Kanallar arasında süzülen gondollar... Renkleri çok iyi
seçilmiş tablolara benzeyen, müzikli sokaklar...
Mekanlardan dışarı taşan, sizi kesintisiz bir iştah
imtihanına tutan enfes yemek kokuları... Güzel
şaraplar... Romantizmin başkenti burası...
En çok iki kişilik seyahatlerin varış noktası Venedik.
Daha havaalanında bir tarih dokusu sarıyor insanı. Marco
Polo Havaalanı, büyük bir seyyahın büyük yolculuğunun
başladığı yere hoş geldiniz diyor. Hem de en doğru
zamanda geldiniz, bu yıl 1-14 Şubat tarihleri arasında
yapılan Venedik Karnavalı’nın hemen arifesinde. Malum,
14 Şubat Sevgililer Günü. Karnavalın finali için daha
uygun bir tarih düşünebiliyor musunuz?
Karnaval sözcüğü, Latince “ete veda” ifadesinden
türüyor. Aslen karnaval, Katolik inancında yer alan
Paskalya ile sona erecek olan et orucu öncesinde
düzenlenen eğlenceye verilen ad. Eğlencelerde maskelerin
kullanılması ise daha da eski bir gelenek. Romalıların
kışı kutlama törenlerinde “yurttaşlar” ve “köleler”
maskeler takar, böylelikle geçici bir süre için de olsa
herkes eşitlenirdi. Maskeler, zamanla karnavalların
önemli simgelerinden birine dönüştü. İşte bu birleşmenin
belki de en renkli görüntüleri, kendilerine mekan olarak
Venedik’i seçmiş. Şimdiden tezgahlarda birbirinden şık
maskeler görmek mümkün. Her biri birer sanat eseri
desek, abartmış sayılmayız. Festival boyunca
müzisyenler, pantomimciler, dansçılar dolduracak dar
sokakları; havai fişekler geceleri renkten renge
boyayacak... Kent adım adım günlük hayatın gerçeğinden
uzaklaşarak parıltılı bir dünyanın perdesini aralayacak.
Dilerseniz festivali şimdilik unutup, kentte dolaşmaya
başlayalım. Eğer vaktiniz varsa, gondollarla yapılan
“seranade” turlarıyla yetinmeyip Venedik Adaları
turlarına da katılarak San Michele, Murano, Burano,
Mazzorbo, Torcello ve Lido di Venezia gibi yerleri
görebilir, ruhunuza eşsiz bir doğa ziyafeti
çekebilirsiniz. Yapacağınız yürüyüş turları için şunu
söyleyebiliriz: Rehberler gerçekten çok birikimli,
onlardan birçok hikaye dinleyeceksiniz.


Venedik’in gettosu, Avrupa’nın en eski gettosu olarak
kabul ediliyor. Burada 5 kilise ve bir Yahudi müzesi
var. Murano Adası’nda birbirinden şık cam işçilikleriyle
karşılaşacaksınız. 1296’da buraya taşınan cam
ustalarının torunları, halen üfleme cam geleneğini
sürdürüyorlar.
Kentin güzel meydanı Piazza San Marco ile ilgili olarak
Napolyon’un sözlerine başvurabiliriz: “Avrupa’nın en
güzel resim salonu.” İtalyanların bu tanımlamaya yanıtı
ise “Kaç tane salonun güvercinleri ve böylesi kahve
masaları vardır ki?” olmuş. Meydanın çevresinde çok
sayıda tarihi bina var.
Venedik, Tuscani ya da Emilia-Romagna gibi İtalya’nın
yeme içme merkezlerinden biri değil. Ancak yine de
burada tadabileceğiniz bazı yerel lezzetler var.
Kahvaltılarda sıcak sütle zengin İtalyan kahveleri
tercih edilebilir. Şeftali ve kayısılı marmelatlı
kruvazanlar çok popüler.
Öğle yemekleri İtalya’da oldukça ciddiye alınıyor. Eğer
dört başı mamur bir yemek düşünmüyorsanız, masa işgal
ederek servis ücreti ödemek yerine snack barları tercih
edebilirsiniz. Dil bilmeseniz dahi, dilediğiniz sandviçi
işaret edebilir, “ombra” diyerek yanına bir şişe de
şarap söyleyebilirsiniz.
Akşam yemekleri için birçok seçenek mevcut. Belki bu
noktada seçeneklerden oluşan küçük bir mönü verebiliriz:
 |

Venedik’te kapı
ve pencereler birer mimari harikası.
Binalar, yansımaları kanallara düşen canlı
renklere boyanmış. Sandallar ve gondollar
manzarayı tamamlıyor. |
 |
Spaghetti alle vognole:
Deniz tarağı ve acı soslu makarna
Fritto di mare:
Balık, karides, deniz tarağı ve yengeç gibi deniz
ürünlerinden oluşan tabak.
Baccalà:
Morinadan tuzlu balık, kremalı.
Pasta e fagiole:
Fasulye ve makarnalı kremamsı çorba. Çiğ zeytinyağı ile.
Radicchio alla Griglia:
Treviso’dan gelen kızıl hindiba,
ızgara.
Risotto alle seppie:
Mürekkep balığı ile renklendirilmiş, siyah renkte
rissotto pilavı.
Kentin bir başka önemli yönü,
hakkındaki efsaneler. Bu efsanelerden en yaygın olan beş
tanesini seçtik:
|

İTALYA'ya hava, deniz ve kara yoluyla düzenli
seferlerimiz bulunmaktadır
(212) 411 44 44
logilife@marslogistics.com |

Pıazzo San Marco,
Venedik anılarınızda mutlaka yer edecektir.
Keyifli ama yorucu bir gezinin ardından
kendinizi güvercinlerin arasında bulacaksınız.
|
 |
Venedik “turistlerin işgali altında” bir şehir
midir?
Eğer sezonda, yani yaz aylarında, bir haftasonu ya da
pazar günü için Venedik’e gitmişseniz, bu tez size doğru
görünebilir. Ancak haftaiçi ya da sezon dışı gibi
zamanları tercih ettiğinizde aşırı kalabalıktan
kaçabilirsiniz.
Venedik aşırı pahalı bir şehir midir?
Üç yıldızlı otellerde konaklamanın, Zürich, Londra,
Chicago ya da Boston gibi kentlerden pahalı olmadığını
söyleyebiliriz. Venedik yiyecek içecek açısından lüks
mekanların olduğu bir kent. Ancak hemen her yer yürüme
mesafesinde olduğundan gerek konaklama gerekse yeme içme
açısından “doğru tercihlerle” ulaşabilirsiniz. Ulaşım
için de kent yönetiminin sağladığı indirim kartları
kullanılabilir.
Kentte altyapı sorunu mu yaşanmaktadır?
Yaz aylarında gittiğinizde, kanalın pek de hoş kokmadığı
söylenebilir. Ancak bu kanalların çamur üzerinde kurulu
olmasından ve yosun barındırmasından kaynaklanmaktadır.
Kentin hemen güneyindeki Venedik lagunu hatrı sayılır
bir doğal zenginliğe sahiptir. Ayrıca Adriyatik
Denizi’nin gelgitleri ile ana kanallar her gün iki kez
temizlenir.
Venedik yeni Atlantis midir?
Bu doğru bir tanımlama olarak kabul edilebilir. Ancak
kentin “batışı” son derece yavaş bir biçimde
gerçekleşmekte. Açılan artezyen kuyular batışı
yavaşlatırken, bazı kaldırımlarda da önlem alınmakta.
Hırsızlara
ve motorlu kapkaççılara dikkat etmeniz mi gerekir?
Bu uyarı dünyanın her yeri için geçerlidir. Motosikletli
kapkaççılara karşı Roma ya da Napoli’de daha da dikkatli
olmak gerekebilir ancak el arabaları ya da bebek
pusetleri dışında tüm tekerlekli taşıtlar Venedik’in
hemen her bölgesinde yasaktır.
Sahip olduğu ünü hak eden kentlerden biri Venedik. Ve
inanın kış aylarında daha da etkileyici bir şala
bürünüyor. Aslında bu güzel yere kent adını vermek dahi
ne kadar doğru, karar vermek güç: 60 bin gibi küçük bir
yerel nüfusa sahip. Ancak söz hazır rakamlardan
açılmışken, bir başka çarpıcı bilgiyi aktarmakta da
yarar var. Her yıl Venedik 20 milyon turist tarafından
ziyaret ediliyor. Bu rakam, her yıl Türkiye’yi ziyaret
eden yabancı turist sayısından daha fazla!
|