SİTE İÇİ ARAMA

 



BEĞENİ ANKETİ

 

Otomobil dünyasının büyük
heyecanına hazır mısınız?
Dünyanın en hızlı adamları,
İstanbul’da kozlarını paylaşacak...


İSTANBUL PİSTİ
Tepeören-Tuzla mevkiinde inşa edilen İstanbul
pisti, göz kamaştıran bir yapı. 10 Eylül
2003’te yapımına başlanan pist, 2.215.000
metrekarelik bir alana yayılıyor. Mimar Herman
Tikle, pisti saat yönünün tersine koşulacak
bir biçimde planlamış. Pistte 6 sağ, 8 sol
viraj var. Pistin uzunluğu 5378 metre,
genişliği ise 14-21,5 metre. İstanbul pistinin
en önemli özelliklerinden biri eğimi. En yüksek
boyuna eğimi % 08,145 derece olan pist,
bu özelliğiyle şimdiden en zorlu F1
pistlerinden biri olmaya aday.

Avrupa Basketbol Şampiyonası, Erovision Şarkı Yarışması, UEFA Şampiyonlar Ligi Finali derken, ülkemiz çok önemli ve heyecan verici bir uluslararası organizasyona daha evsahipliği yapmaya hazırlanıyor: Formula 1 Grand Prix. Üstelik, yukarıda sıralananlardan farklı olarak, misafir bir organizasyon değil F1, artık her yıl, start ve finiş bayrakları arasına sıkışan hızlı zamanlara mekanlık edecek İstanbul. Ülkemizde motor sporları tutkunlarının sayısının hızla artmasının bir ödülü adeta F1. Ayrıca, sadece Formula 1 değil, diğer pist sporları da artık Türkiye’de yapılabilecek.


Makine ve insanın, teknoloji ve becerinin en iç içe geçtiği sporların başında geliyor F1. 13 Mayıs 1950’de İngiltere, Silverstone’da ilk Formula 1 Grandprix’si düzenlendiğinde otomobil sporlarının tadına varan herkes büyük bir heyecan içindeydi ancak hiçkimse, yarışların bugünkü gibi büyük bir kitleyi kendisine bağlayacağını tahmin edemezdi. Formula 1, bugün yılda 2 milyonun üzerinde kişi tarafından canlı olarak izlenen dev bir organizasyon. Yarışları televizyonlarından izleyenler ve dolayısıyla ortaya çıkan reklam gelirleri de göz önünde tutulursa, Formula 1’i dünyanın en büyük spor organizasyonu diye adlandırmak abartı sayılmaz. F1, 2002’de 30 milyon, 2003’te de 40 milyon kişi tarafından televizyonlardan izlendi.
 

Bernie Ecclestone

Formula 1’in 75 yaşındaki patronu Bernie Ecclestone, bu sporla ilgili pek çok kurumun büyük ortağı ve toplam 100 yıllık bir süre için televizyon yayın haklarının sahibi. Ecclestone için “Formula 1’in patronu” deyiminin bu denli kolay kullanılmasının nedeni de bu olsa gerek. Yarışların hangi ülkelerde koşulacağına o karar veriyor, pistleri o denetliyor, kural değişikliklerinde yine o başrolü oynuyor. Formula One Management ve Formula One Administration’ın CEO’su olan Ecclestone, neredeyse Formula 1 kadar ilgi çekici bir karakter.
İngiltere Ipswich’de doğan Ecclestone 16 yaşında okulu bırakarak benzin istasyonunda çalışmaya başlamış. O dönemki tutkusu motosikletlermiş. 2. Dünya Savaşı’nın hemen ardından da motosiklet yedek parçaları satmaya başlamış. 1951’de F3 sürücüsüyken yaptığı kaza nedeniyle aktif sporu bırakmış. Kısa sürede Stuart Lewis-Evans’ın menejeri olmuş ve bu sürücünün de bağlı olduğu F1 Connaught takımını satın almış. 1973’e gelindiğinde ise Ecclestone yöneticilik makamına gelmiş. Eski Armani mankenlerinden Hırvat model Slavica Ecclestone ile evli olan Ecclestone’un iki de kızı var.
 

 

Schumaher. Barıchello, Montoya, Raıkonnen, Hakkınen, Weber... Formula 1 yıldızlarını İstanbul’da zorlu bir mücadele
bekliyor

  Yarışın İstanbul ayağını izlemek üzere on binlerce kişinin Türkiye’yi ziyaret etmesi bekleniyor. Araştırma şirketlerinin ölçümlerine göre, F1 izleyicilerinin ziyaret ettikleri ülkelerdeki günlük harcamaları ortalama 229 Amerikan Doları. Üstelik, bu rakama ulaşım masrafları dahil değil.
Formula 1 ülke tanıtımında da büyük rol oynuyor. Ayrıca, yarışların yüksek bir teknoloji gerektiriyor olması, evsahibi ülkelere prestij sağlayan bir faktör.

 
   

 
   
 

 

 

 

 

 

 

 

 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR