Ana Sayfa | Site Haritası  


İnternet Sayısı:
Nisan 2009


   
 

SPOR
 
 Yazı: MURAT GÜZEL İlgili Resimler

Müzik, ambiyans, kostüm, koreografi, teknik, denge, uyum, konsantrasyon ve binlerce saatlik aralıksız antrenman süreci. Bu kadar değişkenin bir de sıra dışı yeteneklerle yoğrulduğunu düşünün. Buz pateninin seyir zevki en yüksek spor dallarının başında gelmesinin nedenini anlamak hiç de zor değil.
 

Sanatla sporun birbirine sıkıca bağlayan ender dallardan biri de şüphesiz buz pateni olsa gerek. Balede olduğu gibi zarif, buz üzerinde olduğu için riskli ve müzik eşliğinde yapıldığı içinse bir görsel şov olarak da nitelendirilebilen bu spor dalı, özellikle dünya şampiyonaları ve kış olimpiyatları organizasyonlarında seyirci akınına uğruyor. Buz üzerinde metal kızaklı ayakkabılarla yapılan bir çeşit dans da diyebiliriz aslında ama, işte burada kocaman bir parantez açmamız gerekiyor. Çünkü özellikle artistik buz pateni olarak da nitelendirilen bu spor dalının gereksinimleri bir tango, hip-hop ya da tap dansından çok daha fazlasını içeriyor. İçerdiği o büyüleyici atmosferi buz pateninin sadece bir spor dalı olarak anılmasını engelliyor. Öyle ki, kimi tiyatro ya da dans gösterilerinin bile zaman zaman buz üstünde yapıldığına tanık oluyoruz.

Olağanüstü bir denge
Buz patenine estetik ve heyecan katan en önemli unsurların başında patencinin pist üzerinde yaptığı atlayışlar ya da sıçrayışlar gelir. Kusursuz bir dengeye sahip olmanın ötesinde, iyi bir deneyim ve beceri gerektiren bu hareketler seyir zevkini inanılmaz arttırırken, yarışmalarda da tabi ki patencilere puan kazandırır. Ancak doğru yapılması ve tüm atlayış şekillerinin gerektirdiği kurallara uyulması zorunludur. Örneğin “üçlü Salchow” atlayışı yapan bir patenci, atlayışa başladıktan buzla temas ettiği ana kadar geçen süreçte dengesini, stilini ve belki de en önemlisi enerjisini yitirmemelidir.
Bu atlayışların bir çoğu, o hareketi buz pistlerine ilk defa kazandıranların ismiyle ifade edilir. Örneğin, en ünlü atlayışlardan biri olan 2’li ya da 3’lü axle, adını Axel Paulsen isimli patenciden almıştır. Hangi atlayış türü olursa olsun, buz üstünde hızla kayarken yerden teması koparıp, tekrar tek bir ayak üstünde kaymaya devam edecek şekilde dengeli bir şekilde yere inip kaymaya devam etmek, uzun saatler gerektiren bir çalışma sonucu başarılabilir. Öyle ki, buz patenine yeni başlayanlar ancak eğitmenleri tarafından yeterli görüldükleri andan itibaren basit atlayışlarla bu zorlu yola giriş yapabilirler. Çünkü buz gibi son derece sert bir zemin üstünde yaşanan olası kazaların ne gibi sakatlıklara yol açabileceğini tahmin etmek hiç de zor değil. Hatta yarışmacıların güvenliğinden dolayı (ve pistin de), buz pateninde salto atmak uzun yıllardır yasaklı hareketler kapsamında tutuluyor.

Zorunlu hareketler
Buz pateni yarışmalarında genellikle her bir yarışmacının yapması gereken zorunlu hareketler önceden açıklanır ve oluşturulan hakem komitesi koreografi boyunca bu hareketleri tek tek tespit ederek not verir. Söz gelimi olimpiyatlarda “3’lü toe loop” atlayışı yeterliyken, dünya şampiyonalarında bu atlayışın 4’lü yapılması şart koşulur. Aslında hakemler tarafından puanlama yapılarak derecelendirilen diğer spor dallarında da olduğu gibi puanlar verilmez. Puanlar, 6 tam puan üzerinden her bir zorunlu hareketin eksikliğine göre kesinti yapılarak belirlenir. Yarışmacılar teknik ve artistik kriterlere göre değerlendirilirler. Müzik, müzikle uyum, kostüm, koreografi, hatta yarışmacının dans ederken seyircilere gülümseyen bakışlarıyla yaydığı enerji bile değerlendirmeye alınır. Buz patencilerinin yüzlerinden o sevimli gülücüklerin eksik olmamasının bir nedeni de bu olsa gerek. 

Büyük küçük herkesin ilgi odağı bir spor dalı
Katarina Witt, Michelle Kwan ve Scott Hamilton gibi buz pistlerine damgasını vurmuş, yarışma sıraları kendilerine geldiğinde izleyen herkesin dikkatlerini üzerine çeken dünyaca ünlü patenlerden günümüze artık o eski atmosferi hatırlatan coşkulu atmosferler yansımıyor. Ancak, buz pateni büyük küçük her yaşın amatörce ilgilenebileceği bir spor dalı olarak ilgi çekmeye devam ediyor. Özel pistlerde, donmuş göl ya da nehirlerde bu sporla eğlenerek uğraşanları görmek mümkün. Eğlenerek diyoruz, çünkü buz üstünde kaymak, diğer spor dallarının aksine içinde tıpkı izlerken olduğu gibi, yaparken de farklı bir enerji barındırıyor.

Buz pateninde zorunlu atlayışlar

Axel: Adını Axel Paulsen’den alan bir atlayıştır. Patencinin yüzünün atlayış yönüne doğru olmasını gerektiren Axel’da havada en az 2.5 tur dönülür. Buz patenindeki en zor harekettir.
Salchow: Adını Ulrich Salchow’dan alan bir atlayıştır. Genellikle havada 3 tur atılır ancak bu atlayışı 4’lü yapabilenler de vardır.
Rittberger: Bu atlayışın isim babası Werner Rittberger’dir. Axle’dan sonraki en zor atlayışlardan biridir. Geriye doğru yapılan bu atlayışta havada 1 ile 3 tur arası dönülür.
Lutz: Alois Lutz’un isim verdiği bir atlayıştır.  Havadaki tur sayısı en fazla 3 olabilir. Sıçrama ayağına ek olarak diğer ayaktan da destek alınarak yapılır.
Flip: Adını herhangi bir buz patencisinden almayan bu atlayış, şekil olarak Lutz ile neredeyse aynıdır. Aralarında atlayıştan hemen öncesine kadar bir fark yoktur. Flip yapan bir patenci, Lutz’un aksine atlamadan önce yönünü değiştirir.
Toe loop: Geriye doğru yapılan atlayışlardan biridir. Kimi zaman tek başına, kimi zamansa diğer zor atlayışları tamamlayıcı bir şekilde yapılır. En önemli özelliği sık sık dörtlü olarak denenmesidir.

,Türkiye’deki  bazı pistler
Ankara: Buz Pateni Sarayı,
Kurtuluş Parkı, Optimum AVM
Antalya: Penguen Buz Pisti
Bursa: As Merkez Fun On Ice
Denizli: Marketix On Ice Pisti
İstanbul: Galleria , Kanyon
İzmit: Olimpik Buz Paten Sarayı
Muğla: Club Marmaris Buz Pisti


Sayfa Başı
 






 

Kültür ve Sanat Yayınıdır. Tüm Hakları Saklıdır.
Güvenlik Politikası