Ana Sayfa | Site Haritası  

   
Pratik anlamda kanın
damarlara yaptığı basıncı ölçmeye yarayan tansiyon, aslında sayısız hastalığın habercisi olarak da kabul ediliyor.
Su nasıl ki doğa için vazgeçilmezdir, kan da insan vücudu için aynı öneme sahip. Tıpkı bir ağaç yaprağının üstünde çıplak gözle de görülebilen damarlar gibi; vücudumuzda da bu damarların çok daha fazlası bulunmakta. Kan ve beraberinde diğer tüm besinleri trilyonlarca sayıdaki hücrelerimize damarlar yardımıyla ulaşmakta. Kan hücrelerin kalbimizden başlayarak vücudumuzun en ücra kılcal damarlarına kadar uzanan bölgelerine sürekli yaşam sıvısı taşımaları için gereken itici gücü sağlayan organımızın kalp olduğunu bilmeyen yoktur. Ancak halk arasında kanın pompalanış şeklinin arkasında yatabilecek sayısız nedenin sağlığımızla doğrudan ilgili olabileceği konusu ya pek fazla bilinmiyor, ya da bilinmek istenmiyor.

Tıp dilinde tansiyon kalbimizin pompaladığı kanın damar duvarlarında yaptığı basınç için kullanılan bir terim. Ölçümü için cm-cıva birimi kullanılıyor. Tansiyon, teorik olarak damarlarda dolaşmakta olan kan basıncının 1 cm2’lik alana sahip bir kaptaki civanın basıncı cinsinden ölçülüyor. Örneğin tansiyon ölçmek için kullanılan damarınızdaki basıncı dengelemek için kaç cm yüksekliğinde civa dolu bir tüp kullanılması gerektiği tıbbi anlamda tansiyon değerinizi ortaya koyuyor.
Bunun yanında tansiyon küçük ve yüksek şeklinde nitelendirilerek ikiye ayrılıyor. Kalbin ardışık iki kan pompalayışı sırasında meydana gelen basıncın dalgalı seyri ile yüksek ve düşük tansiyon olarak adlandırılan iki farklı değer bulunuyor. Her iki değer, adlarından da anlaşılacağı gibi, kanın damarlarımızdan akarken

sahip olduğu en düşük ve en yüksek değerleri simgelemesi açısından önemli. Çünkü kanın hangi basınçta aktığını bilmek pek çok yaşamsal faktör için çok ama çok önemli.

Kritik rakamlar: 14’e 9
Tansiyonun azı da zarar, çoğu da. Düşük tansiyon, kanın daha az bir kuvvetle pompalandığını simgeleyen önemli bir kriter. Böyle bir durumun doğurabileceği en önemli sonuçlar baş dönmesi ve halsizlik olabilir. Çünkü az pompalanan kan sonucu kimi organlarımıza daha az temiz kan gidebiliyor. Yüksek tansiyonda da benzer bir durum söz konusu. Bu durumda daha kuvvetli pompalanan kan kimi organlarımızda fazla oksijen birikmesine neden olabilir. Ancak yüksek tansiyon kesinlikle dikkatle irdelenmesi ve nedenlerinin mutlaka araştırılması gereken bir rahatsızlık. Ayrıca toplumda en sık görülen rahatsızlıkların da başında gelmekte.
Tansiyon ölçümlerindeki en kritik nokta yüksek ve düşük tansiyon olarak sırasıyla 14 ve 9 olarak biliniyor. Bu değerlerin herhangi birinin yüksek olması, mutlaka uzman bir sağlık kuruluşunda tepeden tırnağa incelemeye girmeniz için başlı başına bir neden. Çünkü yüksek tansiyon demek, aslında aynı zamanda “normal yaş takviminizden çok daha fazla bir hızla yaşlanıyorsunuz” demek. Yüksek tansiyonun bu denli önemli sayılmasının asıl nedeni, damarların yüksek basınç altında sertleşmesi ve kanın düzgün bir şekilde akışını engellemesi olarak görülüyor. Çünkü sertleşen damar elastisitesini yitiriyor ve üzerinde tortu biriktirebiliyor. Bu kelimeler tanıdık gelmediyse, kalp ve damar rahatsızlıklarının ana çıkış noktalarının da yüksek tansiyon olduğunu hatırlatalım.
Yüksek tansiyon, aslında başlı başına bir rahatsızlık kabul ediliyor. Her ne kadar bazı spesifik rahatsızlıkların sonucu olarak ortaya yüksek tansiyon çıksa da, örneğin fazla kilolar ya da böbrek hastalıkları gibi; yüksek tansiyonun nedeni çoğu zaman tam olarak öğrenilemiyor. Hatta istatistiklere göre her 10 yüksek tansiyon şikayetinin sadece birinin kesin olarak vücuttaki başka bir rahatsızlıktan kaynaklandığı belirlenebiliyor.

Tansiyonunuzu düzenli
olarak ölçün

Yüksek tansiyon, aslında bugün için değil, yarınlar için mutlaka kontrol altında tutulması ve önlem alınması gereken bir rahatsızlık. Çünkü tıpkı her bir sigaranın ömrünüzden birkaç saat alıp gittiği özdeyişi gibi, yüksek tansiyon sahiplerinin her bir kalp atışlarının da ömürlerinden bir ya da birkaç kalp atımı süresini çalabildiği gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumuzu bilmek zorundayız. Bu nedenle yüksek tansiyonla savaşabilmenin en etkili yolu, sürekli kontrolden geçiyor. Olası bir şikayetinizde de halk arasında bilinen ve en etkilisi sarımsak olan tansiyon düşürücü gıdalar yerine bir hekime başvurmanız çok daha doğru olacaktır. Ancak en azından yüksek tansiyonun en has dostu olan tuzu elinizden geldiğince azaltarak, böbreğinizi ve yüksek tansiyonunuzu riske atmazsınız.
 
 












 
 


Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.
Güvenlik Politikası