| |
|
 |

4 Ağustos 1961 tarihinde Hawaii
eyaletinin Honolulu kentinde dünyaya gelen Barack Hussein
Obama’nın, yıllar yıllar sonra Amerika Birleşik
Devletleri’nin ilk siyahi başkanı olma yolunda hızla
ilerleyeceğini kim bilebilirdi ki? Dilerseniz, Obama’nın
başkanlık yolculuğundan önce hayat hikayesine bir göz
atalım…
Obama’nın babası Kenyalı bir
Müslüman. Annesi ise Kansaslı ve de Obama’nın deyimiyle ‘süt
gibi beyaz’. İki yaşındayken anne ve babası boşanan Obama,
annesinin ikinci evliliğini yapması nedeniyle Endonezya’ya
taşındı. |
İlkokulu
bitirdikten sonra ise anneannesi ve dedesinin yaşadığı şehir
olan Honolulu’ya geri döndü ve liseyi burada okudu. Önce Los
Angeles Occidental College’de iki yıl, ardından da Colombia
Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler Bölümü’nden mezun oldu.
Fakat eğitim hayatı burada sona ermedi. Obama, 1988’de
Harvard Üniversitesi’nde hukuk bölümüne girdi. Üstelik
buradan dereceyle mezun olarak bir başarıya imza attı.
Gençlik yıllarında alkol ve uyuşturucu sorunları yaşadı
maalesef. Fakat tıpkı şu anki ABD başkanı George Bush’un da
geçmişte başını ağırtan alkol sorunu gibi, Obama da bu tür
alışkanlıklardan vazgeçti.
Müslüman babanın oğlu
Okul yıllarında tanıştığı Michelle ile 1992 yılında evlendi.
Her fırsatta karısına olan aşkından bahseden Obama’nın Malia
ve Sahsa adında iki kızı var. Gelecek vaat eden
 genç
politikacı, büyük şirketlerde avukatlık yapmak yerine
yurttaşlık hukuku üzerine çalıştı. Tabii bu da onun için
artı bir puan oldu, başkanlık yarışında.
Kuşkusuz Obama’nın etnik kökeni seçim kampanyası sırasında
sık sık tartışıldı ve hatta Müslüman olan üvey babasının onu
zorla radikal İslamcı bir okula gönderdiği iddiaları havada
uçuştu. Fakat Obama her defasında Protestan bir Hıristiyan
olduğunu dile getiriyor. 1996 yılında Illionis Eyaleti’nden
senatör seçilen, 2004’te yüzde 70 gibi bir oy çoğunluğuyla
girdiği Amerikan Senatosu’nun ise tek siyahi üyesi olan
Obama’nın başkanlık yarışına uzanalım şimdi de…
Obama’nın zaferi
ABD Senatosu’na girişinin üzerinden henüz 3 yıl geçmişken
yani tam 10 Şubat 2007’de 2008 ABD başkanlık seçimlerine
aday olduğunu açıkladı. Tabii ki Demokrat Parti’den. Fakat
Demokrat Parti’den bir başka aday daha vardı ki o da eski
first lady Hillary Clinton! Hal böyle olunca Obama’nın işi
oldukça zor görünüyor hatta pek çoğu ona bu yarışta pek de
şans tanımıyordu. Çünkü Demokrat Parti’nin en şanslı adayı
Hillary Clinton’du. Ama gidişat tüm tahminleri altüst etti…
Her eyalette değişik tarihlerde ön seçimler yapılıyor
kuşkusuz ABD başkanlık seçimi öncesinde. Obama da bu
seçimlerde ilk olarak Iowa eyaletinde –ki bu eyalette
çoğunlukla beyazlar yaşıyor- beklenmedik bir başarı elde
ederek Hillary Clinton’un önüne geçti. Fakat Clinton New
Hampshire’da seçimleri kazandı ve durum eşitlendi… Yarış
böyle sürüp gitti, bir yerde Clinton öne çıkarken diğer
eyalette Obama’nın başarısı söz konusuydu. Fakat sonunda
kazanan Barack Obama oldu. Hem de açık arayla… Hal böyle
olunca da Clinton, başkanlık yarışında Obama’yı
destekleyeceğini ilan etti. Başkanlığa aday gösterilen ilk
Afrikalı-Amerikalı olan Barack Obama’nın şu anda
karşısındaki en güçlü rakibi Cumhuriyetçi Parti’den John
McCain.

Politik söylemleri
Peki neydi Obama’yı başkanlık yarışında bu kadar öne
taşıyan. Uzmanlar Obama’nın politik söylemlerinin özellikle
siyahlar ve gençler üzerinde çok etkili olduğu görüşünde.
Mesela Iowa seçimlerinde elde ettiği başarı sonrasında
yaptığı konuşmasını siyasi gözlemciler son yılların en
etkili siyasi konuşması olarak tanımladılar.
Barack Obama, Irak konusundaki tutumuyla dikkat çekiyor.
Başkan olduğu takdirde Irak’taki savaşı en kısa sürede sona
erdirme sözü verdi. Ki bu sözü onun öne çıkmasını sağlayan
faktörlerden biri kuşkusuz. Gerçi son dönemde Obama’nın bu
sözünden vazgeçtiği yönünde yayılan haberler de olmadı
değil. Ancak Obama söylentiler karşısında şöyle bir açıklama
da yapmıştı: “Değişiklik yok, savaşı sona erdirmeye
kesinlikle kararlıyım.”
 
Hollywood’dan yoğun destek
Obama’nın çevresinden tabii ki Hollywood ünlüleri eksik
değil. Paul Newman, Michael Douglas, Steven Spielberg
Obama’nın kampanyasına bizzat para yardımında bulunan
ünlülerden sadece birkaçı. Öte yandan “Ona yol açmak için
yerdeki kağıt bardakları bile toplarım” diyecek kadar
Obama’yı destekleyen bir başka isim ise Halle Berry. Ayrıca
George Clooney, Brooke Shields, Charlize Theron ve Oprah
Winfrey gibi pek çok ünlü Obama’nın sıkı destekçileri
arasında bulunuyor!
Fakat Obama karşıtları da yok değil. Bazıları ise onu
Müslüman bir babaya sahip olduğu için teröristlerin adayı
olduğu şeklinde iddialarla da suçluyor. Mesela New Yorker
dergisinin geçtiğimiz günlerde yayımlanan kapağında Obama ve
eşi Michelle, silahlara bürünmüş teröristler olarak
nitelendirildi. Obama aslında bu iddialara sakinliğiyle
cevap verdi. New Yorker’ın kapağını “Sadece bir karikatür”
sözleriyle karşıladı. Kendinden emin görünümüyle…
Politikayla olduğu kadar sanatla da ilgili bir isim Obama.
Müzik, sinema, edebiyat… Hatta iki tane yayımlanmış kitabı
var: “Dreams From My Father: A Story of Race and Inheritance”
adlı bir biyografi ve “The Audacity of Hope”. Rolling Stone
dergisinde yayımlanan röportajında Barack Obama caz’dan
rock’a kadar dinlediği müzikleri anlattı. Ve gördük ki
Obama’nın favori şarkıcıları Bob Dylan –ki siyasi kampanyası
sırasında en çok sanatçının “Maggie‘s Farm” şarkısını
dinlermiş-, Bruce Springsteen, Rolling Stones, John Coltrane,
Miles Davis, Charlie Parker, Jay-Z, Stevie Wonder…
|
Obama’ya adanan
koleksiyon
Giyim kuşamıyla da dikkat çeken genç Obama, ki genç oluşu da
rakiplerinin diline dolanmış durumda, modacı Donatella
Versace’nin bile dikkatini çekmiş. Versace 2009 ilkbahar –
yaz koleksiyonunu ‘anın adamı’ dediği Barack Obama’ya
adamış.
Bizlerin pek de alışık olmadığı bir politikacı figürü
çiziyor Obama. Son derece cesur söylemlere sahip, genç,
karizmatik ve attığı adımı çok iyi hesaplayan biri…
Kampanyasını ‘değişim’ üzerine kuran Barack Obama, bakalım
Amerikan halkını değişime ikna edebilecek ve başkanlık
koltuğuna oturabilecek mi? Ve de ABD’nin ilk siyahi başkanı
olabilecek mi? Tüm bunların cevabını 4 Kasım’daki
seçimlerden sonra öğreneceğiz…
|
|
|
|
|
|