|
İstanbul’da,
Fatih’le Balat arasında, Theodosios Surları’nın hemen
altında, yeşil, mavi ve pembe ile renklendirilmiş
miniminnacık evleri, İslamiyetle Hıristiyanlığın iç içe,
kucak kucağa kardeşçe yaşadığı Kariye’deyiz.
Bu mütevazı mahallenin, mütevazı insanlarının
yaşamlarının odak noktasında ise ilk yapılış tarihinin
sırlarını vermeyerek gizemini koruyan Kariye Müzesi yer
alıyor.
Muhtemelen yapıldığı dönemde İstanbul’u koruyan surların
dışında kaldığı için eski Yunanca’da kent dışında,
kırsal alan anlamına gelen ‘Khora’ olan Kariye’nin ilk
kez Justinianus (527-565) tarafından kilise olarak inşa
ettirildiği sanılıyor.
Bugünkü adıyla Kariye Müzesi’nin şimdiki binasının
yapımına ise 11. yüzyıl sonlarında İmparator I.
Alexios’un (1081-1118) kayınvalidesi Maria Doukania
tarafından başlanmış.
Kubbesi dört kuvvetli kemerle taşınan Kariye’nin
orijinal planı çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlar ve
yanındaki ‘Parekklesion’ (ince uzun bir şapel) gibi
eklemelerle oldukça değişmiş. Ancak Kariye’yi Kariye
yapan, duvarlarındaki Bizans’ın donuk, fazlasıyla
stilize ve cansız resimlerine oranla çok büyük
farklılıklar içeren fresk ve mozaikleri.
1204-1261 yılllarında Latin işgali
sırasında
harap olan Khora Kilisesi’nin bu renklilik ve canlılığa
ulaşmasının mimarı ise İmparator II. Andronikos’un
(1282-1328) görevlendirdiği dönemin hazine nazırı şair
Logotet Teodoros Metohites. Teodoros kiliseyi
genişletmiş ve mozaiklerle süslemiş. Büyük binaya
dokunulmamış ve binanın kuzeyine bir ek, batısına
eksonarteks, güneyine de parakklesion eklenmiş. Bugünkü
cepheyi meydana getiren eksonarteks, kilisenin batısı
boyunca uzanmakta. Binanın dış cephelerindeki yuvarlak
kemerler, yarım payeler, nişler, taş ve tuğla işçiliği
bu büyükçe yapıyı masif olmaktan çıkarıyor. Yapının
yüksek kasnaklı orta mekânı ise Türk devrinde onarılmış.
İstanbul’un Türkler tarafından alınmasından sonra da
kilise olarak bir süre hizmet veren Kariye, 1511’de
Vezir Hadım Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiş, ancak
mozaik ve freskler ince bir sıvayla örtülerek korunmuş.
1945’de müzeye dönüştürülen Kariye’nin mozaik ve
freskleri Amerikan Bizans Enstitüsü’nün çalışmalarıyla
yeniden ortaya çıkartıldı.
Pek çok ünlü simanın yanı sıra Britanya Kraliçesi
Elizabeth’in, Amerika Birleşik Devletleri eski Başkanı
Bill Clinton’ın eşi Hillary Clinton ve kızı Chelsea’nin
de ziyaret etmeden geçemediği Kariye Müzesi, Kariye
Mahallesi halkının da yaşamını hayli renkli kılıyor.
 |
Kariye
Müzesi’ndeki
freskler ve mozaikler,
Bizans klasiklerinden önemli farklılıklar
gösteriyor.
Müzede gördüğümüz
eserler çok daha
renkli ve canlı. |
Kimi 200-250 yıl önce yapılan, kimi
de yeniden inşa edilen; ama aynı minyon yapıdaki evlerde
yaşayanlar, İstanbul’un pek çok yerinde yaptığı
restorasyonlarla bilinen Turing Kurumu’nun Başkanı Çelik
Gülersoy’un 1970’lerde mahalleye gelmesiyle değişen
yaşamlarına alışmış. Dünyanın dört bir yanından gelen
ziyaretçilere sakınımsız poz verip, yardımcı oluyorlar.
Bunda Kariye Müzesi’nin çalışkan yönetiminin büyük
katkısı var.
‘Hz. İsa’nın doğumu, Hz. Meryem’in Hz. İsa ile Mısır’dan
Nasıra’ya dönüşü, Hz. Meryem’in duası ve melekler, Kana
düğünü mucizeleri, Hz. Meryem’in Beytülahm’a gitmesi ve
Yusuf’un rüyası, Hz, İsa’nın Hz. Meryem ve Yahya ile
Kudüs’e paskalya yortusuna gidişi, aziz tasvirleri, Hz.
İsa’nın felçliyi iyileştirmesi, Hz. İsa’nın Samaritli
kadınla kuyu başında buluşması, Hz. Meryem, Çocuk İsa ve
Hz. Davut ile on altı kral, Hz. Meryem’e Hz. İsa’nın
doğacağının müjdelenmesi, Hz. İsa’ya Theodoros
Metokhitesi’in Kilise’yi takdimi, Hz. Meryem ve Çocuk
İsa ayakta incil okuyor, Hz. Meryem’in ölümü (Koimesis),
bir şaheser olarak nitelendirilen diriliş (Anastasis)
gibi Hıristiyanlık tarihinin en önemli olaylarını
duvarlarında yaşatan Kariye Müzesi’nin yemyeşil
bahçesindeki kabirde yatan Hz. Ebusaid Elhudri Ra ise
Kariyelilerin gözdesi. Babası Uhud Savaşı’nda şehit
düşen Medineli Elhudri de Kariye’de ve tam yattığı
noktada şehit düşmüş. Mahalle halkının inancına göre,
Hz. Ömer ve Hz. Osman devirlerinde fakir fukaranın
koruyucusu olduğu söylenen Ebusaid Elhudri Ra’ya edilen
tüm dualar kabul görüyormuş.
Çelik Gülersoy’un restorasyon çalışmaları sırasında
tamir olunan ahşap evlerin yanı sıra bundan on yıl önce
yapılan zarif ahşap yapısıyla çekici Kariye Oteli,
Asitane adlı restoranında sunduğu Osmanlı mutfağından
oluşan muhteşem mönüleriyle yerli yabancı konukları
mutlu kılıyor. Yine Gülersoy’un katkı ve önerileriyle
hizmete açılan kafeler, pastaneler ve turistik eşya
satan dükkânları, benzersiz mistik yapısıyla Kariye
Mahallesi çok farklı bir dünya sunuyor. Surların hem
içinde, hem de dışında...

|
İstanbul’un
fethinin ardından Kariye bir süre daha kilise
olarak hizmet vermeye devam etti. 1511’de Vezir
Hadım Ali Paşa tarafından camiye dönüştürüldü.
Ancak değerli mozaik ve Freskler, üzerleri ince
bir sıvayla kaplanarak korundu ve bugüne ulaştı.
Kariye, 1945’ten bu yana müze statüsnde.
|
 |
 |