Ana Sayfa | Site Haritası  


İnternet Sayısı:
Nisan 2009


   
 

HOBİ
 
 Yazı: MURAT GÜZEL İlgili Resimler

Günümüzde koleksiyon denildiğinde ilk akla gelenlerden biri pul koleksiyonculuğu şüphesiz. Pek çok kişinin ilgilendiği pul koleksiyonculuğunu tarihsel geçmişi ve özellikleriyle ele aldık…
 

Tarihin en eski uğraşlarından biri kuşkusuz koleksiyonculuk olsa gerek. Sabır, süreklilik, bilgi, tecrübe, emek isteyen bir uğraş koleksiyonculuk. Sizden pek çok fedakarlık isteyen koleksiyonunuz size bir  o kadar da katkıda bulunur; öncelikle size disiplin kazandırır, ilgilendiğiniz konuyla ilgili pek çok bilgi hem de ayrıntılı bilgi edinmenizi sağlar, insanlarla daha kolay iletişim kurmanıza neden olur.
Koleksiyonculuk dediğimizde de pek çoğumuzun aklına ilk olarak pul koleksiyonu gelir. Öyle ya çoğumuzun ucundan kıyısından pul koleksiyonculuğu yapmışlığı vardır. İlk gençlikte harçlıklardan biriktirilerek toplanan pullar zamanla unutulup gitse de kimileri için ‘pul’ gerçek bir uğraş ve koleksiyonerliğe uzanan bir yol olmuştur.

Pulun tanımı
Pul koleksiyonculuğunu detaylı bir şekilde incelemeden hemen önce ‘pul’un tanımına ve tarihsel geçmişine bir göz atalım. Mektup, davetiye ve paketlerin üzerlerine ücret karşılığı yapıştırılan ve de devletin damga resmini belirten küçük kağıt parçası olarak tanımlayabiliriz pulu kısaca. Tarihine baktığımızda ise 1840’lı yıllara değin pul kavramına rastlamıyoruz.
Mektup ve benzeri eşyaların gönderme ücreti alıcı tarafından ödeniyordu 1840’lar öncesinde. Tabii ücretin alıcı tarafından ödenmesi de çeşitli karışıklığa neden oluyordu. 1840’ta Sir Rowland Hill, günümüzde de uygulanan pul kullanma sistemini buldu. İngiliz parlamentosunun bu uygulamayı kabul etmesiyle birlikte pul satışa çıkarıldı.
İngiltere’de satışa çıkan ilk pulun üzerinde dönemin kraliçesi Victoria’nın resmi bulunuyordu.
Tuğralı pullar

Ve bu sistem tüm dünyada kabul edildi: 1842’de Amerika Birleşik Devletleri’nde, 1848’de Brezilya’da, 1850’da Avusturya’da… Türkiye’de ise pul kullanımına Sultan Abdülaziz döneminde başlandı. Posta nezareti ise 1840 yılında Sultan II. Mahmud tarafından kuruldu. 1863’te ise Sultan Abdülaziz hükümete posta pulu basılmasını teklif etti. İlk Türk pulu da 13 Ocak 1863’te satışa sunuldu. Pulların üzerinde de Sultan Abdülaziz’in tuğrası yer alıyordu. Dolayısıyla bu pullar tarihe ‘tuğralı pullar’ olarak geçti.

Pulun dolaşıma çıkmasıyla beraber pul koleksiyonerliği doğdu. Ama burada şöyle bir parantez açmak gerek; pulculuk yani diğer tanımıyla pul koleksiyonerliğiyle ‘filateli’yi ayırt etmek lazım. Esasen ikisinin de özü aynı. Fakat şöyle bir ayrılma yönü var. Posta pullarını her yönüyle ele alan, konu edinen uğraş alanına filateli, bu işi yapanlara da filatelist deniyor. Pul koleksiyonculuğu ise posta pulları ve onlarla ilgili ilk gün zarfı, kart vs. gibi maddelerin biriktirilmesi anlamına geliyor. Yani filatelistler pulları bir inceleme konusu olarak değerlendirirlerken, pul koleksiyoncuları adı üstünde bunları biriktirmeyi amaçlıyorlar.

En büyük hobi
Türkiye’de pul çıkarma yetkisi 5584 sayılı yasa ile PTT Genel Müdürlüğü’ne verilmiş durumda. Yani PTT bu yetkiye dayanarak, sürekli posta pulları, resmi posta pulları, anma pulları, artı değerli anma pulları çıkarabiliyor. Sürekli posta pullarının tirajı ise PTT Genel Müdürlüğü’nün sitesindeki verilere göre 10 milyon ile 100 milyon adet arasında değişiyor.
Geçmişte damgalı pulların biriktirilmesiyle başlayan pul koleksiyonculuğu, diğer koleksiyonlarda da olduğu gibi kişiye pek çok yarar sağlıyor. Günümüzün en büyük hobisi olan pul, hem zevkli bir uğraş hem de öğretici. Çünkü biriktirdiğiniz pullar sayesinde birçok konuyu öğrenebiliyorsunuz. Nasıl mı? Şöyle ki; diyelim bir konuya odaklı pullar biriktiriyorsunuz; mesela uzay pulları. O pulların üzerindeki bilgiler ya da o pulları biriktirebilmek için yaptığınız araştırmalar size çok ama çok şey katacaktır. Pul kültürdür sözü de bunun bir göstergesi zaten. Unutmamak gerek ki, pul koleksiyonerliği için merak, araştırma ve emek çok önemli!

Nasıl toplayacağız?
Gelelim pulu nasıl toplayacağımıza... Genel olarak piyasada bulunan pullar, hazine pulları, posta pulları ve yardım pulları olmak üzere üç ana başlık altında toplanıyor. Tabii toplayacağınız pulları da belirli konular altında ele almanız sizin iyi bir koleksiyona sahip olmanızı sağlayacaktır. Öte yandan koleksiyonunuz için bir çerçeve çizerseniz, daha kolay hareket etme imkanına sahip olursunuz. Mesela sadece ülke pulları biriktirebilirsiniz. Yani sevdiğiniz, ilginizi çeken bir ülkenin pullarını. Ya da manzara, portre, uzay pulları, devlet büyükleri, sanatçı pulları da biriktirebilirsiniz. Türkiye’nin en önemli müzayede şirketi olan Antik A.Ş.’nin kurucusu Turgay Artam da bir pul koleksiyoncusu ve de özel bir konuya odaklamış koleksiyonunu: sanat pulları. Artam, tüm dünyada, sanat üzerine yayımlanmış, yani çeşitli ressamların eserlerinin yer aldığı pulları biriktiriyor yıllardır.
Ya da yıl üzerine koleksiyon yapabilirsiniz. Bu liste uzayıp gidebilir, sizin ilgi ve meraklarınız ölçüsünde… Fakat günümüzde baktığımızda pullar artık ‘tematik’ olarak toplanıyor; spor, kuş, çiçek, giysi vs.

Dikkat edilmesi gerekenler
Peki belirlediğimiz konu çerçevesindeki pulları nasıl edineceğiz? Bunun en kolay ve ucuz yolu PTT’ye filateli abonesi olmaktan geçiyor. Ayrıca açık artırma yapan kuruluşlardan da pul alabilirsiniz; bazı müzayedeler pul üzerine düzenlenebiliyor. Ya da artık filateliye dair pek çok internet sitesiyle karşılaşıyoruz ve buralarda pul satışları da yapılıyor.
Pul biriktirmenin en dikkat edilmesi gereken konularından biri de, biriktirdiğimiz pulları doğru şekilde saklamak. Pulları, şeffaf zarflarda, nem, güneş ve sıcaktan uzak bir ortamda saklayabileceğimiz gibi, gerçek filatelistler, özel defterlerde muhafaza etmeyi uygun görüyorlar.
Pullarımızın koleksiyon değerini kaybetmemesi için bu ‘saklama’ işlemine özen göstermemiz gerekiyor. Kaldı ki pullara elimizle dokunmamalıyız. İz bırakmamak için, pul maşasıyla özel albümlerine yerleştirmemiz gerekiyor.
Pul albümlerini de dikey bir şekilde dizmeli, en az ayda bir defa sayfalarını açarak havalandırmalı ve de pulları aralarında en az 5 mm. aralık bırakarak dizmeliyiz.
Pulların kenarındaki tırtıl adı verilen deliklerden birinin bile kopması durumunda arkasında sıyrıkların oluşursa ya da pul yırtık, buruşuksa koleksiyon değerini kaybeder. Ayrıca pulun üzerinde damga dışında bir leke olursa, o pul ne kadar değerli olursa olsun, değerini yitirir.
Pul koleksiyonu hem zor hem de zevkli bir uğraş. Ama size kazandıracakları su götürmez…
Yeni başlayan ya da başlayacak olan ‘filatelist’lere pek çok bilgi verecek internet sitelerinden birkaçı şöyle:
http://www.efilateli.com
http://www.filateli.com.tr
http://www.isfila.com

Pulların bakımı ciddi bir hassasiyet gerektirir. Koleksiyon pullarına kesinlikle el sürülmemeli, ışıktan ve neme karşı önlem alınmalıdır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her pulun mutlaka tematik bir önemi ve anlamı bulunur.

PTT’nin de filatelistler için özel bir hizmeti var.
Her yıl piyasaya çıkan pullar PTT’nin filateli abonelerine gönderiliyor.

Bu deyimleri mutlaka bilelim

Föyye: Üzerinde dantelli veya dantelsiz bir veya birkaç pul basılmış olan, kenarlarında çoğu zaman yazılar taşıyan küçük pul tabakası.
Varyete: Bir pulun değişik şekillerde basılması.
Seri: Aynı ad altında çıkarılan pulların her değerini içine alan takım.
Blok: Birbirinden ayrılmamış, üst üste ve yan yana en az 4 pulun meydana getirdiği grup.
Lejand: Pulun üzerindeki yazılar.
İlk gün Damgalı Zarf: Üzerlerinde bir anma veya sürekli pul serisi yapıştırılıp konuya ait ilk gün damgası ile damgalanmış, yazı ve motifler taşıyan özel zarflar.
Özel gün Zarfı: Üzerlerine yapıştırılan pula özel bir filatelik damga basılan, damga konusu ile ilgili yazı ve motifler taşıyan özel zarflar.
Antiye: Üzerinde pul baskısı bulunan posta kartlarına verilen isim.
Dantel: Pulların kenarındaki dişler.
Maksimum Kart: Üzerinde büyütülmüş olarak bir posta pulundaki resim bulunan ve ayrıca basılmış veya yapıştırılmış olarak pulun kendisini taşıyan özel damgalı filatelik kart.


Sayfa Başı
 






 

Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.
Güvenlik Politikası