SİTE İÇİ ARAMA

 

   

 

Müzik Kabuk Değiştiriyor

  Yeni aldığınız
CD'leri
korumaya özen gösterin
çünkü onlar yakın bir gelecekte
antika değeri taşıyacak
 
Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada “kadife sesli şarkıcı” sözleriyle tanınan ABD’li müzisyen Nat King Cole, 1965 yılında aramızdan ayrıldığında henüz 46 yaşındaydı. O unutulmaz şarkısı Unforgettable’ın adı gibi unutulmaz sesin sahibi, kansere yenik düşmüştü. Yıllar sonra, Sezen Cumhur Önal’ın bir klasik olmuş programı Müzik Yelpazesi’nde yayınlanan Nat King Cole klibi, müzik dünyasının yaşadığı hızlı değişim sürecinin son derece popüler bir alanda görücüye çıkarılmasıydı: Bilgisayar destekli klipte, ünlü sanatçı Unforgettable’ı kızı Natalie Cole ile birlikte söylüyordu! Sample denen kavramın müzik piyasasına daha da  
     

 

 
 

 

Müzik giderek bir ürün değil bir hizmete dönüşüyor. David Bowie yakın bir gelecekte müziğin şebeke suyu gibi markezi sistemlerle sunulacağı fikrinde


 

 

güçlü bir biçimde girmesi uzun sürmedi. Bilgisayar terimleriyle söyleyecek olursak “kes, kopyala” yöntemiyle binlerce, belki de milyonlarca şarkıdan oluşan bir arşivden seçilen küçük bölümlerin masa başında bir araya getirilmesiyle yapılan parçalar, birbiri ardına yayınlandı. Kuşkusuz birçok açıdan bir yenilenme sağlayan bu akımın bir yandan da müzisyenin “yaratıcı” kimliğini muğlaklaştırması kaçınılmazdı.
Bilgisayar, müzik üretimi süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası. Yeni teknolojiler, stüdyoları da küçülttü. Onlarca yaylı, davul ve perküsyonla birlikte sayısız enstrüman bugün sıradan bir bilgisayar ve ona bağlı bir klavye yardımıyla küçücük bir odaya sığabiliyor.
Bilgisayar, müzik üretimini olduğu kadar dağıtımını da derinden etkiliyor. İnternet üzerinden dosya paylaşımı bu konuda önemli tartışmalara neden oluyor. Uzun süre ücretsiz dosya paylaşımı sağlayan Napster, müzik şirketlerinin ve bazı müzisyenlerin hukuksal hamlesi karşısında geri adım atmak zorunda kalarak ücret karşılığı hizmet vermeye başladı. Ancak Napster’ın ardından ortaya çıkan çok sayıda portal, halen ücretsiz dosya paylaşımına olanak tanıyor.
“Beş büyükler” tabir edilen Sony, EMI, Warner, BMG ve Universal’in başını çektiği müzik şirketleri, sektörün geleceğinin teknolojik gelişimlere bağlı olduğu görüşünde. Müzik endüstrisinin geleceğine ilişkin araştırmalarıyla tanınan Gerd Leonhard, çeşitli çalışmalarında çarpıcı verileri ve tahminleri sıralıyor. Leonhard, “CD satışları hızla düşüyor, ancak müzik bugün daha önce hiç olmadığı kadar popüler ve geçmişe göre çok daha fazla sayıda üründe müzik kullanılıyor” diyor. Gerçekten de kayıt endüstrisinde bir yavaşlama görülse de müzik endüstrisinin yaşadığı form değişikliği sonucunda müzik sektörü giderek büyüyor. Örneğin, internet üzerinden yayın yapan radyoların abone sayısı milyonlarla ifade ediliyor. CD satışlarının düşmesindeki en önemli etkenler olarak ise cep telefonları, bilgisayar gibi diğer ulaşım olanaklarının yanı sıra DVD, oyun gibi seçeneklere ilginin artması gösteriliyor. Ayrıca CD’lerin fiyatları da bu düşüşte rol oynuyor. Yakın gelecekte CD’lerin birer nostalji nesnesine dönüşmesi kaçınılmaz görünüyor. Leonhard, 15-20 yıl gibi bir gelecekte müziğin “mobil ve kablosuz” olacağını öne sürüyor. Dijital ağ, pek çok ülkede genç kuşakların günlük yaşamlarının önemli bir kısmına hükmediyor.
Adorno gibi Frankfurt Okulu’na bağlı düşünürler “müzik endüstrisi” kavramını kullandıklarında, büyük bir tepki ile karşılanmışlardı. Endüstri kavramı bir “meta”ya işaret ediyor ve dolayısıyla müziği de ticari bir takas ürününe indirgiyordu. Ancak müzik piyasasındaki gelişmeler kavramı haklı çıkardı. Bugünse yeni bir dönem başlıyor; müzik artık bir “ürün” değil, bir “hizmete” dönüşüyor.

 

Piyasanın dünü, bugünü ve yarını

Gerd Leonhard, müzik dünyasının yaşadığı değişimi belirli
başlıklar altında topluyor:

Dün Bugün ve yarın
Piyasayı satıcı kontrol ediyordu.
Müzik bir üründü.
Fikri haklar satılırdı.
Şirketler tüm dağıtımı kontrol ederdi.
Bölgesel haklar ön plandaydı
Ulaşım sınırlandırılabilirdi.
Piyasayı alıcı belirliyor.
Müzik bir hizmet halini aldı.
Fikri haklar kiralanıyor.
Şirketler ticareti organize  etmekle yetiniyor.
Müzik küresel bir iş haline geldi.
Müziğe her yerden ulaşılabiliyor.

Elektronik altyapılara yakınlığıyla tanınan müzisyen David Bowie’ye kulak verecek olursak, “müziğin kendisi şebeke suyu ya da elektrik gibi olacak: “Bowie, müzisyenlere de “şu son birkaç yılın avantajlarından yararlanmalarını” ve “önümüzdeki dönemde daha çok turne yapmaya hazırlıklı olmalarını” öneriyor. Araştırmacı Leonhard, Bowie’nin bu görüşüne katılıyor; dahası sanatçıların telif haklarının dahi bütünüyle ortadan kalkabileceğine işaret ediyor.
Gerçekten de konserler, müzisyenler ile müzikseverlerin doğrudan temas edebilecekleri ender noktalardan birine dönüşebilir ve tüm bu değişimler, müziğin iki kanaldan ilerlemesine neden olabilir: Bütünüyle elektronik ortamda var olan ana dalga ve kayıt tekniğinin öncesine, belki de müziğin köklerine geri dönen, canlı performansa dayanan alternatif akımla


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR