|
Art arda gelen ve yıkıcı etkiler yaratan Katrina, Rita ve Wilma fırtınaları,
bilimcilerin dikkatini küresel ısınmanın
üzerine yoğunlaştırdı. Gelecek
araştırmalarının önemli maddelerinden biri
olan küresel ısınma acaba fırtınaları
tetikliyor mu? Bilimciler, okyanus
sularındaki sıcaklık değişiminin,
fırtınaların ardında yatan neden
olabileceğini ortaya koyuyor.
İnsanoğlunun hemen her aktivitesi doğada
kalıcı ya da geçici izler bırakıyor. Bu
etkileri araştıran bilimciler, şaşırtıcı
sonuçlara ulaşıyorlar. Araştırmacıların
hemfikir oldukları konulardan biri küresel
ısınma. Dünyanın iklim rejimindeki
çeşitlilik ile fırtınaların ilişkilerini
değerlendiren bilimciler, çarpıcı sonuçlara
ulaştılar: Georgia Institute of Technology
ve ABD Atmosferik Araştırmalar Merkezi’nin
birlikte yürüttüğü bir çalışma, 90’lardan bu
yana toplam fırtına sayısının düştüğünü
ancak son 35 yıldır 4. ve 5. Kategori diye
adlandırılan büyük fırtınaların sayısının
geçmişe oranla neredeyse ikiye katlandığını
ortaya koyuyor. Science dergisinde
yayınlanan çalışmaya göre, 1970’li yıllarda
yılda ortalama 10 adet 4. ve 5. Kategori
fırtına gerçekleşiyordu. Ancak 90’lı yıllara
geldiğimizde bu sayı 18’e ulaştı. Rüzgarın
saatte 131 ila 155 mil estiği fırtınalar 4.
Kategori, 156 mil ve üzeri bir sürate
ulaşanlar ise 5. Kategori olanak
adlandırılıyor.
Büyük fırtınaların sayısıyla birlikte,
fırtınaların şiddeti de artıyor. Son 30
yılda okyanus yüzeylerinin ısınmasından
dolayı, tropik fırtınaların yıkıcı gücünün
de ikiye katladığı düşünülüyor. Atmosfer,
okyanuslar ve iklim üzerine çalışmalarıyla
tanınan Massachusetts Institute of
Technology (MIT) profesörü Kerry Emanuel de
tropik fırtınaların gücündeki artışın
küresel ısınma ile doğrudan ilişkisi
olduğunu ileri sürüyor. Bu değişimin
özellikle İngiltere, Karayipler, ABD’nin
batı sahilleri ve Japonya gibi Pasifik
ülkelerinde etkilerini gösterebileceği
belirtiliyor. 30 yılın tropik fırtınalarını
inceleyen Kerry Emanuel, fırtınaların
seyrindeki değişimin bilgisayar
modellemelerinin ortaya koyduğundan çok daha
büyük olduğunu belirtiyor. İngiliz The
Guardian gazetesine bir açıklama yapan
Profesör Emanuel, büyük dalgalar yaratarak
okyanus yüzeyi sularının karışmasına neden
olan fırtınaların Gulf Stream gibi
akıntıları da etkileyerek örneğin
İngiltere’nin görece ılıman iklimini daha
sert hale getirebileceğini ifade ediyor.
Birçok bilimci Arktika’da buzulların
erimesiyle birlikte daha çok suyun sisteme
dahil olması sonucu Gulf Stream’in
yavaşlayabileceği, hatta sona erebileceği
öngörüsünü paylaşıyor. Profesör Emanuel ise
sıcak suların karışmasının kuzeye daha fazla
sıcaklık taşıyacağı görüşünde. Nitekim,
İzlanda’da sürdürülen araştırmalar da Kuzey
Atlantik’teki sıcaklıkların kayda değer
miktarlarda arttığını gösteriyor.
Okyanusların ısınması ise fırtınaların
şiddetini doğrudan etkiliyor.
Bilgisayar modellemelerine göre okyanusun
sıcaklığındaki yarım derecelik bir artış,
rüzgar hızını yüzde 3 oranında artırıyor.
Profesör Kerry Emanuel’in Nature dergisinde
yayınlanan makalesi, gerçek etkinin bu
sonuçtan da büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Emanuel’in araştırması, sadece okyanus
yüzeylerinin değil, daha derin suların da
ısındığına dikkat çekiyor. Geçmişte, okyanus
yüzeyinde doğarak gelişmeye başlayan bir
fırtına aynı zamanda suların karışmasına yol
açar ve daha soğuk olan derin sular
fırtınanın şiddeti üzerinde kontrol edici
bir etkiye sahip olurdu. Ancak derin
sulardaki ısınma, fırtınaların şiddetinin
daha da artmasına neden oluyor.
Bilimciler, bu konuda gelecekle ilgili
felaket senaryoları oluşturmamaya özen
gösteriyorlar. Ancak, insan müdahalesi ile
meydana gelen küresel ısınmanın birçok
olumsuzluk ile birlikte fırtınalar
üzerindeki etkileriyle de dikkate değer
olduğu açık. |