| |
Müzik
giderek bir ürün değil bir hizmete
dönüşüyor. David Bowie yakın bir
gelecekte müziğin şebeke suyu gibi
markezi sistemlerle sunulacağı fikrinde
|
güçlü
bir biçimde girmesi uzun sürmedi.
Bilgisayar terimleriyle söyleyecek
olursak “kes, kopyala” yöntemiyle
binlerce, belki de milyonlarca şarkıdan
oluşan bir arşivden seçilen küçük
bölümlerin masa başında bir araya
getirilmesiyle yapılan parçalar, birbiri
ardına yayınlandı. Kuşkusuz birçok
açıdan bir yenilenme sağlayan bu akımın
bir yandan da müzisyenin “yaratıcı”
kimliğini muğlaklaştırması kaçınılmazdı.
Bilgisayar, müzik üretimi süreçlerinin
vazgeçilmez bir parçası. Yeni
teknolojiler, stüdyoları da küçülttü.
Onlarca yaylı, davul ve perküsyonla
birlikte sayısız enstrüman bugün sıradan
bir bilgisayar ve ona bağlı bir klavye
yardımıyla küçücük bir odaya
sığabiliyor.
Bilgisayar, müzik üretimini olduğu kadar
dağıtımını da derinden etkiliyor.
İnternet üzerinden dosya paylaşımı bu
konuda önemli tartışmalara neden oluyor.
Uzun süre ücretsiz dosya paylaşımı
sağlayan Napster, müzik şirketlerinin ve
bazı müzisyenlerin hukuksal hamlesi
karşısında geri adım atmak zorunda
kalarak ücret karşılığı hizmet vermeye
başladı. Ancak Napster’ın ardından
ortaya çıkan çok sayıda portal, halen
ücretsiz dosya paylaşımına olanak
tanıyor.
“Beş büyükler” tabir edilen Sony, EMI,
Warner, BMG ve Universal’in başını
çektiği müzik şirketleri, sektörün
geleceğinin teknolojik gelişimlere bağlı
olduğu görüşünde. Müzik endüstrisinin
geleceğine ilişkin araştırmalarıyla
tanınan Gerd Leonhard, çeşitli
çalışmalarında çarpıcı verileri ve
tahminleri sıralıyor. Leonhard, “CD
satışları hızla düşüyor, ancak müzik
bugün daha önce hiç olmadığı kadar
popüler ve geçmişe göre çok daha fazla
sayıda üründe müzik kullanılıyor” diyor.
Gerçekten de kayıt endüstrisinde bir
yavaşlama görülse de müzik endüstrisinin
yaşadığı form değişikliği sonucunda
müzik sektörü giderek büyüyor. Örneğin,
internet üzerinden yayın yapan
radyoların abone sayısı milyonlarla
ifade ediliyor. CD satışlarının
düşmesindeki en önemli etkenler olarak
ise cep telefonları, bilgisayar gibi
diğer ulaşım olanaklarının yanı sıra
DVD, oyun gibi seçeneklere ilginin
artması gösteriliyor. Ayrıca CD’lerin
fiyatları da bu düşüşte rol oynuyor.
Yakın gelecekte CD’lerin birer nostalji
nesnesine dönüşmesi kaçınılmaz
görünüyor. Leonhard, 15-20 yıl gibi bir
gelecekte müziğin “mobil ve kablosuz”
olacağını öne sürüyor. Dijital ağ, pek
çok ülkede genç kuşakların günlük
yaşamlarının önemli bir kısmına
hükmediyor.
Adorno gibi Frankfurt Okulu’na bağlı
düşünürler “müzik endüstrisi” kavramını
kullandıklarında, büyük bir tepki ile
karşılanmışlardı. Endüstri kavramı bir
“meta”ya işaret ediyor ve dolayısıyla
müziği de ticari bir takas ürününe
indirgiyordu. Ancak müzik piyasasındaki
gelişmeler kavramı haklı çıkardı.
Bugünse yeni bir dönem başlıyor; müzik
artık bir “ürün” değil, bir “hizmete”
dönüşüyor. |
|
|
Piyasanın dünü,
bugünü ve yarını
Gerd Leonhard, müzik
dünyasının yaşadığı
değişimi belirli
başlıklar altında
topluyor: |
|
Dün |
Bugün ve yarın |
Piyasayı satıcı
kontrol ediyordu.
Müzik bir üründü.
Fikri haklar
satılırdı.
Şirketler tüm
dağıtımı kontrol
ederdi. Bölgesel
haklar ön plandaydı
Ulaşım
sınırlandırılabilirdi. |
Piyasayı alıcı
belirliyor. Müzik bir hizmet halini aldı.
Fikri haklar
kiralanıyor.
Şirketler ticareti
organize
etmekle yetiniyor.
Müzik küresel bir iş
haline geldi.
Müziğe her yerden
ulaşılabiliyor. |
|
Elektronik altyapılara yakınlığıyla
tanınan müzisyen David Bowie’ye kulak
verecek olursak, “müziğin kendisi şebeke
suyu ya da elektrik gibi olacak: “Bowie,
müzisyenlere de “şu son birkaç yılın
avantajlarından yararlanmalarını” ve
“önümüzdeki dönemde daha çok turne
yapmaya hazırlıklı olmalarını” öneriyor.
Araştırmacı Leonhard, Bowie’nin bu
görüşüne katılıyor; dahası sanatçıların
telif haklarının dahi bütünüyle ortadan
kalkabileceğine işaret ediyor.
Gerçekten de konserler,
müzisyenler ile müzikseverlerin
doğrudan temas edebilecekleri
ender noktalardan birine
dönüşebilir ve tüm bu
değişimler, müziğin iki kanaldan
ilerlemesine neden olabilir:
Bütünüyle elektronik ortamda var
olan ana dalga ve kayıt
tekniğinin öncesine, belki de
müziğin köklerine geri dönen,
canlı performansa dayanan
alternatif akımla |
|