SİTE İÇİ ARAMA

 



BEĞENİ ANKETİ

 

Bilgisayar oyunları çocukların zamanını mı çalıyor? Eğitimciler aynı fikirde değil. Analitik zekayı, karar verme yeteneğini geliştiren oyunlar, neden ders müfredatında kullanılmasın?

 

Video Oyunlarının Bize Öğrenim ve Okur Yazarlıkla İlgili Öğretebilecekleri kitabının yazarı James Paul Gee

Oyun, çocuğun büyüklerin dünyasına uzattığı halatın adıdır. Her oyun, en bilinenler bile, iki temel kaynaktan beslenir: Büyüklerin dünyası ve küçüklerin hayal gücü. Üstelik, oyun ile gerçeklik arasındaki ilişki bir git-geldir, karşılıklılık esasına dayanır. Çocuk oyundan öğrenir, oyun da çocuktan. Ancak maalesef, oyunları değiştiren sadece çocuklar değil, başka bir dille söyleyecek olursak, artık çocuklardan çok büyükler belirliyor yeni oyunların kurallarını... 35 yıl önce Cat Stevens, halen kulakları dolduran şarkısında:
Jumbo uçaklar yapmanıza
diyeceğim yok
Kozmik trenlerinize turlamanıza da
Bir düğmeyle yazı getirmenize,
Kumar makinelerinizden
dedikten sonra, "Peki ama söyleyin, çocuklar nerede oynuyor?" diye soruyordu. Teknolojik gelişim ve onun heykeltıraşlık ettiği sosyal hayat soruyu, pek çok diğer soruyla birlikte, kendi tarzında yanıtladı: Masa başında. Atari markası ile özdeşleşen basit oyunlar, ortaya çıktıkları dönemde başları döndürüyordu. Bilgisayar oyunlarının evin diğer bireyleri tarafından da paylaşılan televizyonun ekranına bağımlılığı uzun sürmedi. Amistad, "oyun maksatlı" bilgisayar tutkunlarının anılarında kuşkusuz önemli bir yere sahip. Ama Türkiye'de Commodore 64'ün bir "öncü" olduğu da tartışılmaz. Tabii ki Amiga gelene dek. Wizard of War, River Raid, Yep Yep, Street Fighter I... Game watch'lar... Sonra genellikle iş hanlarının alt katlarında konumlanan izbe atari salonları, ama Fame City gibi daha nezih eğlence merkezleri... Joy stick... Jeton... Tetris... Tetris... Türkiye'nin ithal ürünlerle sıkı fıkı olmaya başladığı 80'li yıllarda, "batan geminin malları"ndan en çok nasibini alan belki de çocuklardı. Evliya Çelebi esprili TRT programında yöre yöre gezilir, uğranılan her yerin de özgün oyunu tanıtılırdı tanıtılmasına ya, çocuklar, özellikle de kentlerde yaşayanlar, pek de itibar etmemeye başlamıştı sokak oyunlarıyla. Oyunun sosyalleştirici etkisi de biraz daralmakla birlikte devam ediyordu. Çocuklar, bilgisayar başı ritüellerinde buluşur olmuşlardı ki bu, çalışan ailenin hayatında da kolaylaştırıcı bir etkiye sahipti.
Ancak bir yandan oyunlar korkunç bir hızla gelişirken, salonda televizyon izleyen ebeveynlerin akıllarında sorular belirmeye başladı: "Bu çocuklar içeride ne yapıyor?"
Soru, aradan geçen yıllar boyunca internet ile, onun bir getirisi olan on-line oyunlar ile ve PlayStation ile giderek daha da şiddetlendi. Bu soruyu birçok açıdan yanıtlamaya çalışan bilim dünyası, bugün madalyonun diğer yüzünü, oyunların potansiyel yararlarını da masaya yatırmaya başladı. Eğitimciler bilgisayar oyunlarına artık "öcü" gözüyle bakmıyorlar.
Günümüz oyunlarının, strateji, taktik, öngörü ve planlama gerektirmesi, somut bilgilerin hızlı ve çabuk bir biçimde kullanılmasını talep etmesi, analitik zekayı geliştirmesi bu görüşü güçlendiriyor. Oyunların çocukların karar verme yeteneği üzerindeki katkısı tartışılmaz. Elbette sadece oyun oynayarak yabancı dil öğrenmek mümkün değil. Ancak popüler bilgisayar oyunları, çocukların İngilizce sözcük dağarcığını da genişletiyor. Süreklilik arz eden oyunlar, çocukların bir konuyu uzun süre takip etme konsantrasyonlarını artırıyor.
 


Büyük fırsat
Jim McClellan'ın The Guardian gazetesinde yayınlanan 2 Haziran tarihli "Playtime In The Classroom" (Sınıfta Oyun Zamanı) başlıklı yazısı da işte bu konuyu ele alıyor. ABD'li popüler bilim yazarı Steve Johnson'ın "Everything Bad is Good For You" (Kötü Olan Her Şey Sizin İçin İyidir) kitabından yola çıkan yazı, reality show ve televizyon dizilerinin de yararları olduğunu öne süren kitabın daha çok bilgisayar oyunları ile ilgili tezlerinin üzerine eğiliyor.
Johnson SimCity, Age Of Empires ve Civilization gibi oyunların temel alınmasını ancak bu oyunlar hazırlanırken geçmişte olanlarla ilgili gerçek bilgilerin ve gerçek ihtimallerin kullanılmasını "büyük bir fırsat" olarak niteliyor. Yazar, bu oyunların altındaki mimarinin açıklanmasının, eğitimcilerin gerçek tarihsel bilgileri oyunlara yüklemesinin ya da oyunlarda küçük değişikliklerin yapmasının ve böylece insanların farklı tarih versiyonları üzerinde oynamalarının "harika" olacağını öne sürüyor.
What Video Games Have to Teach Us About Learning and Literacy (Video Oyunlarının Bize Öğrenim ve Okur Yazarlıkla İlgili Öğretebilecekleri) kitabının yazarı James Paul Gee ise eğitimcilere, oyunların çocukları nasıl motive ettiğine bakmaya davet ediyor. Gee, sıkıcı testleri tahammül edilir hale getiren oyunları, "ilaçlara katılan tatlandırıcılara" benzetiyor. Gee'nin bağlı olduğu Wisconsin Üniversitesi'nde ekolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel konuların ekten olduğu bir kent planlama oyunu hazırlanıyor. New York merkezli Tabula Digita şirketi ise cebir eğitimi için üç boyutlu bir oyun tasarlıyor.
Oyun tasarımcılarının görüşlerine de yer veren The Guardian oyunların yararları ile birlikte şu soruyu gündeme getiriyor: "Eğer ticari oyunlar eğitici ise, okullarda kullanılmak üzere yeni oyunlar yazmanın gereği var mı?" Henüz bilgisayarlı eğitimin yeteri kadar yaygınlaşmadığı ülkemiz için bu soru biraz erken görünebilir. Ancak bugün Batı'da eğitimciler arasında giderek daha çok tartışılan konu, ailelerin çocukların bilgisayar başında geçirdikleri zamana yaklaşımlarını değiştireceğe benziyor.
CM'ci teknik direktör!
Bilgisayar oyunları, sadece küçüklerin değil, büyüklerin de "eğitimine katkı" sağlıyor. Bunun nedenleri kimi oyunların sadece birer dijital tasarım oyunu olmamasında, birçok sosyal gerçeği de barındırmasında gizli. Futbolcuların teknik özellikleri ile birlikte karakter özelliklerini de içeren ve şaşırtıcı derecede doğru bilgilere yer veren bir veritabanına sahip Championship Manager (CM) oyunu, büyüklerin oyunlarla ilişkisi üzerine önemli ipuçları barındırıyor. İngiltere Milli Takımı da dahil olmak üzere birçok futbol takımına çok sayıda CM oyuncusunun, oyundaki başarılarını referans göstererek teknik direktörlük yapmak üzere başvurduğu biliniyor. Önümüzdeki günlerde kent tasarlama simülasyonu oyunu SimCity oyuncularının da belediye başkanı adayı olmaları, en azından adayların seçim kampanyalarında oyundaki başarılarını kullanmaları şaşırtıcı olmasa gerek...

 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR