ve modern dans geçmişinin olmasının verdiği cesaret de önemli.

Flamenco Alaturka ile sahnede neler anlatmak istiyorsunuz?
Aşk, tutku, güç, nefret, coşku, melankoli… Flamenco’nun ateşli ritmi ve armonileriyle, sıcak Alaturka melodilerinin bir araya getiriyoruz. Ana tema aşk. Farklı kültürlerin birbirlerini yakınlaştığı küresel dünyada çatışma ortamını, sevgi, barış ve uzlaşmaya bırakmasını anlatmak da bir diğer temamız.

Kadrodan bahsedebilir misiniz?
Projei 2 yıllık çalışma sonucu ortaya çıktı. 75 kişilik bir ekiple gerçekleştirildi. Sahnede 65 kişiden oluşan müzisyen ve dansçı yer alıyor. Ekipte 8 İspanyol sanatçı görev alıyor. Türk ve İspanyol saz ve vokallerden oluşan orkestra eşliğinde 90 dakika süren koreografiye 45 dansçı eşlik ediyor.
Önümüzdeki tarihlerde Flamenco Alaturka’yı izleyebilecek miyiz?
Ekim ayında başlamak üzere bir Türkiye turnesi hazırladık. Türkiye’nin 7 bölgesinin 13 şehrinde toplam 15 gösteri sahneleyip, ardından Aralık ayında İspanya hükümetinin talebi ve desteği doğrultusunda, Madrid’te İspanya Kralı Juan Carlos’un da katılımıyla bir organizasyon gerçekleştireceğiz. Ocak ayında AB Kültür Komisyonu’nun desteğiyle Avrupa turnesini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. 2009 Nisan ayında da 3 ay sürecek Japonya turnesini yapacağız.
 
Flamenco Alaturka ile neler hedeflediniz?
Toplumların kaynaşmasında ekonomik değerler çoğu zaman tek başına yeterli değildir. Toplumlar arasında empatiyi sağlayacak olan ekonomik ilişkilere kültürel öğeler de yüklenerek karşılıklı anlayış ve algılayış sürecine ciddi bir ivme kazandırılabilir. Bütün bunların ışığında, zaten 2 yıllık çalışma sonucu ortaya çıkmış bu kültürel sentezin oluşumu ve sadece 3 gösteride 7 bin kişilik bir seyirciye ulaşması, ülkemizin tanıtımı açısından, “Medeniyetler İttifakı” ile Flamenco Alaturka’nın ne kadar örtüştüğünün en basit göstergesidir.
Ülkemizle ilgili bu tanıtım atağını, Anadolu topraklarının kültürel zenginliğini bütün dünyaya, hoşgörü çerçevesinde tanıtmayı hedefliyoruz.

Dünyanın en önemli fotoğraf ajansı Magnum Photos’un asil üyelerinden biri olan ünlü İngiliz fotoğrafçı Martin Parr, Türkiye’deki ilk retrospektif sergisiyle santralistanbul’da… Sanatçının 156 eserinden oluşan “Assorted Cocktail” adlı sergisi 30 Ekim’e kadar santralistanbul Ana Galeri, 3. katta izlenebilecek. Sergide Parr’ın fotoğraflarını “Son Tatil”, “Bıkkın Çiftler”, “Küçük Dünya”, “İngiltere’yi Düşünmek”, “Almanya’yı Düşünmek”, “Telefon Projesi”, “Knokke le Zoute”, “Glasgow”, “Meksika”, “Lüksemburg” ve “Sağduyu” başlıkları altında izliyoruz. Günümüz metropol insanını yansıtan fotoğraflarıyla dikkat çeken Parr’ın sergisinde aynı zamanda iki video çalışması da görülebilir. Fotoğraflarının her birinde toplumsal eleştiri ve hiciv de yapan Parr, dünyanın en başarılı isimleri arasında gösteriliyor.

 

“Cahillikler Kitabı”
John Lloyd - John Mitchinson
NTV Yayınları

Yaygın kanılarla ilgili yanlış bilgilerimizin ve yanlış anlamalarımızın kapsamlı bir listesini sunan “Cahillikler Kitabı” geçtiğimiz haftalarda NTV Yayınları tarafından okurla buluştu. John Lloyd ve John Mitchinson’ın yazdığı “Cahillikler Kitabı”, filozofların, bilimcilerin ve sokaktaki insanların cevabını aradıkları bir soruya ışık tutmayı amaçlıyor: Hakikat nedir, zırva nedir? Siz hala iki tane burun deliğimiz olduğunu, dünyanın tek bir uydusunun bulunduğunu, suyun renksiz ya da 36 tane Osmanlı padişahı olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bu kitabı okumalısınız!


 

"Losing My Religion", "Shiny Happy People", "The One I Love" adlı şarkıları pek çoğumuzun dilinde… Politik söylemleri, tavırlarıyla da dikkat çekici ve takdire şayan bir grup… Tabii ki R.E.M.’den söz ediyoruz. Efsanevi rock grubu R.E.M. Türkiye’deki ilk konserini 4 Ekim’de Turkcell Kuruçeşme Arena’da verecek. Pozitif'in organizasyonuyla düzenlenen konser S.O.S İstanbul kapsamında gerçekleşecek. Yeni albümleri "Accelerate"yi bu yıl başında yayınlayan R.E.M.’in konserini kaçırmak istemezsiniz eminiz
www.biletix.com www.pozitif.info
 

Zeytinli
Rock Festivali

Poem Organizasyon tarafından 4 yıldır düzenlenen ve adeta rock severlerin buluşma noktası olan Zeytinli Rock Festivali 14 - 18 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. Su sporları, plaj voleybolu, oyun alanları ve daha birçok gündüz aktivitesi festivale katılan tüm misafirlere eğlenceli saatler yaşatacak. Kurban, Badem, Alev, Buz, Catafalque, Dinar Bandosu, False in Truth, Gökçe, Hayko Cepkin, İhtiyaç Molası, Makine, Marsis, İsveçli Atmospheric Gothic / Rock grubu Tiamat, Moğollar, Nev, Ogün Sanlısoy, Pentagram, S oul Sacrifice ve Yüksek Sadakat, festivalin sanatçıları…
İletişim bilgileri: (0212) 245 96 06 -
bilgi@zeytinlirockfest.com

Açıkhava
konserleri
dolu dizgin


AVEA ve HITT Prodüksiyon ortaklığıyla bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilecek olan AVEA Harbiye Açıkhava Konserleri 2008 kapsamında “Rock on Broadway” projesi izleyiciyle buluşacak. Geçtiğimiz yıl “Rock Müzikalleri” adı altında gerçekleştirilen ve beğeni toplayan projenin devamı niteliğinde olan “Rock on Broadway”de, dünyaca ünlü rock müzikallerinden kesitler sunulacak. 14 Ağustos’taki etkinlikte Burak Kut, Fadik Sevin Atasoy, Meyra, Pamela ve Doğan Duru sahne alacaklar. Süpervisorlüğünü Işıl Kasapoğlu, müzik direktörlüğünü Sabri Tuluğ Tırpan’ın yaptığı “Rock on Broadway” in koreografisi Nur Sonbahar’a, rejisi Gülin Kılıçay’a ait.
19 Ağustos’a kadar sürecek bu etkinlik ile ilgili konser biletlerine ve ayrıntılı bilgiye www.biletix.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
 

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi’nin işbirliğinde düzenlenen 6. Bodrum Uluslararası Bale Festivali, bu yıl 15- 29 Ağustos tarihleri arasında izlenebilecek. Türkiye’nin ilk ve tek bale festivali olma özelliğini taşıyan etkinlik, dünyaca ünlü bale repertuvarlarını seyirciye sunuyor. Aynı zamanda da sezon boyunca izleme fırsatı yakalayamadığınız bale prodüksiyonlarını da burada izleme imkanınız var. Etkinlik kapsamında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin "SYNC" ve "Carmina Burana"; İspanyol grup Los Vicancos ve Flamencoriental; İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin "Sınırın Aşıldığı Noktalar"; İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin “Güldestan”ının yanı sıra pek çok eser sunulacak. www.devoperabale.gov.tr
 

 












 
 


Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.
Güvenlik Politikası