SİTE İÇİ ARAMA

 

İstiklal Caddesi tuhaf bir yer; bir garip harikalar geçidi. İstanbul’un en renkli, en canlı nehri, Taksim’den Tünel’e akan. Güçlükle fırsat buluyor insan başını kaldırıp caddeyi iki koldan saran güzel binalara bakmaya. O güzel binaların pek çoğunun terası inanılmaz manzaralara sahip aynı zamanda. Üst katlara doğru çıktığınızda bir sürpriz gibi gözlerinizin önüne seriliyor Boğaz’ın mavi suları. Son yıllarda, giderek daha fazla sayıda binanın teras katı, bar ya da restoran olarak kullanıyor.

Caddenin en güzel binalarından biri de tarihi Mısır Apartmanı. Yüksek tavanları, geniş koridorları, incelikli cephe tasarımıyla ruhu olan binalardan biri Mısır Apartmanı. Zemin katı Marmara Üniversitesi’ne ait olan bina, Mehmet Akif’e de son yıllarında yarenlik etmiş. İşte bu binanın terasında, belki de Cadde-i Kebir’in en şık restoranlarından biri yer alıyor: 360 İstanbul. Yukarıda sözünü ettiğimiz sürpriz hissini yaşamak için 360 İstanbul’u en ideal yer ilan etmek, sanırız gereğinden fazla iddialı olmayacaktır.
Binanın yedinci katında başlayan mekan kelimenin gerçek anlamıyla 360 derecelik bir manzaraya sahip. Sıcak günlerde, Boğaz havasını içeriye doldurmak için açılır kapanır bir şekilde düzenlenen cam duvarlar, bu manzaranın dört mevsim içeriye akmasını sağlıyor.
360 İstanbul adı, İstanbul’un dünyanın ne denli merkezinde yer aldığına ve o dünyayı 360 derecelik bir bakış açısıyla izlediğine işaret ediyor. Mekanın üç ortağından biri mimar Emir Uras. Daha önce farklı mekanlar da tasarlayan Uras, kendisine ait mekanı tasarlarken şık fakat sade bir çizgi tercih etmiş. Bir diğer ortak Mike, Güney Afrikalı. Uras ve üçüncü ortak Sahsa ile birlikte “İstanbul için bir şeyler yapmak amacıyla” yola çıktıklarını anlatıyor. 360 derece esprisinin ise sadece manzara ile ilgili olmadığının altını çiziyor.

Mike, “Bar mönüsüne, yiyecek mönüsüne baktığınızda, her şeyin İstanbul’da başlayıp, İstanbul’da bittiğini göreceksiniz” diyor. 360 İstanbul, herkesin rahat hissedeceği bir mekan olarak tasarlanmış; yiyecekler, içecekler, müzik, ambiyans, hep buna bağlı olarak şekillenmiş. Mike, İstanbul’un ve İstanbul’da yaşayanların enerjisinden yararlanmak istediklerini anlatıyor. “Burasının gençler için rahat, funky ve modaya uygun, daha yaşlı olanların ise kendilerini genç hissedebilecekleri bir yer olması için çalışıyoruz” diyor.
360 İstanbul’da birkaç atmosferin, hatta birkaç mekanın iç içe olduğunu söylemek mümkün. Haftaiçleri, easy listening denebilecek türde parçalar, dünya müziği gibi bir müzik konsepti bekliyor sizi. Yemek saatlerinde dj kabininde dj Yılgın oturuyor. Haftasonları tempo biraz yükseliyor, 12’den sonra ışıklar değişiyor, house çalmaya başlıyor. Eğlencenin dj’liğini de Tekin yapıyor. Burasının artık bir club olduğunu söylemek mümkün. Ama yine de underground bir mekan değil. Mekanın konukları için dönem dönem müzik sürprizleri de oluyor. Kimi zaman Fransa’dan gelen bir dj, kendi house arşivini çalabiliyor. Bir başka gün dj’e eşlik eden bir trompetçi ya da saksafoncu ile karşılaşmanız mümkün. Bu sürprizlere barmen gösterilerini de eklemek gerek.
Müzik gibi, yemek mönüsü de sürprizlerle monotonluğu kırıyor burada. Geniş mönü, mevsimlik değil, haftalık olarak güncelleniyor. Örneğin, bir haftalığına Taylandlı bir suşi şefi geliyor ve mönüye suşi bar ekleniyor. Mike mutfağın fusion değil, eklektik bir yapısı olduğunu söylüyor. Doğu ile Batı, birbirlerinin alanına girmeden, fakat yan yana 360’ın mönüsünde. Burada Akdeniz’den Uzak Doğu’ya pek çok ülkenin mutfak kültüründen örnekler bulmak mümkün.
Gelelim bar kısmına... Bara sık sık tanınmış dj’ler uğruyor. İçecek mönüsü de restoran mönüsüne benzer bir pop-art ürünü. Laf arasında, tasarımı çok beğenilen mönünün müşteriler tarafından zaman zaman “ödünç alındığını” öğreniyoruz. Kokteyl çeşitleri oldukça iddialı. Özel kokteyllerin Pornstar, Ataköy 9. Kısım gibi isimleri var. Taze sıkılmış meyve frappeler ve zengin şarap seçeneklerinin yanı sıra detox içecekler de son derece cazip.
Sohbet ilerliyor, hava kararmaya başladı. Şairin sevgiliye sözlerini Der Saadet’e uyarlayacaksak, “gündüz başka güzelsin, gece başka” İstanbul! Kuruluş öyküsünü de İngiltere’den gelen üçüncü ortak Sasha’dan dinliyoruz. Annesi Avusturyalı, babası Afganistanlı olan Sasha Khan, önceleri Los Angeles’ta bir mekan açma fikrindeymiş. Daha sonra Avrupa’ya yönelmiş ve Emir Uras ile tanışmış. Yolu İstanbu’a düştüğünde ise Radyo Oxigen’da bir süre dj’lik yaptıktan sonra Tünel’deki Lokal’i açmış. Bu sırada başka mekanlar tasarlayan Uras ve Sasha’nın yolları Mike ile de kesişmiş ve bu mekan doğmuş.
Mısır Apartmanı’ndaki yer bulunduktan sonra hummalı bir isim arama süreci başlamış ama sonundan ilk akıllarına gelen isimde hemfikir olmuşlar.
İstanbul’un giderek daha fazla tanınan bu mekanı ile ilgili olarak www.360istanbul.com adresinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Siteye girdiğinizde, Sasha tarafından yazılan ve seslendirilen şık bir “soundtrack” ile karşılaşacaksınız.

 
 


KÜLTÜR VE SANAT YAYINIDIR