SİTE İÇİ ARAMA

 

  LEKONOMİ  
  Geçtiğimiz yıl, ülkemiz açısından çok sayıda
hayati ekonomik ve siyasi gelişmenin yaşandığı bir yıl oldu. Enflasyon oranı,
beklenen rakamların belirli bir ölçüde üzerinde açıklansa da 2004, ekonominin daha iyiye doğru gittiğine dair göstergelerin ortaya
çıktığı bir yıldı. 2004; Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki gelişmeler, büyüme oranındaki iyileşme, çok sayıda sektöre
 
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   

2004 RAKAMLARI, BÜYÜME VE İHRACAT ARTIŞININ SÜRECEĞİNE İŞARET EDİYOR

 
 
  yayılan ihracat artışı ve faiz  oranlarındaki düşüş  ile hatırlanacak. 1 Ocak tarihi itibarıyla tedavüle giren YTL, pek çokları tarafından iyiye gidiş  sonucunda doğan güven ortamının bir sembolü olarak kabul ediliyor. Yeni yılla
 birlikte Türk parasının ekonomideki etkinliğinin görece de olsa artması bunun en belirgin kanıtlarından biri. Şimdi, beklentiler gerek makro gerekse mikro düzeydeki bu iyileşmelerin 2005 yılında artarak devam etmesi yolunda. Yeni yılın ilk sayısında, tüm bu veriler ışığında, belli başlı  sektörlerimize dair değerlendirmelere yer verdik.
 


Otomotiv:
2004 yılı otomotiv üretimi ve satışı açısından rekorlara sahne olan bir yıldı. Özellikle Özel Tüketim Vergisi'nin açıklanmasına dek iç piyasada hızlı bir yükselme yaşandı.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) üyesi 17 üretici kuruluşun ortalama kapasite kullanım oranı, 2001 yılında yüzde 29, 2002'de yüzde 35, 2003'de yüzde 52 olurken, 2004'de yüzde 73 seviyesine çıktı. Türkiye, birçok büyük otomotiv üreticisinin yatırımlarını arttırdığı bir ülke konumunda ve bu üreticilerin eğilimleri, Türkiye'deki yatırımların aratacağına işaret ediyor.
Tanınmış araştırma şirketi GfK Türkiye'nin yaptığı geniş çaplı araştırmaya katılanların yüzde 32'si Tofaş/Fiat markalı otomobile sahip. Yüzde 21'lik bir kesim Renault sahibiyken yüzde 10 da Ford marka otomobile sahip. Araştırmaya katılanların yüzde 20'si 2005 yılında otomobil almayı düşünüyor. 2005'te otomobil almak isteyenlerin yüzde 61'i 2. el, yüzde 39'u ise 0 km araç almayı planlıyor.

Bilişim:
2004 yılında yüzde 25'e yakın bir büyüme göstererek 2.5 milyar dolarlık bir iş hacmine ulaşan bilişim sektörüne dair ortak görüş, 2005 yılında büyümenin süreceği yönünde. Bilişim, Avrupa Birliği sürecinin doğrudan etkilediği sektörlerin başında geliyor. Yine AB'ye bağlı olarak e-devlet yapılandırmasının ivmesinin artması, kaçınılmaz görünüyor. Özellikle küçük ve orta büyüklükteki firmaların bilgisayar donanım ve yazılım ihtiyaçlarının giderek daha belirgin hale gelmesinin yanı sıra, ev kullanıcıların da sayısının artması bekleniyor. Nitekim ülkemizde bilgisayar ve internet kullanımı halen nüfusun geneline oranla oldukça düşük bir düzeyde.
GfK Türkiye'nin 20 şehirde, 15 yaş ve üstü, kadın ve erkek tüketicilerle toplam 1300 görüşme yaparak gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye'nin yüzde 80'i bilgisayar kullanmıyor. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye'nin yüzde 87'si ise interneti hiç kullanmıyor

 

 

Perakende:
Ülkemizde perakende sektörü, 60 milyar dolar civarında bir hacme sahip. Bu pazarın yüzde 70'i geleneksel perakendeciler, yüzde 30'u ise organize kurumlar tarafından dolduruluyor. Avrupa Birliği sürecinde, bugün Türkiye pazarında yer almayan bazı şirketlerin de pazara girebileceği belirtiliyor.

 
 

Emlak:
Uzun vadeli taksitlerle emlak alımına olanak tanıyan Mortgage sistemi, bu alanda en etkili olacak faktörlerden biri olarak kabul ediliyor. İpoteğe dayalı konut finans modeli olan Mortgage, 20-30 yıla varan vadelerle ev sahibi olmaya olanak tanıyor. Özellikle kira ödeyen orta sınıfın başvurması beklenen bu sistem, birçok büyük firmayı konut imalatına yöneltti. İnşaat sektörü ve bu sektöre bağlı diğer alanlarda da önemli bir hareketlilik yaratması beklenen uygulamanın yasal düzenlemelerinin içinde bulunduğumuz yılda tamamlanması bekleniyor.

Bu sistem kapsamında çıkarılacak tahvilleri satın alacak olan yatırımcıların vergi ödemeyecek olması, faiz oranlarının düşmesine neden olacağından alıcının lehine bir ekten olarak değerlendiriliyor. Mortgage sistemi özellikle Batı ülkelerinde başarıyla uygulanıyor. Sistemin sağlıklı işlemesi için gereken düzenlemelerin tamamlanmasıyla birlikte uygulamanın bu yılın ikinci yarısında başlayabileceği belirtiliyor. 

 

Tarım:

Daha planlı bir üretim programını beraberinde getiren Avrupa Birliği ortak tarım politikası dahilinde bazı ürünlerin üretimine son verilmesi, bazılarının ise desteklenmesi muhtemel görünüyor. Tarımdaki ürüne bağlı desteğin bölge ve çiftlik bazlı desteğe evrileceği ifade ediliyor. Organik tarım da giderek önem kazanacak

Çalışan nüfusun yüzde 33'ünü istihdam eden tarım sektörü, Avrupa Birliği kriterlerinden en çok etkilenecek alanlardan biri. Önümüzdeki dönemde tarım nüfusunun aşağıya çekilmesi beklenirken, büyük tarım arazilerinin oluşturulması hedefleniyor.

 

Tekstil:

Tekstil sektöründe bu yıl itibarıyla başlayan en belirleyici uygulama, Dünya Ticaret Örgütü'nün kararları doğrultusunda tekstil kotalarının kaldırılması. Türkiye ve İtalya, Çin'in ardından tekstil sektöründe dünyanın en büyük ihracatçıları. ABD ve AB, Çin'i, ihracatı aşırı yükseltmekle tehdit ederken, Çin yüksek kaliteli ürün ihracatını korumak amacıyla tekstil ithalatına vergi uygulamaya başladı.
Türkiye'deki tekstil üretiminin yaşadığı temel sorun, bir yandan ihracat artarken maliyetlerin yükselmesi nedeniyle karlılığın düşmesi. Türkiye'deki üreticilerin de yüksek kaliteli ürünlere yönelmesi bekleniyor. 2005, tekstilde uluslararası rekabetin kızıştığı bir yıl olacak gibi görünüyor.
 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR