|
Bir disiplin alanı olarak
| |
Serbestlik,
rahatlık
ve hatta
özgürlükle
ilişkilendirilen
yaratıcılık, artık aynı zamanda belirli
kuralları olan, disiplinli
bir alan.
|
|
YARATICILIK
Zekanın pek
çok tanımı var. Kimileri zekanın koşullara uyum sağlama
yeteneği olduğunu ileri sürerken, kimileri aslında çoğu
kere uyumsuzlukla yakın kavramların zeka göstergesi
olduğuna inanıyor. Tanımlamalar bir yana, zeka
geliştirilebilir fakat genetik mirasla da ilgili bir
kavram. Yaratıcılık, belki de bu yönüyle zekadan
ayrılıyor. Çünkü yaratıcılık, hangi alanda olursa olsun,
zekanın yanı sıra disiplin, çaba, yöntem ve birikim
gerektiriyor. İşte bu nedenlerden dolayı yaratıcılık,
yaygın öngörünün aksine, belirli oranlarda
tanımlanabilir ve daha da önemlisi öğrenilebilir bir
süreç.
Dünyaca ünlü bir anekdot var: ABD’liler, “minik bir
otomobil tasarlayarak “minik” üretimleriyle tanınan
Japonlara, deyim yerindeyse nazire yapmak amacıyla
gönderirler. Otomobil, tıpkı “büyükleri” gibi
çalışmaktadır. Japonlarsa, küçük bir notla birlikte
otomobili geri gönderirler: “Aracınıza teyp koyduk!”
Kuşkusuz elimizdeki, gerçekliği dahi şüphe götürür bir
örnek. Ancak yaratıcılık konusuna kafa yormak için uygun
bir zemin hazırlıyor. Sadece otomobilin içine teyp
koymayı akıl etmek yeterli midir? Yoksa teknolojik
birikim, problem çözme konusundaki deneyim ve kararlılık
mıdır, böylesi bir hamleyi anlamlı kılan… Konuya daha
geniş bir pencereden bakılırsa, yaratıcılık ile
kastedilenin çoğu zaman kalıcı bir yaratıcılık olduğu
görülecektir. Kalıcı bir yaratıcılığın ise dört temel
aşaması olduğu belirtiliyor: Planlama, uygulama,
değerlendirme ve karar.
Özellikle planlama aşamasında çok seslilik, çoklu yönlü
bakış açısı ve günümüzün popüler terimlerinden beyin
fırtınası büyük önem taşıyor. Uzmanlar, söz konusu süreç
birden çok kişinin sorumluluğunda ise bir kişinin
yönetici konumunu üstlenerek fikirlerin doğru yöne
kanalize olmasını sağlamasının verimli kılacağını
belirtiyorlar. Eğer tek başınıza bir tasarım ve yaratım
süreci içindeyseniz, kendi fikirleriniz arasında
yönlendirici olma, farklı seçeneklerin avantajlarını ve
dezavantajlarını belirleme sorumluluğu size ait.
Yaratıcılık elbette ki sıkıntılı bir süreçtir, sözcüğün
Latince’deki etimolojik kökeninde “doğum” kelimesi ile
akrabalığı vardır. Ancak yine de bu ön aşamada
soğukkanlı ve huzurlu bir ruh hali daha verimli
fikirleri davet edecektir.
Yine
bu süreçte, kolektif bir çalışma içerisinde gruba dahil
olanların birbirlerine ve birlikte çalışmanın gücüne
inanmaları, güdülenmiş, aktif katılımcılar olmaları,
yaratıcılıklarını probleme aktarmaları, diğerlerinin
fikirlerine olumlu eleştiriler getirebilecek konumda
olmaları büyük önem taşır. Uzun vadede, yaratıcı
grupların verimliliklerinin artması için uygulamaların
ilerleyen aşamalarında katılımcıların fikirlerinin
dikkate alındığının açıkça ifade edilmesinin de önemi
büyüktür.
İkinci aşama ise uygulama. Burada artık fikirler, eyleme
dönüşür. Dolayısıyla alana dair bilgi, yetenek ve emek
bu aşamada yaratıcılığın asıl kaynağıdır.
Üçüncü aşama olan değerlendirmede eylemin kendisi gözden
geçirilir ki bu aşamada diğer faktörlerle birlikte
ölçümleme ve sağduyu devreye girer. Son aşama ise
aslında bir sentezdir. Ürün artık neredeyse elinizdedir
ve artık şunu söylemeniz gerekir: Bu iş kalıcı ve
verimli olacaktır!
Burada özetlemeye çalıştığımız yaratıcılık sürecinin en
temel birleşeninin insan faktörü olduğunu bir kez daha
vurgulamakta yarar var. Hal böyle olunca, kişinin doğru
alanda var olması da büyük önem taşıyor. Günümüzün
yaygın zeka kuramlarından çoklu zeka kuramı belki de bu
aşamada biraz aydınlatıcı olabilir. Zeka testlerinin tek
yönlülüğüne işaret eden kuram, zekanın farklı türleri
olduğunun üzerinde duruyor ve bu türleri yakın oldukları
meslek grubu ile birlikte şöyle sıralıyor:
1.
Lingustik zeka: yazar, gazeteci, konuşmacı vs.
2. Mantıksal-matematiksel zeka: bilimadamı,
mühendis, muhasebeci, programlamacı vs.
3. Uzamsal-görsel zeka: denizci, pilot,
heykeltıraş, mimar, ressam, fotoğrafçı vs.
4. Bedensel-kinestetik zeka: atlet, dansçı,
zanaatkar, cerrah vs.
5. Müziksel zeka: besteci, müzisyen, şarkıcı,
orkestra şefi, müzik aleti yapımcısı vs.
6. Kişilerarası (sosyal) zeka: öğretmen, aktör,
sosyolog, politikacı vs.
7. İçsel zeka: psikolog, teolog, filozof vs.
8. Natüralistik zeka: çiftçi, botanikçi, biyolog,
avcı, bahçıvan, peyzaj mimarı vs.
NOT: Howard Gardner’ın 1983 yılında yayınlanan
“Frames of Mind: The Theory of Multiple Intelligences”
kitabı, yukarıdaki sıralamanın temelini
|