Kar,
en sınır tanımaz ressamıdır doğanın. Bulutlar, beyaz
tozlarını dökmeye başladıklarında önce yükseklerin
çehresi değişir... Sonra bütün bir mevsim, beyaza çalar.
Ve karlar adım adım “aşağılara” indikçe, aşağıdakiler de
adım adım “yukarılara” doğru yola koyulur. Kar, bazıları
için her şeyden önce kayak demektir.
Pek çok doğa sporu gibi kayak da insanın doğa ile
kavgasından, ona hakim olma çabasından doğuyor. Ve
doğadan gelen tüm sporlar gibi, kökleri çok öncelere
dayanıyor. Norveç’teki 4500-5000 yıllık mağara resimleri
bunu kanıtlıyor. Nitekim günümüzde pek çok dilde karda
yapılan kayağı anlatmak için kullanılan sözcükler, eski
Norveççe’deki “saa” ve “suk” (bugünkü Norveççe: Shee)
sözcüklerinden geliyor. Kayağın bir başka kaynağı olarak
ise İran gösteriliyor. M.Ö. 2000’li yıllarda İran’da ilk
kayak izlerine rastlanıyor.
Modern anlamda kayağın kökeninde de yine Norveç’in adını
anmak gerekiyor. “Modern kayağın babası” sıfatı,
çoklukla Norveç’in Telemark bölgesinden Sondre Norheim’a
bahşediliyor. 19. yüzyılda Norheim, kayakları kayak
botlarına bağlayarak kullanıcının yokuşlardan inerken
dönüş yapmasına olanak sağladı. Mucidin kendisi
tarafından bulunan Slalom ismi, en yaygın kayak
disiplinlerinden biri. Bugün kayak türleri, bağlama
farklarına göre ayrılıyor. Örneğin Avusturyalı Matthias
Zdarski’nin bu bağları güçlendirmesi, Alp disiplininin
ortaya çıkmasına neden olan gelişme olarak kabul
ediliyor. Yine Avusturyalı Hannes Schneider’ın
geliştirdiği vücut hareketleri tekniği ise (Arlberg
tekniği) kayağın dünya çapında yaygınlaşmasını sağlayan
faktörlerin başında sayılıyor.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Uluslararası
Kayak Federasyonu (FIS) bugün çok sayıda kayak
disiplinini resmi birer tür olarak tanıyor. Kış
Olimpiyatları, kayakseverlerin en çok ilgisini çeken
organizasyon. Ancak kayak, profesyonellerin dışında da
çok sayıda insanı aktif birer katılımcı olarak kendisine
çekiyor. Beyazın kör uçsuzluğunda, kayakların üzerinde
tepelerden aşağıya doğru yol almak, tarifi güç bir
özgürlük duygusuyla dolduruyor içinizi. Tüm dünya
ardınızda kalıyor sanki. Önünüzde ise sadece o büyük kar
denizi. Bir de kulağınızda hoş bir şarkı varsa...


ÖNEMLİ
KAYAK
MERKEZLERİMİZ
ULUDAĞ
Ülkemizin en eski kayak merkezi. 1961’den bu yana Milli
Park. Alp ve Kuzey disiplinlerinin yanı sıra
helikopterli kayak için de uygun. 3000’in üzerinde yatak
kapasitesiyle uzun yıllar Türkiye’de kayakçılığın
ihtiyaçlarına tek başına karşılık verdi. Bursa merkezine
40 dakika mesafede. Zirvesi 2543 metrede. Snowboard, big
foot, buz pateni ve kar motosikleti faaliyetleri mevcut.
Ayrıca yaz aylarında treking ve kampçılık için
elverişli.
KARTALKAYA
Köroğlu Dağları üzerinde. Alp kayağı, kayaklı koşu (cross-country)
için uygun. Yatak kapasitesi 1000’in üzerinde. Uludağ
gibi, çok sayıda sosyal mekana sahip. Kayak alanı
1850-2200 metre yükseklikleri arasında. Bolu merkezine
54 kilometre (yaklaşık 45 dakika) mesafede. Yörenin
iklimi yarı ılıman. Aralık sonu ve Mart başı, kayak için
en uygun dönemler.
SARIKAMIŞ
Kars, Sarıkamış ilçe merkezinin güneydoğusunda, 2634
metre yükseklikteki Çamurlu Dağ’da. Kar kalitesi ile
dikkat çekici. Ayrıca, sarıçam ormanları içinde,
büyüleyici manzaralara sahip. Kars Havaalanı’na 50
kilometre mesafede. Alp ve Kuzey disiplinleri ile tur
kayağı açısından elverişli. Aralık sonu ile Mart başı
arasında kalan günler, kayak için en uygun dönem.
ERCİYES
Kayseri’nin 25 km güneyinde. Kent merkezine 30 dakika
mesafede. Yılın her mevsiminde karla örtülü ancak kayak
için 20 Kasım-20 Nisan tarihleri uygun. Genellikle toz
tipi kara sahip. Kar kalınlığı kış aylarında ortalama 2
metre. Kayak alanı 2200-3100 metre arasında. 4 devlet
konuk evinin yanı sıra bir de otel mevcut. Konaklama
mekanlarında sosyal mekanlar da var. Dağcılık sporu
açısından da önemli bir merkez.

PALANDÖKEN
Erzurum’un güneyinde. Zirvesi 3185 metre. Erzurum’un
merkezine 5 km, havaalanına 10 dakika mesafede. Yılda
150 gün kar altında. 10 Aralık-10 Mayıs tarihleri kayak
için uygun. Kayak alanı 2200-3176 metre aralığında.
Slalom ve büyük slalom için 2 adet tescilli pisti
mevcut. Konaklama ve sosyal mekan imkanları gelişmiş.
Halen sürdürülen proje tamamlandığında günde 30 binin
kişinin yararlanabileceği bir kapasiteye ulaşacak.
SAKLI KENT
Türkiye’de aynı günde iki mevsimin yaşanabildiği ender
yerlerden. Antalya’ya 50 kilometre mesafede, Bakırlı
Dağı’nda. Dağın yüksekliği 2747 metre. Kayak alanı
2000-2300 metre aralığında.
|
|
Birkaç ipucu
Büyük kayaklar daha fazla denge sağlar.
Yüksek hızlar için ideal olan, büyük slalom kayakları
olarak bilinir. Ancak kayak teknolojisinin gelişmesiyle
ortaya çıkan farklı biçimlerdeki kayaklar bu boyutların
küçülmesini sağlamıştır. Böylelikle, boyunuzdan sadece
10-15 cm daha uzun kayakları kullanmak mümkün hale
gelmiştir. Yeni başlayanların dönüşlere alışmaları ve
daha düşük süratlerde kaymaları için boyları ile eşit
kayaklar kullanmaları tavsiye edilir. Ayrıca yeni
başlayanlara ani hareketlerden kaçınmaları önerilir.
Düşmek, profesyoneller dahil, herkesin başına gelen bir
durumdur. Ancak önemli olan düşüşü kontrollü hale
getirebilmektir. Bu, özellikle fazla dik eğimli ve buzlu
bölgelerde daha büyük önem taşır. Yana doğru düşmemeye
çalışın. Yüksek hızla kara çarptıysanız yuvarlanmaya
çalışın. Durmak için batonlarınızı kara
saplamayın. Bunun yerine ayaklarınızı öne doğru uzatın. |