Son yılların bağımlılık yaratan dizisi ‘Lost’ karanlık orman kuytularını, yosun tutmuş taşları, dev yaprakları evimize kadar getirdi. Yağmur ormanı deyince aklınıza ilk olarak buradaki görüntüler gelebilir. Tabii biraz daha hafifletilmiş ve insan girebilir hali.
Aslında yağmur ormanları dünyanın içinde bir dünya, doğanın tüyler ürperten müziği, sonsuz, karmaşık bir labirentin içinde size eşlik ediyor.
Yağmur ormanı bildiğimiz ormanlardan çok farklı. Bu ormanlar yüksek yağış alarak inanılmaz bir bitki çeşitliliğine sahip olmuş. Dev bir botanik bahçesi. Bir yağmur ormanı için rahatlıkla doğanın tüm koleksiyonlarını içinde barındıran bir açık hava müzesi tabirini kullanabiliriz. Bugüne kadar 28.000 türe rastlanmış. Literatürlere geçmeyen birçok bitki türü bu ormanların kuytularında hala keşfedilmeyi bekliyor.
Yeryüzünün en önemli oksijen kaynakları yağmur ormanları dünyadaki hayvan türünün de yüzde 80’ini bünyesinde barındırıyor. Ormanlar ılıman bir hat üzerinde yani Ekvator’dan itibaren kutuplara doğru 23 derece kuzey ve 27 derece güney enlemleri arasında yer alıyor. Yağmur ormanları deyince akla gelen ilk şey sonsuz ve derin yeşillikler. Bu sonsuz yeşilliği taşıyan devasa yapraklar var bir de… Peki bu nasıl oluyor? Bu ormanlar sürekli nasıl yeşil kalıyor, bu canlılık nasıl korunuyor? Yağmur ormanları ağaçlar yapraklarını dökerken yenilerini de doğuruyor. Bir ağaç yaprağını dökerken yenilerini de giyiyor bir taraftan. Ormanların bu masalsı atmosferinde 40-50 metre kadar yükselen ağaçların payı büyük. Heybetli gölgeleri ormanların iç bölümlerinde inanılmaz bir karaltıya boğuyor. Tabii ağaçların birbiriyle sarmaş dolaş olması da bunda etkili. Güneş ışığı çok küçük huzmelerle ormanın alt kısımlarına kadar ulaşabiliyor. Bu dip bölgelerde inanılmaz bir sessizlik oluyor. Sürekli yağan yağmurlar ve nem havayı müthiş bir şekilde dengeliyor. En sıcak mevsimle en soğuk mevsim arasındaki fark üç dereceyi geçmiyor.
Yağmur ormanı güncesi Orman öğle saatlerinde canlanır kuşlar ve böcekler adeta bir koroya başlar. Bu koro yağmur bulutlarının ormanı karartmasıyla kesilir. Biraz sonra yağacak olan coşkun yağmurun habercisidir bu sessizlik. Ağaçların tepesine düşen damlalar, ağaçların dibinde birer şelaleye dönüşmüştür. ?iddetli yağmur geldiği gibi çabuk gider. Koro kaldığı yerden devam eder. Yağmur ormanlarında ağaçlar diğer bitkilere yer bırakmıyor. Bu da otçul havyalar yerine et yiyenlerin burada barınmasına imkan sağlıyor. Bu hayvanlar oldukça yırtıcı. Örneğin yılanlar ve timsahlar yağmur ormanlarını çok seviyor. Ağaçkakan, papağan gibi kuş türlerine rastlamak da mümkün.
Bu yağmurlar neden korku salıyor? Bölge yılda ortalama olarak 1.500 mm yağmur alıyor. Ortalama sıcaklık yılda 25 derecede seyrediyor. Dünyanın oksijen deposu olduğu kadar su deposu da aynı zamanda. Nemin yüksekliği ile teknik objeler hemen paslanıyor, hamurişi yiyecekler anında küfleniyor. İnsan yaşamı için koşullar oldukça zordur. Zaten yıllarca beyaz adamlar yağmur ormanlarına adım atamamışlar. Ancak tropik atmosferin getirisi hastalıklarla baş edebilen yerliler buralarda hayat sürebilmiş. Günümüzde ise insanlar rahatlıkla bu ormanlara müdahale edebiliyor. İnsanların bu cüreti beraberinde de yağmur ormanlarına verilen zararları gündeme getiriyor. Ekolojik dengeyi tehdit eden sorunlardan buralar da nasibini alıyor.
Türkiye’de de yağmur ormanları var Türkiye’de Ekvator’daki kadar yoğun etkileri olmasa da yağmur ormanlarına rastlanıyor. Artvin ve Rize bölgesinde yaklaşık 920 bin hektarlık bir alanı kaplıyorlar. Bölgedeki 180 bin hektarlık alan ılıman kuşak yağmur ormanı olarak tanımlanabiliyor.
Dünyadaki ünlü yağmur ormanları Dünyanın en görkemli yağmur ormanı Amazon Basin'de yer alan Amazon Yağmur ormanıdır. Brezilya sınırları içinde yer alan bu ormanlar son dönemde çok sık gündeme geldi. Ormanların aldığı tehdit çokça yazıldı, çizildi. Brezilya'nın yarısından fazlasını kaplayan Amazon Yağmur ormanları dünyanın oksijen merkezi olarak anılıyor. Bu ormanların bu denli gündeme gelmesindeki en büyük sebep, yapılan tahribat. Katliam en çok soya fasulyesi yetiştirilmek üzere yok edilen ormanların bulunduğu Mato Grosso bölgesinde görülüyor. Afrika’daki Ekvator bölgesine yakın her yer gür yağmur ormanları ile kaplı. Afrika’daki ormanlık alan Gine Körfezi'nden başlıyor. Orta Amerika'da bulunan Belize de yağmur ormanları ile nefes alıyor. Asya’da ise Endonezya ve Papua Yeni Gine arasındaki bölge yağmur ormanlarına ev sahipliği yapıyor. Yukarıda size tropik yağmur ormanlarını saydık. Bir de ılıman yağmur ormanları bulunuyor. Bunlarda Avustralya’nın Doğu kesiminde, Alaska’nın Güneyi’nde, Yeni Zelanda’da bulunuyor.
|